Beyin Tümörleri

Beyin tümörlerinin semptom ve bulguları arasında kafa içi basıncındaki artışa bağlı baş ağrısı, bulantı, kusma gibi şikayetler ve göz dibinde ödem, ilerleyici motor kayıplar, havale geçirme, bilinç seviyesinde değişiklik ve hormonal bozukluklar bulunur.

Tümör Ameliyatlarında Mutlu Eden Sonuçlar


Beyin tümörlerinin önemli bir kısmı cerrahi olarak bütünüyle çıkarılabilirse, radyoterapi ve/veya kemoterapi gibi yardımcı tedavi yöntemlerine gerek kalmaz. Buna karşın cerrahi yollarla bütünüyle çıkarılmış gibi gözükse de tekrarlama olasılığı yüksek bazı tümörlerde takip eden dönemde radyoterapi ve kemoterapi verilmesi gerekebilir.

Tümör tedavisinde temel amaç, hastanın yaşam kalitesinden ödün vermeden tümörü yok etmek veya en azından sağlıklı ve kaliteli yaşam süresini olabildiğince uzatmaktır.

Beyinde görülebilen çok sayıda farklı tümör tipi vardır. Genel olarak tümörler malign (kötü huylu) ve benign (iyi huylu) olarak ikiye ayrılabilirler. Ancak bu ayrım her zaman doğruyu yansıtmayabilir. Kötü huylu bir tümör iyi tedavi edildiğinde hastaya uzun ve kaliteli bir yaşam süresi verebilir. Oysa iyi huylu bir tümör beyinde yerleştiği yerin neden olduğu problemlerle hasta yaşamını sürdürse de daha kalitesiz ve sorunlu bir sürece neden olabilir.

Kişiye özel tedavi

Beyindeki tümör cinsleri, tüm vücut tümörlerinde olduğu gibi dönem dönem WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından organize edilen bir patoloji kurulu tarafından isimlendirilir ve sınıflandırılır. Bu sınıflama sayesinde bir hastada saptanan tümörün niteliği, nasıl tedavi edileceği, tekrarlama durumu gibi veriler elde edilebilir. WHO’nün en son 2017 yılında yenilenen sınıflandırmasında, onlarca farklı tümör tipi her türlü ayrıntısıyla (genetik ve moleküler özellikler dahil) tanımlanmıştır. Beyinde bir tümör tespit edildiğinde mutlaka patolojik yani dokusunun hangi tür hücrelerden oluştuğunun ve genetik / immünolojik ve moleküler özelliklerinin tespit edilmesi gerekir. Bu sayede hastanın tedavisi daha iyi düzenlenebilir ve geleceği değerlendirilebilir. Ancak her tümörün gidişi her hastada kişisel farklılıklar gösterebilir.
 

Bazı tümörler kistik olabilir

Halkımızın klasik sorusu tümör – ur – kist ayrımıdır. Tıpta normal vücut dokusundan farklı bir şekilde yer kaplayan her türlü yapıya tümör adı verilir. Bazen bu tip durumlar için lezyon tabiri de kullanılır. Tıpta tümör – ur aynı şeydir ve iyi – kötü farklılığını göstermez. Bazı tümörler kistik olabilirler. Tamamen kist olan bazı yapılar da tümör olmayabilir.
 

Beyinde erişkin yaşlarda görülen en kötü huylu tümör glioblastomadır. Bu tümör aslında beyinin kendi doğal hücreleri olan astrositlerden kaynaklanır. Bu tümörlerin daha az kötü huylu olanlarına astrositoma adı da verilir. Beyindeki diğer hücrelerden kaynaklanan oligodendroglioma, ependimoma gibi farklı tümörler de vardır. 

İyi huylu tümörlerden en sık görülenleri meningioma ve schwannoma dır. Meningiomalar beynin etrafındaki koruyucu zar yapılarından kaynaklanan çoğunluğu iyi huylu tümörlerdir. Schwannomalar ise sinirleri çevreleyen kılıflardan oluşurlar ve bazı sinirlerde -örneğin işitme ve denge siniri gibi- daha sık görülürler.

Bazı tümörler beyin anne karnında oluşurken sinir dokusunun içinde kalan bazı farklı hücrelerden kaynaklanır. Kranyofaringeoma ve kolloid kist gibi tümörler bu cins kitlelerdendir.

Vücuttaki bazı kanserler beyin dokusuna yayılım gösterebilirler. Bu duruma metastaz denilir ve o tümörün artık vücut tarafından kontrol edilemediğinin, yayıldığının bir göstergesidir. Metastazlar genellikle birden çok olurler. Beyinde en sık akciğer, meme, melanom (kötü huylu cilt kanseri), böbrek ve sindirim sistemi kanserlerinin metastazları görülür.

Beyin tümörlerinin bazı türleri erkek veya kadında daha sık görülürler. Bazı genetik hastalıklarda (nörofibromatozis, von Hippel Lindau sendromu gibi) beyin tümörleri daha sık görülürler.