liv sağlık köşesi

Vertigo

VERTİGO 




Baş dönmesi duyu organlarından beyine gelen uyaranlar ile vücut hareketlerinin körele olmaması nedeniyle yaşanan sersemleme, dengesiz olma hissidir ve hatta bayılmalar, kısa süreli bilinç kayıpları bile görülebilir. Ancak her baş dönmesi vertigo değildir, vertigo beyin (santral) ya da iç kulakta (periferik) yerleşmiş olan denge merkezlerinin etkilenmesi ile oluşur.
Hastalığın olası yeri hakkında fikir sahibi olabilmek için hastanın eşlik eden semptomlarını öğrenmek, detaylı bilgi almak oldukça önemlidir. Bulantı, kusma, baş dönmesini tetikleyen ya da arttıran hareketler, eşlik eden kulakta dolgunluk &basınç hissi, çınlama, yakın zamanlı geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü, baş dönmesinin süresi, daha önce benzer bir atak geçirilip geçirilmediği detaylandırılarak öğrenilmelidir. Vertigo geçiş mevsimlerinde daha sık görülür, ayrıca fiziksel ya da psikolojik stress de vertigo için önemli bir risk faktörüdür. İç kulaktan kaynaklanan vertigoların ilki Pozisyonel, halk arasında kristal oynaması olarak da bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)dir. Burada baş dönmesi özellikle belli hareketler ile artar (özellikle sağa dönerken olması / sırt üstü yatarken şiddetlenmesi gibi) tedavisi uygun manevralar ile denge kristallerini yerine oturtmaktır. Baş dönmesi, kulakta dolgunluk çınlama şikayetleri ile seyreden Meniyere hastalığında ataklar daha yavaş şiddetli ama daha uzun sürelidir. Hasta genellikle bir kulakta daha fazla şikayetçidir, işitme testi ile iç kulak basıncı hakkında bilgi edilerek uygun ilaç tedavileri başlanır. Denge sinirinin çalışma hızının uzaması ile görülen vestibuler nörinit çok gürültülü bir tablodur, hastanın şiddetli baş dönmesi, bulantı ve kusması vardır. Denge sistemini dinlenmeye alan kısa süreli ilaçlar ile istirahat önerilir. Baş dönmesi ve vertigo ayrımının yapılabilmesi, doğru tanı ve tedavi sağlanabilmesi için baş dönmesi halinde vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması oldukça önemlidir. 
VERTİGO 

Baş dönmesi duyu organlarından beyine gelen uyaranlar ile vücut hareketlerinin körele olmaması nedeniyle yaşanan sersemleme, dengesiz olma hissidir ve hatta bayılmalar, kısa süreli bilinç kayıpları bile görülebilir. Ancak her baş dönmesi vertigo değildir, vertigo beyin (santral) ya da iç kulakta (periferik) yerleşmiş olan denge merkezlerinin etkilenmesi ile oluşur.
Hastalığın olası yeri hakkında fikir sahibi olabilmek için hastanın eşlik eden semptomlarını öğrenmek, detaylı bilgi almak oldukça önemlidir. Bulantı, kusma, baş dönmesini tetikleyen ya da arttıran hareketler, eşlik eden kulakta dolgunluk &basınç hissi, çınlama, yakın zamanlı geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu öyküsü, baş dönmesinin süresi, daha önce benzer bir atak geçirilip geçirilmediği detaylandırılarak öğrenilmelidir. Vertigo geçiş mevsimlerinde daha sık görülür, ayrıca fiziksel ya da psikolojik stress de vertigo için önemli bir risk faktörüdür. İç kulaktan kaynaklanan vertigoların ilki Pozisyonel, halk arasında kristal oynaması olarak da bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)dir. Burada baş dönmesi özellikle belli hareketler ile artar (özellikle sağa dönerken olması / sırt üstü yatarken şiddetlenmesi gibi) tedavisi uygun manevralar ile denge kristallerini yerine oturtmaktır. Baş dönmesi, kulakta dolgunluk çınlama şikayetleri ile seyreden Meniyere hastalığında ataklar daha yavaş şiddetli ama daha uzun sürelidir. Hasta genellikle bir kulakta daha fazla şikayetçidir, işitme testi ile iç kulak basıncı hakkında bilgi edilerek uygun ilaç tedavileri başlanır. Denge sinirinin çalışma hızının uzaması ile görülen vestibuler nörinit çok gürültülü bir tablodur, hastanın şiddetli baş dönmesi, bulantı ve kusması vardır. Denge sistemini dinlenmeye alan kısa süreli ilaçlar ile istirahat önerilir. Baş dönmesi ve vertigo ayrımının yapılabilmesi, doğru tanı ve tedavi sağlanabilmesi için baş dönmesi halinde vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması oldukça önemlidir. 
 

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde