Lösemi

Lösemi her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Kan hücre çekirdeğinde bir nedenle gelişen genetik kusurların yol açtığı hücre ölümsüzleşmesi ve çoğalmasıyla ortaya çıkan lösemi, günümüzde artık korkulacak bir hastalık değil. Erken teşhis ve tedavi ile lösemiden bütünüyle kurtulmak mümkün. Halsizlik, yorgunluk, kansızlık,  diş eti ve burun kanaması, deride çarpma olmadan ortaya çıkan nedensiz çürükler, aşırı adet kanaması ve inatçı ateşi dikkate alın.




Lösemi nedir?


Lösemi, kemik iliğinde lökosit isimli kan hücrelerinden birinin kontrol dışı çoğalması, kemik iliğini işgal edip kana dökülmesi ile seyreden bir kan hastalığıdır.

Hangi yaş aralığında daha sık görülüyor?

Her yaşta görülebilir. Ancak yaşa göre ortaya çıkan lösemi tipi değişir. Biyolojik davranışına göre akut ve kronik lösemi diye ayrıldığında lösemiler, kronik lösemiler genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkarlar.

Lösemi kalıtsal bir hastalık mıdır?

Lösemi kalıtımla aktarılan bir hastalık değildir. Hücre çekirdeğinde bir nedenle gelişen kusurların (genetik kusurlar)  yol açtığı hücre ölümsüzleşmesi ve çoğalmasıyla ilişkilidir.

Kimler lösemi risk altındadır?

  • Yüksek dozda radyasyona maruz kalanlar
  • Bazı genetik hastalığı olan hastalar (Fankoni anemisi, Down sendromu gibi)
  • Kemik iliği veya organ nakli olmuş hastalar
  • Başka bir kanser nedeniyle kemoterapi ve/veya radyoterapi görmüş hastalar (Örneğin meme kanseri)
  • Bazı kimyasallara maruz kalanlar
  • Sigara içenler
  • Ailesinde lösemi öyküsü olanlar
  • Bazı kan hastalıkları (aplastik anemi, miyelodisplastik sendrom gibi)

 

Akut löseminin belirtileri nelerdir?

Kemik iliği kan hücrelerinin üretildiği merkezi organdır. Bu kan hücrelerinden birisi kontrolsüz çoğalmaya başladığında giderek diğer sağlıklı olan kan hücrelerinin yapımını baskılamaya, onların yerini işgal etmeye başlar. Lösemide sıklıkla sağlıklı kan hücrelerinin azalması, lösemi hücrelerinden salınan bazı faktörlerin vücutta yarattığı belirtiler nadiren doku işgaline bağlı belirtiler yakınmaları oluşturur.

Kansızlık: Halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, şikayetleri yapar.

Kanamalar: Diş eti kanaması, burun kanaması, deride çarpma olmadan ortaya çıkan çürükler, kadınlarda aşırı adet kanamaları şikayetler olabilir.

İnatçı infeksiyonlar, ateş: Kontrol altına alınamayan ateşli hastalıklar, sinüzit, diş eti iltihabı, zatüre löseminin yol açtığı komplikasyonlardandır.

Zayıflama, bitkinlik: Lösemi hücrelerinden salınan tümör nekroz faktörü ilişkilidir.

Doku ve organ büyümesi: Diş eti büyümesi, bademciklerin büyümesi, lenf bezlerinin şişmesi, karaciğer ve/veya dalak büyümesi, deride kırmızı kırmızı kabarık döküntüler lösemi belirtisi olabilir.

Kronik lösemilerde belirtiler nelerdir?

Kronik lenfositik lösemi (KLL) genellikle rastlantısal yakalanır. Başka bir nedenle kan sayımı yapıldığında lökosit sayısında artış dikkati çeker. Halkın “erken tanı, erken tedavi” bilgisine ters düşebilir, ama erken evrede tedavi verilmez.  Hasta eğitilir, lenf bezi şişliği, dalak büyümesi ilişkili karın ağrısı, sol üst kadranda yemeklerden sonra ortaya çıkan şişlik gibi belirtiler, terleme, kilo kaybı, ateş, lökosit sayısında anlamlı, aniden yükselme olması halinde tedavi başlanır.

Kronik myeloid lösemi (KML) de zayıflık, halsizlik, bitkinlik, dalağın aşırı büyümesi gibi belirtiler olabilir. Sıklıkla rastlantısal yakalanır. Tanı konulur konulmaz tedavi başlanır.

Lösemi tanısı nasıl konulur?

Akut lösemide tanı kanda veya kemik iliğinde lösemi hücre oranı %20'in üstende ise konulur.

Tanı mikroskop altında lösemi hücre şekli, oranı, taşığı moleküller ve genetik kusurlar ile çok yönlü araştırma gerektirir.

Akut ve kronik löseminin tedavisi mümkün mü?

Lösemi tedavisi löseminin tipine göre değişmektedir. Akut lösemiler, akut miyeloid ve akut lenfoblastik lösemi olarak kabaca ikiye ayrılır. Her bir akut lösemi kendi içinde alt gruplara ayrılır. Akut promyelositik lösemi akut miyeloid lösemi çeşididir. Özgül bir genetik değişikliği vardır. Retinoik asit denilen Çinliler’in keşfettiği bir ilaç ile diğer sağlıklı insanların sağ kalım süresine benzer sağ kalım yani tam düzelme elde edilebilmektedir.

Taşıdığı genetik kusurlara göre iyi seyir göstereceği bilinen akut miyeloid lösemilerde sadece kemoterapi uygulanırken geri kalanlarında başkalarından ilik nakli gereklidir.

Akut lenfoblastik lösemide hücre yüzeyindeki moleküle (hedefe yönelik; anti CD 20) karşı ilaçlar kemoterapiye eklenir. Genellikle 35 yaş üstü akut lenfoblastik lösemide doku grubu uygun verici varsa kemoterapiden sonra ilik nakli uygulanır.

Kronik miyeloid lösemide hastalığa özgül geentik kusuru taşıyan hücreleri ölümlü hale getiren akıllı ilaçlar (imatinib, nilotinib, dasatinib) kullanılır. Bu tedavilerle hastalar neredeyse hasta olmayan yaşıtları ile benzer sağ kalım süresine ulaşırlar.

Günümüzde kronik lenfositik lösemi tedavisinde hedefe yönelik ilaçlar (anti CD 20) dışında hücre lösemi hücre işlevini önleyen (Ibrutinib) çok yeni olağanüstü ilaçlar geliştirilmiştir.

Tedavi sırasında hastalar nelere dikkat etmeli?

  • Bir yaşam değişikliği olduğu için duygusal adaptasyon çok önemlidir.
  • Anı en iyi nasıl yaşarımı unutmamak gerekir.
  • Fiziksel bakım yapılmalıdır.
  • Düzenli, sık mümkünse her gün banyo yapılmalı.
  • Deride çatlaklara yönelik cilt yağlanmalı.
  • Dikkatli el, ayak, tırnak bakımı yapılmalı.
  • Çok düzenli el yıkamalı
  • Ağız bakımı ihmal edilmemeli. Aksini hekim söyleyene kadar dişler düzenli fırçalanmalı.



Ağız içi yara ya da mantar yerleşmesini engellemek için yemek karbonatıyla günde 3-4 kez yutak bölgesine de gelecek şekilde gargara yapılmalı.
Her gün büyük abdestin yumuşak kıvamda olmasına özen gösterilmeli.
İshalli hastalarda sıvı kaybının yerine konulabilmesi için sıvı alınmalı. (Su, meyve suyu, soda gibi) yerine konması.


Ekmek kabuğu, galeta gibi diş etine, ağız mukozasına hasar verecek sert gıdalardan kaçınılmalı.
 

Bulantıya yol açmayan az yağlı, hafif yemekler az az, sık sık yenmeli.

Lökosit sayısının özellikle nötrofil sayısının düşük olduğu dönemde pişmemiş sebze ve meyveden kaçınılmalı, ancak kabuklu meyveler kabuğu soyularak yenilebilir( Muz portakal mandalina gibi.)
Günübirlik pişmiş yemek tüketilmesi önemlidir.
Bedenen imkan olduğu sürece hastanın hareketli olması gerekir. Günlük egzersiz yapılması kas erimesi olasılığını azaltacaktır.
 

Tedaviden sonra yaşam düzeninde nelere dikkat edilmeli?

Alışkın oldukları sosyal yaşamdan başka bir sosyal yaşama geçmiş kişilerin yeniden aile ve iş ortamına dönebilmesi, bazen dost akraba, arkadaş desteğiyle bazen de uzman psikolog ve psikiyatristlerin desteğiyle mümkün olabilir. Bu yadırganacak bir durum değildir.

Tedaviden sonra beslenme düzeninde nelere dikkat edilmeli?
Kan hastalığının bir daha geri gelmemesi için özel bir beslenme şekli yoktur.

Tamamen düzelmiş hastalarda aniden kilo artışı olabilir. Verilen ilaçların etkisiyle uzun vadede kalp hastalığı riski doğurabilir. Sağlıklı insanlar gibi beslenme düzenine dikkat edilmelidir.

Tedavideki son gelişmeler nelerdir? Umut verici yeni gelişmeler var mı?

Tedavide çok önemli bir noktaya gelindi. Neredeyse her yoldan çıkmış moleküle karşı işlevi düzeltici bir ilaç geliştirilmekte. Son 15 yıl içinde lösemi artık hekimlerin biyolojik savaşta ürkmeden yer aldığı bir tanı haline gelmiştir.

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde