Object reference not set to an instance of an object. Liv Hospital - Medikal Teknolojilerimiz
    Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum

medikal teknolojilerimiz

medikal teknolojilerimiz

Bölüm Ara

Alfabetik Sıralama

damar cerrahisi

ND: YAG LAZER damarlar içerisindeki Oksihemoglobin tarafından emilerek ısı enerjisine çevrilir. Oluşan ısı enerjisi ile damar küçülür ve tahrip olur. ND: YAG LAZER, fiziki özelliklerine bağlı olarak dokuya diğer lazerlere oranla daha derin nüfuz eder. ND: YAG LAZER, derin ve yüzeyel damarlarda etkilidir. Kalınlığı 3-4 mm’ye kadar olan damarları koagüle ederek yok eder. Yüzeyel, az kanlı ve ufak kılcal damar genişlemelerinde de iyi sonuç alınabilir. Akne inflamasyonlarında etkilidir. Bacak bölgesindeki varisler ve kılcal damarlar Amerika’dan FDA onayı alınmış etkinliği kanıtlanmış ND YAG LAZER ile kolayca tedavi edilebilir. Hedef dokuları anlamında lazer epilasyon ve cilt gençleştirme amacıyla da kullanılır.

dermatoloji

ND: YAG LAZER

Damarlar içerisindeki oksihemoglobin tarafından emilerek ısı enerjisine çevrilir. Oluşan ısı enerjisi ile damar küçülür ve tahrip olur. ND: YAG LAZER, fiziki özelliklerine bağlı olarak dokuya diğer lazerlere oranla daha derin nüfuz eder. ND: YAG LAZER, derin ve yüzeyel damarlarda etkilidir. Kalınlığı 3-4 mm’ye kadar olan damarları koagüle ederek yok eder. Yüzeyel, az kanlı ve ufak kılcal damar genişlemelerinde de iyi sonuç alınabilir. Akne inflamasyonlarında etkilidir. Bacak bölgesindeki kılcal damar tedavisi (derinin ince damarlarının tedavisi) ve kılcal damarlar Amerika’dan FDA onayı alınmış etkinliği kanıtlanmış ND YAG LAZER ile kolayca tedavi edilebilir. Hedef dokuları anlamında lazer epilasyon ve cilt gençleştirme amacıyla da kullanılır.

NdYAG lazer ile tedavi edilen durumlar:

1. Damar tedavileri: Yüz ve vücutta bulunan ince kılcal damarların yok edilmesi

2. Sivilce tedavisi

3. Rozase (gülleme) tedavisi

4. Tırnak mantarı tedavisi

5. Epilasyon (koyu tenli hastalar, ince kılların epilasyonu)

6. Cilt gençleştirme

hareket analizi laboratuvarı

Liv Hospital Hareket Bozuklukları Kliniğimiz hareket bozukluklarını, tüm fonksiyonel rahatsızlıkları, beyin ve omurilik tümörlerinin cerrahisini ve baş ağrılarında algolojik girişimsel tedavileri bu alt disiplinlerle multidisipliner uygulamalarla ele alıyor.

Parkinson Tedavisinde Yüz Güldüren Sonuçlar

Kliniğimizde parkinson hastalığı, tremor ve distoni gibi hareket bozukluklarının cerrahi tedavisi ve epilepsiye yönelik ileri cerrahi uygulamaları yapılıyor.

Beyin ve Sinir Cerrahisi ile birlikte parkinson ve diğer hareket bozuklukları tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemlerle, hastalarda  yüz güldürücü sonuçlar alınıyor.

Nitelik ve zorluk derecesi dikkate alındığında, yapılan ameliyatların büyük kısmı (%70) kompleks beyin ve omurilik tümörleri, anevrizma, hemifasiyal spazm, trigeminal nevralji, Parkinson ve distoni gibi hastalıklara yönelik.

nöroloji

EEG (ELEKTROENSEFALOGRAFİ) NEDİR?

EEG, beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel yöntemle izlenmesini ölçen yöntemdir. Sara (epilepsi), dejeneratif beyin hastalıkları, santral sinir sistemi enfeksiyonları, psikiyatrik ve nöropsikiyatrik hastalıklarda beyin elektriksel sinyallerinde belirli değişiklikler olur. Bu değişikliklerin yorumlanması ile hastalıkların tanısında ve uygulanan tedavi için çok önemlidir. Ayrıca yavaş virüs hastalıkları ve hepatik ensefalopati gibi bazı durumlarda EEG ile klinik tanı için neredeyse kesin sonuçlara varılır.

 

HANGİ DURUMLARDA EEG YAPILIR?

  • Epilepsi (Sara) hastalığı,
  • Bilinç ve alğı bozuklukları,
  • Unutkanlık, dikkat bozukluğu veya bunama,
  • Uyku bozuklukları,
  • Koma, beyin ölümü,
  • Santral sinir sistemi iltihabı.

 

EEG NASIL YAPILIR?

Liv Hospital Nöroloji Kliniği’nde hastanın şikayetleri dikkate alınarak EEG’nin nasıl çekiliceğine karar verilir. Hastanın klinik verilerine gore;

  • Rutin EEG
  • Kısa süreli uykulu EEG
  • Tüm gece uykuda EEG
  • Video – EEG planlanır.

EEG işlemi sırasında vücudunuza ve saç diplerinize elektrotlar takılacağı için derinizin elektiriksel iletkenliği önem taşımaktadır. EEG çekimine gelmeden once saçlarınızın yıkanmış ve temiz olması büyük önem taşımaktadır. Saçlarınıza saç kremi, jöle, saç spreyi ve saç bakım ürünlerini uygulamayınız. Hastaya elektrik akımı verilmediğinden ağrı ya da acı hissedilmez ve hasataya zarar vermez.

 

 

EMG (ELEKTROMİYOGRAFİ) NEDİR?

EMG, yani elektromiyografi, kasların ve onları kontrol eden periferik sinirlerin, dokunma, hareket ve ağrı gibi duyuları algılamımıza temel oluşturan, periferik sinirlerin sağlıklı olup olmadıklarını değerlendiren tanısal bir incelemedir.

Omuriliğimizdeki motor nöronlar elektriksel sinyalleri,motor sinirler aracılığı ile, kaslara gönderirler ve kaslarda kasılmaya-harekete neden olurlar, duyusal sinirlerde; duyusal simnirler de çevreden aldıkları duyusal sinyalleri omuriliğe taşırlar. Elekromiyografi bu sinyalleri grafiklere, sese ve sayısal değerlere dönüştürür.

Bu sinyalleri elde etmek ve iletebilmek için yüzeyel ya da iğne elektrodlar kullanılır. Sinirlerin bu fonksiyonları, değişik noktalardan uyarımlarla, elde edilen yanıtlar arasındaki zaman ve mesafe bilgileri ile motor ve duyusal ileti hızlarını saptamak ve elde edilen yanıtların büyüklüklerini sayısal değerlere çevirmekle kontrol edilir. Her laboratuvara ait normal değerlerle, hastanın değerleri karşılaştırılarak, normalden bir sapma olup olmadığı kontrol edilir.

Beyinden gelen uyarılarla ya da çevreden gelen duyusal yanıtlara refleks olarak, omurilikte aktive olan motor sinir hücrelerimizdeki, bunların uzantısı olan perifeirk sinirlerimizdeki anormallikleri bir başka saptama yolumuz, ilgili kaslardaki elektriksel aktivitelerin normal olup olmadığını değerlendirme ile mümkün olabilmektedir. İğne elektromiyografi denen bu yöntemle, oldukça ince ve tek kullanımlık iğne elektrodla, gelen sinyallerle aktive olan kas lifi/kas hücresi zarı elektriksel potansiyelleri, motor ünite aksiyon potansiyelleri değerlendirilebilr. Kasta, bazı durumlarda kendiliğinden oluşabilecek spontan aktivite varlığı gözden geçirilir.

Bir başka inceleme konusu da periferik sinirden kasa geçişte, yani sinir-kas kavşağı dediğimiz bölgede bir anormalliğin olup olmadığını test etme yolu ile olmaktadır. Bunun için de ardısıra sinir uyarımları ya da tek lif elektromiyografisi denen yöntemler kullanılmaktadır.

EMG hangi hastalıkların tespitinde kullanılıyor?

Elektromiyografi, yukarda söz edildiği gibi omurilikteki motor nöronların, sinir köklerinin, motor ve duyusal periferik sinirlerin, sinir kas kavşağının ve kasın hastalıklarında kullanılabilen bir yöntemdir.

Elektromiyografi, herhangi bir fonksiyon kaybının ya da rahatsız edici bir nörolojik  yakınmanın, beyinden ya da omurilikten mi? ya da motor nöron, sinir kökü, periferik sinir, sinir kas kavşağı ve kastan m?ı kaynaklandığını ayırd etmede önemli bilgiler verir.

EMG ne tür yakınma ya da fonksiyon kaybı durumlarında istenebiliyor?

Yukarda sözü edilen yapıların hastalıklarında oluşabilen, örneğin boyun-omuz- kol dirsek ve ele uzana  ağrı, uyuşma ve zaaf; elde 1-2-3.parmak ya da 4-5. parmak uyuşmaları, parmaklarda güç kaybı kas erimesi; bel – kalça-bacak ve ayağa uzanan ağrı-uyuşma kas gücü kaybı, kramplar; kol ve/veya bacaklarda kas gücü kaybı,  ellerde ve ayaklarda uyuşma yanma, çömeldiği yerden kalkamama, merdiven çıkmada zorlanma, düğme ilikleyememe, yüz felci, göz kapağı düşüklüğü ve daha bir çok durumda istenebilir.

EMG incelemesinin riskleri var mıdır? EMG çekimi ve değerlendirmesinde sorunlar yaşanıyor mu? Eğer sorun varsa bunlar nelerdir?    

Minimal risk taşır, tek kullanımlık iğneler kullanılmaktadır, çok az bir kanama olabilir. Sinir uyarımlarında pil cereyanı verilmektedir, arttırıldığında bazen rahatsız edici olabilir, ancak asla dayanılmaz değildir.

Kanama eğilimi taşıyan hastalarda, kan sulandırıcı kullananlarda iğne EMG si yaparken dikkatli olunmalı, çok geekli değilse yapılmamamalı, gerkiyorsa da yüzeyel kaslar tercih edilmelidir.

Bulaşıcı hastalık bilgisi mutlaka pylaşılmalıdır. EMG uygulanabilr, uygulayıcının daha dikkatli olması gereklidir.

Kalp pili, pacmaker taşıyanlarda, EMG, rutin ileti incelemeleri yapılabilir, ancak çok dikkatli olunmalıdır.   

EMG öncesinde bir hazırlık gerekir mi?

Doktorunuza bulaşıcı hastalık, kan hastalığı, kanamaya neden olabilecek ilaç kullanma durumu, varsa kalp pili konusunda mutlaka bilgi veriniz. İnceleme aç ya da tok yapılabilr, kan tahlili, özellikle de kas enzimi ölçümü içeren kan tahlili yapılacaksa, mutlaka inceleme öncesi yaptırınız.

EMG’ nin alternatifi var mıdır?

EMG ile saptanabilecek bazı hastalıklar, örneğin radikülopatilere yola açabilen disk hernileri görüntüleme yöntemleri ile de ortaya çıkarılabilir, ancak bu görüntüler, asla foksiyon kaybı sinir ve kas harabiyeti derecesini vermezler, o nedenle mutlaka elektromiyografi yapılmalıdır. Kas hastalıkları konusunda da görüntüleme yöntemleri fikir verebilirler, ancak, tutulumun tam olarak neye dayandığı yine elektromiyografi ile ortaya konabilir; zorlanıldığı durumlarda kas biopsisi ve genetik incelemeye başvurulur. Sinir kas kavşağı hastalıklarında, bazı kan tetkikleri tanıya yardımcı olabilir, ancak elektromiyografi vazgeçilmezdir.

Kimlere, hangi yaş gruplarına yapılabilir?

Yeni doğan bebekler dahil her yaş grubuna uygulanabilir, bebeklerde, en az   3 haftalık bir sürenin geçmiş olması tercih edilir.

Kimler yapabilir?

Esas olarak, EMG eğitimi almış Nöroloji Uzmanları  ve Klinik Nörofizyoloji Yan dal uzmanları tarafından yapılmaktadır. Ülkemizde bazı merkezlerde, Fizik Tedavi Uzmanlarınca da yapılmaktadır.

Elektromiyografi incelemesi, bir EMG teknisyeninin de katılımı ile ,  EMG ve Nörofizyoloji konusunda uzman ve deneyimli bir  hekim tarafından yapılmalıdır. Yukarda tanımlanan sinyallerin doğru yorumlanabilmesi için, deneyim, sabırlı ve ayrıntılı bir inceleme şarttır.

Hasta başka bir Hekim tarafından gönderiliyorsa, hastalık  ve muayene ile ilgili  bilgiler içeren istek kağıdı ile gönderilmelidir. EMG yi yapacak Hekim, hastalık öyküsünü, incelemeleri ayrıca değerlendirir ve inceleme öncesinde hastayı ayrıca muayene eder.  

EMG’nin doğru bir şekilde analiz edilerek okunması ne gibi bir avantaj sağlıyor ?

Doğru  bir analiz, doğru tanıya daha hızlı ve zamanında ulaşmayı sağlar, hastanın gereksiz yere başka tetkiklerle uğraşmasını ve zaman kaybını engeller, tedaviye bir an önce başlanmasını temin eder.

EMG ile ilgili son gelişmeler ve ülkemizde ve dünyada nedir?

Elektromiyografi, Dünya da, bugünki şekli ile 1945-50 li yıllarda başlamış, 1960 lı yıllarda yaygınlaşmaya başlanmış, tam da bu yıllarda ülkemize de girmiştir. Ülkemiz bu açıdan oldukça şanslı konumdadır, EMG yi ülkemizde geliştiren, tanıtan, öğreten, ululslarası arenada söz sahibi çok değerli bilim adamlarımız olmuştur. Halen bu alandaki çalışmalar, katkılar devam etmektedir.

Temel elektromiyografi, daha iyi yazılımlarla, farklı teknikler geliştirilerek, sürdürülmektedir. Ek olarak son yıllarda tek lif EMG, makro EMG, yüzey EMG, manyetik uyarım gibi yeni teknikler de, kullanım alanımıza girmiştir.

EMG /ENMG elektronöromiyografi laboratuvarında yapılan farklı testler var mı?

Elektromiyografi laboratuvarlarında aynı zamanda uyandırılmış potansiyeller denen (Evoked potentials)incelemeler sayesinde, görsel uyandırılmış potansiyeller (VEP), işitsel uyandırılmış potansiyeller (BAEP, ABR)), duyusal uyandırılmış potansiyeller (SEP), motor uyandırılmış potansiyeller yapılabilmektedir. Bu ek incelemeler sayesinde, görme siniri/görme yolu, omurilik, beyin sapı ve beyinde uzanan farklı yolların sağlamlığı ile ilgili değerli bilgilere ulaşılabilmektedir.

 

 

Teklif EMG (Single Fiber EMG) Nedir?

Teklif EMG incelemesi, sinir kas bileşkesi hastalıklarının tanısında tercih edilen bir yöntemdir. İstemli kası ile yapılan ya da elektriksel uyarım  ile yapılan iki ayrı yolu vardır. İstemli kası ie yapılan daha sık uygulanmaktadır. Burada hasta ilgili kasını haffiçe kastırırken, iğne elektrod ile tek kas lifi potansiyelleri ile ilgili bazı parametrler değerlendirilmektedir. Ağrılı olmakla birlikte, hasta ve hekim uyumlu çalıştığında, kısa sürede çok değerli bilgiler elde edilebilmektedir. Bu yönteme, en çok yorulmakla artan, dinlenmekle düzelebilen, değişik kas gruplarında ya da genel kas gücü kaybı ile kendini göstere, “Myastenia Gravis” hastalığının tanısında başvurulmaktadır.

 

Polisomnografi

Uyku ile ilişkili hastalıklarda istenmekmektedir. En sık, uyku apnesinin tanısında, ikinci olarak uyku ie ilişkili hareket bozukluklarının ortaya konmasında, zaman zaman da parasomni dediğimiz, uykunun non REM dönemlerinde ortaya çıkabilen konfüzyonel uyanma, uyku terörü, uyurgezerlik; REM döneminde ortaya çıkan canlı rüya görme/REM uykusu hareket bozukluğu, kabus görme, karabasan gibi durumlarda  tercih edilmektedir.

Uyku ile ilişkili hareket bozuklukları olarak, Periyodik bacak hareketleri, uyku ile ilişkili bacak krampları, uyku ile ilişkili bruxism/diş gıcırdatma gibi durumlar ayırt edilebilmektedir.

Çekime ilave edilen, daha fazla elektroensefalografi/EEG kayıt elektrodları kullanarak, uyku ile ilişikili olayların, epileptik/sara kaynaklı olaylardan ayrımı sağlanabilmektedir.

Gündüz aşırı uykululuk yakınması ile başvuran hastalarda, gece uykusunda yukarda da belirtilen örneklere benzer anormallikler saptanmamışsa, gündüz ani ve karşı konulmaz uykuya dalma durumlarının altında yatan hastalıkları, örneğin narkolepsileri, yine bu tetkik sayesinde, kısa sürelerle tekrarlanan çekimlerle tespit etmek mümkün olabilmektedir.

 

NÖRONAVİGASYON

NÖRONAVİGASYON NEDİR?

Beyin ve omurga cerrahisinde 3 boyutlu görüntüleme sağlayan nöronavigasyon cihazı tümör, anevrizma biyopsi ve vida-protez gibi uygulamalarda cerrahı yüksek doğruluk derecesiyle hedef bölgeye yönlendiriyor.Bilgisayar teknolojisinin üst düzey bir tasarımı olan nöronavigasyon cihazı, operasyon sırasında sağlıklı dokuda oluşabilecek zararı en aza düşürüyor. Nöronavigasyon, beynin derinliklerine yerleşmiş tümörlerin çıkartılmasında veya biyopsi alınmasında, derin  yerleşimli apselerin aspirasyonunda, parkinson cerrahisinde kullanılan elektrotların yerleştirilmesinde, omurga operasyonlarında, omurgaya yerleştirilen vidaların yönünü belirlemede ve bazı ortopedi operasyonlarında kullanılır.

 

NÖRONAVİGASYON AVANTAJLARI NEDİR?

  • Hastanede kalış süresinin kısalması
  • Hızlı iyleşme
  • Kısa ameliyat süresi
  • Sosyal hayata daha kısa sürede dönüş

odyoloji ve denge

Odyolojik Vestibüler Testler Safsesodyometrisi

Farklı frekaslarda saf ses verilerek işitme eşiğini subjektif olarak saptayan işitme testlerinin standart yöntemidir. En sık uygulanan kulak testidir. Her iki kulağın değişik frekanslardaki (250-8000 Hz) duyabildiği en az ses şiddetini (duymaeşiği) belirler. Hasta ses geçirmez bir kabine oturtulur. Bir kulaklık aracılığı ile hastanın kulağına ses verilir. Hasta esi duyduğu zaman elindeki butona basarak işaret verir. Böylece işittiği ses seviyesi belirlenmiş olur. Bu ölçüm deha va yolu ve kemik yolu işitme seviyesi belirlenir.

Konuşmaodyometrisi

İnsan sesinin uyaran olarak kullanarak odyometrik değerlendirme yapılmasına konuşma odyometrisi denir.

Timpanometri

Orta kulağın basıncını ölçmeye yarayan testtir. Uygulanması çok kolaydır, bebeklere dahi yapılabilir. Ölçümün yapılabilmesi için kulak zarının delik olmaması gerekir. Dış kulak yoluna sokulan bir prob ile orta kulaktaki basınç ölçülür. Sonuç olarak bir grafi ve basınç değeri elde edilir.

 

ABR (Auditory Brainstem Response)

ABR (İşitsel beyin sapı cevabı) akustik uyarılar ile oluşan beyin dalgalarının kafaya yerleştirilen elektrodlar vasıtası ile elektroensefalografik olarak ölçülmesidir.ABR işitme sinirinin ve beyin sapı işitsel yolakların fonksiyonunu ölçer.Standart işitme testine koopere olamayacak bebeklerin ve küçük çocukların işitmesini değerlendirmekte çok değerlidir.Bu testin uygulandığı bireyin sakin veya uyur halde olması gerekir.

 

 

OAE (Otoakustik emisyonlar)  

Otoakustikemisyonlar  iç kulaktaki tüy hücreleri tarafından  üretilen düşük düzeydeki akustik sinyallerdir. Bu sinyaller dış kulak yoluna yerleştirilen bir prob vasıtası ile ölçülebilir.Testin sessiz bir ortamda ve hasta sakinken yapılması gerekir.Objektif bir testtir.Özellikle bebeklerde işitme kaybının erken teşhisi için önemlidir.Bu nedenle yeni doğan işitme tarama testi için kullanılmaktadır.İşitsel nöropatinin teşhisinde ABR ile birlikte tanıda yardımcıdır.Diğer bir kullanım alanı ise fonksiyonel işitme kayıplarıdır.

(ECoG) Elektrokokleografi

Elektrokokleografi, işitsel uyaranların iç kulakta oluşturduğu elektriksel aktivitenin promontoryum veya zara yerleştirilen bir elektrod vasıtası ile ölçülmesi ile yapılır.Objektif bir testtir.Testin sessiz bir ortamda yapılması gerekir.İşitme kayıplarının tespitinde ve Meniere Hastalığının tanısında kıymetli bilgiler verir.

VEMP (Vestibular Evoked Myogenic Potentals)

VEMP, ses uyaranının SKM kasında oluşturduğu istemsiz cevabın ölçülmesidir. Sakkül ve inferior vestibüler sinir fonksiyonunu ölçen bir testtir.  Meniere Hastalığı, Superior Semisirküler Kanal Dehisansı sendromu ve multipl sklerozun tanısında yardımcıdır.

VNG (Videonistagmografi)

VNG testi görsel uyaran veya pozisyon değişiklikleri sonucu gözlerde gelişen hareketleri kaydeden ve değerlendiren bir testtir.İnfrared kamera ile donatılmış gözlükler takılarak uygulanır.İç kulağın denge ile ilgili fonksiyonunu değerlendirmede faydalı bilgiler verir. Meniere Hastalığı, Benign Paroksismal Pozisyonel Veritgo (BPPV) ve merkezi sinir sistemi kaynaklı baş dönmelerinin ayırıcı tanısında kullanılmaktadır.

 

Dinamik posturografi

Dinamik posturografi dengeyi sağlayan üç sistemi (iç kulak, görme ve derin duyu) ayrı ayrı inceleyebilen ve denge probleminin hangi sistemden kaynaklandığını tespit edebilen bir testtir. Hasta basınca duyarlı bir platformun üzerinde hareketsiz durmaya çalışrıken 6 farklı durumda vücut salınımının derecesi ölçülerek değerlendirme yapılır. Cihazın üzerinde denge egzersizleri de yapmak mümkündür.

 

MAKOPLASTY ile Robotik Diz Protez Cerrahisi

MAKOplasty® nedir?

MAKOplasty® kısmi (unikondiler) diz protezi, dizin tüm üç kompartmanına da ilerlememiş olan OA ile yaşayan yetişkinler için üstün teknoloji kullanılarak uygulanan en yeni tedavi seçeneğidir. Kısmi diz protezlerinde tutarlı bir şekilde tekrarlanabilen bir hassasiyet elde edilmesini sağlayan RIO® Robotik Kollu İnteraktif Ortopedik Sistemiyle çalışır.

MAKOplasty® Kısmi Diz Protezi
  • Hassas kemik kesisi, protezin kemikleri en az alarak uygulanmasını sağlar
  • En az seviyede  yumuşak doku kesileri ile yapılan MAKOplasty®, sağlıklı yumuşak doku hasarınızı azaltığı gibi kemik kesileri sırasında 0,1 mm’lik hataya bile izin vermemektedir.
Cerrah Kontrollü Robotik Kol

İşlem esnasında, hastanın sağlıklı kemiği, eklem yüzeyleri ve onu çevreleyen doku korunarak dizin sorunlu kısmına protez takılır. Sonrasında dizin tekrar sorunsuz ve kaygan şekilde hareket etmesini sağlayan bir kısmi (unikondiler)protez takılır.

MAKOplasty® Kısmi Diz Protezi:

  • Implantın ideal şekilde konumlandırılmasını kolaylaştırarak ameliyat sonrasında dizin daha doğal hissettirmesini sağlar.
  • Bilinen diz protezi ameliyatlarına kıyasla iyileşme süresi daha hızlı, hastanede kalma süresi ise daha kısadır.
  • OA olan hastaların, ağrıdan hızlı bir şekilde kurtulunmasını ve günlük aktivitelere dönüşü hızlandırır.

Bir diz  protez (artroplasti) işlemi olan MAKOplasty®, Amerika’da FDA (Food and Drug Administration) tarafından onaylıdır ve 100’den fazla merkezde kullanılmaktadır.

MAKOplasty® bana nasıl fayda sağlayabilir?

MAKOplasty® Kısmi Diz Protezi işlemi, eklem dejenerasyonunun neden olduğu ağrıyı ortadan kaldırmak ve potansiyel olarak aşağıdaki faydaları sağlayabilmek amacıyla tasarlanmıştır:

  • Daha iyi ameliyat neticeleri.
  • İmplantta daha az aşınma ve gevşeme.
  • Kısmi (unikondiler) eklem protezi.
  • Kemik ve dokuların korunması.
  • Daha küçük insizyon.
  • Daha az yara izi.
  • Daha az kan kaybı.
  • Minimum hastane yatış süresi.
  • Hızlı iyileşme

MAKOplasty® nasıl çalışır?

RIO® Robotik Kollu İnteraktif Ortopedi Sistemi, üç boyutlu cerrahi öncesi planlama özelliğine sahiptir. Ameliyat sırasında RIO®, eklem protezi ve implant konumlandırmasının optimum düzeyde olmasını kolaylaştırmak için cerraha gerçek zamanlı görsel, duyusal ve işitsel geri bildirim sağlar. Ameliyat sonrasında dizin daha doğal hissettirmesini sağlayan, işte bu optimum yerleştirme işlemidir.

RIO® Robotik Kollu İnteraktif Ortopedi Sistemi

Burada verilen bilgiler, doktorunuzla yapmanız gereken detaylı konsültasyonunun yerine geçmez. Altta yatan ortopedik rahatsızlığınızı, rahatsızlığın doğal öyküsünü, MAKOplasty® işlemini, tıbben kabul gören alternatif işlemleri ve bu işlem ve/veya operasyonların olası komplikasyon ve risklerini yalnızca lisanslı bir doktor gerektiği şekilde teşhis koyup açıklayabilir. Her durumda, operasyon öncesi ve sonrası bakım da dahil olmak üzere, ameliyatınızla ilgili her konuda size doktorunuz kılavuzluk etmelidir. Sonuçlar kişiye göre değişiklik gösterebilir.

MAKOplasty® işlemine uygun adaylar kimlerdir?

Genel olarak, MAKOplasty® hastaları aşağıdaki özellikleri paylaşır:

  • Genellikle dizin iç kısmında ve/veya diz kapağının altında hareketle birlikte gelen diz ağrısı.
  • Uzun süre oturur pozisyondan harekete geçildiği sırada diz ağrısı ve sertlik.
  • Yürüme mesafesinde kısalma.
  • Gece ağrıları.
  • Cerrahi dışı tedavilere veya nonsteroid antienflamatuar ilaçlara cevap alınamama.
MAKOplasty®işleminden ne bekleyebilirim?

MAKOplasty® işlemi, ortopedi cerrahınızın sizin için doğru olduğunu düşündüğü şekilde yataklı tedavi şeklinde gerçekleştirilir. Hastanede kalış  süreleri bir ila üç gün arasındadır.

Çoğu durumda, hastaların ameliyattan kısa bir süre sonra yürümesine, ilk birkaç hafta içerisinde araba sürmesine ve sonrasında da kısa süre içerisinde normal günlük aktivitelerine geri dönmesine izin verilir. İyileşme süreci, tedavi ve uygulanacak kısıtlamalar konusunda doktorunuz veya doktorunuzun ekibi sizinle görüşecektir.

MAKOplasty® implantının ömrü ne kadardır?

Tüm implantların, hastanın kilosu, faaliyet düzeyi, kemik stokunun kalitesi ve doktorunun tavsiyelerine uyması gibi çeşitli faktörlere bağlı değişken ömrü olmakla beraber en az 10 yıl sorunsuz kullanılması amaçlanmaktadır.

Ameliyat sırasında implant hizalamasının uygun şekilde ve konumlandırmanın hassasiyetle yapılması da, implantın beklenen ömrünü arttırabilen çok önemli faktörlerdir. RIO® kullanımı sayesinde, implantlar, en uzun süre faydalı olacak şekilde optimum seviyede hizalanıp konumlandırılabilir. RESTORIS® MCK implantları, tek veya iki kompartmanlı OA rahatsızlığını tedavi eder. Tek kompartman hastalığında, OA ileride yayıldığı takdirde ikinci bir kompartman da tedavi edilebilir. Ayrıca, MAKOplasty® işlemi sırasında gerçekte çok az kemik çıkarıldığı için, implantlar gerektiğinde, total diz prptezi (artroplastisi) şansı devam etmektedir.

patoloji


Top