Tedavi İşlemleri

Radyoiyot tedavisi

Radyoiyot tedavisi, halk arasında atom tedavisi olarak bilinir. Radyaktif iyot 131’in yaydığı beta ışınları tedavi amacıyla kullanılırken; daha uzun mesafeli gama ışınları görüntü elde etmeye olanak sağlar. Atom tedavisi kapsül veya sıvı şeklinde uygulanıp ağız yoluyla alınır. Sıvı şekli su tadındadır ve hastayı rahatsız etmez.


Kimlere uygulanabiliyor?

Atom tedavisi, tiroit bezinin çok hızlı çalıştığı hipertiroidi durumunda (zehirli guatr) ve tiroit bezi kanserlerinin tedavisinde kullanılır. Hipertiroidi tedavisinde düşük dozlarda, tiroit kanserinde ise daha yüksek dozlarda uygulanır. Bu tedavinin hamile ve emziren hastalara uygulanması doğru değildir. Bunun dışında her yaşta ve cinsiyette kişilere uygulanabilir ve gerekirse tekrarlanabilir. Doğru hesaplanan bir dozla genellikle bir uygulama yeterli olur. Ancak bazı hastalarda hastalık daha dirençli veya yaygın olabilir ve birden çok uygulama gerekebilir.


 

Atom tedavisinin yan etkileri var mı?

Atom tedavisinin bazı yan etkileri olabilir. Nadiren de olsa geçici bir süre için boyunda ağrı veya hassasiyet gözlenebilir. Tükürük bezlerinde şişlik görülebilir. Mide rahatsızlığı olan kişilerde tedaviden sonraki erken dönemde mide bulantısı görülebilir. Ancak bu etkilerin önüne geçmek veya minimumda tutmak bazı basit önlemlerle mümkündür. Atom tedavisinden sonra hastalar hamile kalabilir, doğum yapabilir ve emzirebilir. Tedavi sonrası hastalara 6 ay hamile kalmamaları önerilir.
 

Atom tedavisinden sonraki süreç nedir?

Hastanın aldığı doz, hastaneye yatmasını gerektirecek düzeyde ise izolasyon amacıyla özel olarak hazırlanmış odalarda bir süre kalır. Bu odalar genellikle aydınlık ve konforludur. Bu odaların duvarlarında ve kapılarında özel malzemeler vardır; ancak dışarıdan fark edilmez. Hastanın üzerinde bulunan radyoiyottan yayılan ışınların miktarı azaldıktan ve halk arasına karışılabilecek yasal doz sınırının altına indikten sonra hastalar taburcu edilebilir. Her hasta için farklı olmakla birlikte genellikle 2-3 gün içerisinde hastalar taburcu edilir.
 

Taburcu olduktan sonra nelere dikkat edilmesi gerekir?

Hastanın aldığı doza göre değişmekle beraber yaklaşık 1-2 hafta kadar dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Kalabalık ortamlarda uzun süreli bulunmamak, ev halkı ile uzun süreli ve yakın mesafede bulunmamak gerekir. Hijyen diğer önemli bir faktördür. Verilen radyoiyot idrarla atıldığından tuvalet temizliğine, çamaşır, çatal kaşık gibi eşyaların temizliğine özen gösterilmelidir.
 

Radyoiyot Tedavisi Öncesinde İyottan Fakir Diyet

İyot içeren madde ve yiyeceklerin, tedavi öncesi doktorun önerdiği sürelerde kısıtlanması gerekir. Buradaki amaç, tedavi öncesi iyot açlığını arttırmaktır. Tedaviden sonra normal beslenmeye dönülebilir.
 

İyot kısıtlama önerileri

  • İyotlu tuz (İyotsuz tuz kullanılabilir)
  • İyot içeren öksürük şurupları ve vitamin preparatları
  • İyot içeren vitamin ve mineral ilaçları
  • İyotlu pansuman ve gargaralar
  • Saç boyası yaptırılması
  • Tentürdiyot
  • Deniz ürünleri (Balık, karides, vb.)
  • Süt ve süt ürünleri (Süt, yoğurt, ayran vb.)
  • Soya sosları
  • Hazır konserveler, şarküteri ürünleri (Salam, sucuk vb.)
  • Turşu, cips gibi tuzlu gıdalar

 
MIBG Tedavisi
I131 MIBG malign nöroektodermal tümörlerin (feokromasitoma, paraganglioma, karsinoid tümörler, medüller tiroid kanseri, nöroblastoma gibi) tedavisinde kullanılan radyoaktif bir maddedir. I131 tedavisi damar yolundan infüzyon şeklinde uygulanır.
 

Radyoimmunoterapi (Yitriyum-90 (Y90)

Radyoimmunoterapi, ilacın radyoaktif maddeyle işaretlenerek enjeksiyon yoluyla hastaya verilip kanserli hücreyi bulup yok edebilen bir tedavi yöntemi olarak tanımlanır. Sadece kanser hücresini hedefleyen ve içerdiği radyasyonu tümör hücrelerine taşıyan yöntem, mevcut tedavilerin kan yoluyla ulaşmakta zorlandığı yerlerdeki kanser hücrelerinde de etkili olur. Tümörlere çapraz ateş tedavide kullanılan etken maddenin, nükleer tıp laboratuvarında bir radyoaktif maddeyle birleştirilerek hastaya enjeksiyon yoluyla uygulanmasıdır.
 

Radyoembolizasyon (Y90 Mikroküre Tedavisi)

Karaciğer kanserlerinin ilk tedavisi cerrahidir. Cerrahi tedavi uygulanamayan hastalara ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilir. Bu tedavilerin etkin olmadığı hastalar kanserli dokunun içerisine konulan radyonüklid işaretli mikroküreler ile tedavi edilebilir. Radyoaktif mikroküre tedavisi, selektif olarak anjiografi yoluyla karaciğerdeki tümöre radyoaktif madde verilmesine dayalı bir tedavi yöntemidir. Mikroküreler Y90 denilen radyoaktif maddelerle işaretlenir. Radyoaktif madde (radyonüklit) doku içerisinde yaklaşık 0.5-1 cm mesafeyi ışınlar. Bu şekilde, normal dokular radyasyona ve radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalmaz.
 

Radyonüklid Sinovektomi

Hemofili ve romatoid artrit hastalarında lokal radyonüklid uygulaması ile sinovektomi yapılmasıdır.
 

Metastatik Kemik Ağrılarının Radyonüklid Tedavisi

Samaryum153 Tedavisi

Yaygın kemik metastazı olan hastalarda, ağrının geçmesi veya hafiflemesi için Samaryum-153 ile palyatif sistemik tedavi yapılabilir. Analjeziğe ve morfine dirençli osteoblastik (sklerotik) ve mikst tipte ağrılı, çoklu kemik metastazları en sık; prostat, meme ve akciğer kanserlerinde (yüzde 80’i), daha az sıklıkla; tiroit, mesane, melanom ve böbrek kanserlerinde görülür. Bu hastalarda Samaryum-153 ile ağrının kontrolü sağlanabilir.
 

Ra223 Tedavisi

Prostat kanserli hastalarda FDA tarafından onaylanan yeni bir farmasötik olan Ra223 diklorür (Xofigo®), kemiğe yayılan metastatik hormon dirençli prostat kanserli hastalarda kullanılabilecek yeni bir tedavi yöntemidir. Damardan uygulanan bu radyofarmasötik ajan direk olarak kemik metastazlarına ulaşarak metastazlı bölgede minerallerle birleşerek radyasyon yayar. Böylece kemik metastazları olan hastada kemik metastazına bağlı ağrıyı azaltırken aynı zamanda hastalıkta gerilemeye de neden olur. Normal dokulara zararı ise minimal düzeydedir.

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde