Retina Hastalıkları

Retina, gözün ışığa duyarlı zarı sinir tabakasıdır. Retinanın etkilendiği birçok önemli hastalık vardır. Ani olarak başlayan ve devam eden ışık çakmaları, görmede azalma, görme kaybı, cisimleri kırık görme, cisimleri olduğundan büyük veya küçük görme, göz önünde sinek uçuşmaları gibi bazı temel belirtiler retinada sorunun varlığını gösterir.




Retinada sık rastlanan hastalıklar

  • Retina Dekolmanı (Retina Ayrılması)
  • Diyabet ve hipertansiyon gibi retinanın damarsal hastalıklarına bağlı gelişen kanama, ödem ve dekolmanlar
  • Makula Deliği (Sarı Noktada Delinme)
  • Makulada Kırışıklık (Epiretinal Zar)
  • Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta Hastalığı)
  • Göz Travmalarına Bağlı Retina Hasarı

RETİNA DEKOLMANI 


Retinada yırtılma, retina dekolmanı denilen hastalığa yol açar. Dekolman tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybı oluşur.

Belirtileri nelerdir?

Hastaların yüzde 50’si ışık çakmalarını fark eder. Bu ışık çakmaları flaş patlaması veya şimşek çakması gibi tarif edilir.
Siyah kırmızı renkte uçan noktalar izlenir.
Ayrılmış retina bölgesinden başlayan kara perde giderek tüm güzü kaplar ve göz merkezi tutulunca hasta hiçbir şeyi göremez hale gelir.
 

Erken müdahale ile önlenebilir mi?


Hastaların en az yüzde 60’ında retina yırtığı oluşumu sırasında ışık çakması, sinek veya örümcek uçması gibi ani başlayan şikayetler oluşur. Bu şikayetler oluştuğu an göz dibi muayenesi yapılması gereklidir. Retina yırtığı oluştuğu sırada yapılacak lazer tedavisi retina dekolmanı gelişimini engelleyebilir. Ancak bazı hastalarda lazer tedavisine rağmen retina dekolmanı gelişir.

Hiçbir belirti olmadan gelişebilir mi?


Olguların yüzde 40’ı, hastada hiçbir belirti olmaksızın, dekolmana bağlı görme alanı kaybı ile ortaya çıkar.

Retina dekolmanı tedavisi nasıl yapılır?


Cerrahi tedavinin ilk hedefi yırtıktan geçen sıvıyı yırtığı tıkamak yoluyla durdurmaktır. Pigment epiteli tarafından yapılan pompalama retinanın yatışmasını sağlar. Bu birçok yolla yapılabilir.

SARI NOKTA HASTALIĞI (Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu)

Gelişmiş ülkelerde 50 yaş üzerindeki kişilerde görme kaybının en önemli nedenidir. Gözün ışığa duyarlı sinir tabakasının merkezindeki sarı noktanın ve altındaki pigment ve damar tabakasının ilerleyici bozukluğudur.

Belirtileri nelerdir?

Erken evrelerde bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle düzenli kontrol önemlidir. Geç evrelerde düz çizgilerde çarpılma, renk canlılığında azalma, cisimleri normalden küçük görme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Daha ileri evrelerde merkezi görme azalır; okuma ve yüz tanıma güçleşir.

Neden olur?

  • Kesin olarak bilimemekle birlikte risk faktörleri şöyle sıralanabilir:
  • Yaş (en güçlü etken)
  • Ailede sarı nokta hastalığı
  • Beyaz ırk
  • Sigara

Risk faktörleri nelerdir?

  • Kadın cinsiyet
  • Yüksek kan basıncı
  • Yüksek kolesterol
  • Açık göz rengi
  • Güneşe maruziyet
  • Miyopi
  • Düşük balık tüketimi
  • Kalp ve damar hastalıkları


Yaş ve kuru olmak üzere iki ana tipi vardır. Erken evrelerde sarı nokta altında sarı tanecikler birikir, pigment hücrelerinde değişiklikler olur. Geç evrede ya sarı nokta altından anormal damarlar üreyerek sızıntı veya kanamaya neden olur (yaş tip); ya da retina ve altındaki dokularda hücre kaybı olur (kuru tip)

Tanıda kullanılan testler

OCT (Optik koherens tomografisi): Retinayı ışık ile tarayıp analiz eden ve yüksek çözünürlükte doku görüntüsü sağlayan bir incelemedir. Toplam işlem süresi bir dakikadan kısadır.
Floresein anjiografi, indosiyanin yeşil anjiografisi: Ön kol toplardamarından verilen maddenin retina ve onun altındaki tabakalardaki dolaşımını bir kamera yardımıyla görüntüleme işlemidir. İşlem süresi 15 ila 25 dakika arasında değişir.

Tedavisi nasıl yapılır?

Kuru tip için bilimsel çalışmalar devam etmekle birlikte şu anda elimizde etkinliği kanıtlanmış bir tedavi yöntemi yoktur. Fakat Lutein, Zeaxantin, vitamin C ve E, çinko, omega 3 içeren bileşimin orta evreden ileri evreye geçişi yavaşlattığı gösterilmiştir. Yaş tip için geçmişte çeşitli tedavi yöntemleri (lazer, fotodinamik tedavi) uygulanmış olsa da günümüzde kullanılan yöntem göz içine enjeksiyon yoluyla verilen anti-VEGF ilaçlardır. Bu ilaçlar çeşitli uygulama şekilleriyle kullanılabilir. Uygulama sayısı yıllık 3 ila 12 arasında değişebilir. Her ne kadar görme iyileşmesi sağlanabilse de asıl amaç mevcut görmeyi korumaktır. Sarı nokta hastalığı tamamen kör edici bir hastalık değildir. Görme kaybının seviyesine göre hastalara yüksek dereceli yakın gözlükleri, büyüteçler veya teleskopik gözlüklerle yardımcı olunabilir.

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde