Androloji

Testosteron Nedir?

Testosteron, % 95’i testislerden, % 5’i böbreküstü bezlerinden salgılanan bir hormondur. Testosteronun vücutta pek çok organ ve sisteme etkisi vardır. Genel olarak bu etkileri; psikolojik, fiziksel ve seksüel olmak üzere 3 gruba ayırmak mümkündür. Erkekte, kan testosteron düzeyinin normalin altına inmesiyle birlikte buna ait belirtilerin ortaya çıkması durumuna ‘Testosteron Yetmezliği’ diyoruz. Ancak, değişik isimlerle anılır; “Andropoz”, “Geç Başlayan Hipogonadizm” ya da “Testosteron Düşüklüğü” gibi.


Testosteron Eksikliğine Ne Sıklıkta Rastlanır?

Dünya Sağlık Örgütü´nün 2007´de yayınlanan istatistiklerine göre ülkemizde erkeklerdeki ortalama yaşam beklentisi, yani ömrü 67 yaştan 71 yaşa yükselmiştir. Önümüzdeki birkaç yıl içinde 74’ü geçmesi beklenmektedir. Bu durum, erkeklerin sağlıklı yaşlanması konusundaki beklentilerin önemini daha da artırmaktadır. Ülkemizde 40 yaş üstündeki erkeklerin % 55´inde Testosteron Düşüklüğü´nün belirtileri bulunmaktadır. Bunların % 30’unu hafif, % 20’sini orta ve % 5’ini ağır düzeyde yetmezlik oluşturmaktadır.
 

Testosteronda Azalması Kimlerde Görülür?

Testosteron düzeyi 40 yaşından itibaren yılda ortalama % 1 – 1,5 oranında azalmaktadır. Dolayısıyla, yaş alan her erkekte testosteron düzeyi azalabilir. Ayrıca; testosteronun bir kısmının karındaki yağ dokuda östrojene dönmesi de düzeyini daha da azaltabilir. Bu nedenle, fazla kilosu olanlarda testosteron düzeyinde azalma beklenebilir. Şeker hastalarında da testosteronda azalma daha belirgin olmaktadır. Düzenli fiziksel aktivitede bulunmayan, sedanter kişilerde de testosteron düşüklüğü daha sık görülmektedir. Son zamanlarda; Alzheimer ve Parkinson hastalarında da testosteronda düşmenin daha sık ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.
 

Testosteron Ne İşe Yarar?

Testosteron erkekteki önemli fonksiyonların idamesi açısından olmazsa olmaz bir hormondur. Yalnızca cinsel isteğin ve erektil fonksiyonun sürdürülmesi açısından değil, aynı zamanda yağ kitlesinin azaltılması ve kas kitlesinin artırılması, kemik mineral dansitesinin idamesi, psikolojik olarak kendini iyi hissetme hali, bilişsel fonksiyonlar, kan üretimi ve kardiyovasküler iyilik halinin sürdürülmesinde testosteronun önemli fonksiyonları bulunmaktadır. Testosteron hemen her organda etkiye sahip olduğu için erkek sağlığı açısından önemli bir hormondur. Normal sınırlarda tutulması yaşam kalitesi ve yaşamsal fonksiyonlar açısından önemlidir.
 

Testosteron Hormonu Eksikliği Belirtileri Nelerdir?

  • Genel iyilik hali ve hissinde azalma,
  • Eklem ve kas ağrıları, 
  • Aşırı terleme, sıcak basması,
  • Uyku problemleri, 
  • Halsiz-yorgun hissetme,
  • Duygusallaşma,
  • Gerginlik, huzursuzluk, 
  • Endişe, panik hali,
  • Bedensel bitkinlik-tükenmişlik, aktivite azalması, işe ilginin azalması,
  • Kas gücünde azalma, güçsüzlük, 
  • Depresif ruh hali,
  • Sakal büyümesinde azalma,
  • Seks yapma gücü ve isteğinde azalma, cinsel ilginin kaybolması,
  • Sabah sertliklerinin sayısında, süresinde ve kalitesinde azalma,
  • Meni miktarında azalma
 

Testosteron Seviyesi Nasıl Öğrenilir?

Kan testosteron düzeyi 40 yaş üstündeki erkeklerde yılda en az bir kez ölçülmelidir. Belirgin yakınması olanlarda ya da testosteron tedavisi alanlarda bu süre kısaltılabilir. Testosteron düzeyi, kandan yapılan bir tetkikle anlaşılır. Sabah 07.00 – 11.00 saatleri testosterona bakmak için en uygun kan alma zamanıdır. Kanda testosteronun değişik şekilleri bulunduğu ve düzeyin pek çok durumdan etkilenebilecek olması nedeniyle, sonucun konusunda uzman bir ürolog tarafından yorumlanması önerilir. Her erkeğin testosteron düzeyi ve ihtiyacı farklılıklar gösterir. Kanda testosteron için verilen normal referans değerler çok geniş olduğu için, çıkan değerin bir ürolog tarafından, başka parametreler dikkate alınarak hesaplanması ve yorumlanması gerekir. 
 

Şeker Hastalığı ve Obezitenin Testosterona Etkisi

Diyabet ve obezitede artan visseral yağ kitlesi, vücuttaki testosteronun artan yağ dokuda daha çok miktarda östrojene dönüştürülmesine yol açmakta ve kan düzeyini düşürmektedir. Kilo kaybı ve düzenli egzersizle insülin direnci azaltılabilmekte, testosteronun yağ dokuda östrojen dönüşümü azalmakta ve kan testosteron düzeyi artmaktadır. Testosteron düzeyinin artırılması insülin direncini azaltacağı için diyabete bağlı komplikasyonların azaltılmasına da katkıda bulunacaktır. Dolayısıyla testosteron düzeyinin normal fizyolojik düzeylerde idamesi, yalnızca seksüel fonksiyonlar açısından değil, aynı zamanda diyabetin düzenlenmesine katkıda bulunmakta ve vücuttaki başka yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesine de yardımcı olmaktadır.
 

Testosteron Hormonu Düşüklüğü Tedavisi Nedir?

Testosteronu düşük olan ve buna bağlı yakınmaları olan erkeklerde, testosteron düzeyini normale çıkaracak tedavi mümkündür. Tedavi planında; elde edilen testosteron düzeyi, bireyin yaşı, ek hastalıklar, yaşam biçimi ve beslenme alışkanlıkları göz önünde bulundurulur. Uygun tedavinin zamanında yapılabilmesi için elde edilen laboratuvar sonuçları ürolog tarafından değerlendirilmelidir. Herkesin vücut yapısı, yaşam biçimi ve tıbbi durumu farklılıklar göstereceği için, testosteron yerine koymada kişiye özel tedavi planı gerekecektir. Bu yüzden, testosteron yetmezliği tanısı alan hastaların tedavisine başlanmadan, mutlaka bir ürolog tarafından uygunluk açısından değerlendirilmesinde yarar var.
 

Testosteron Tedavisi Riskli Midir?

Testosteron düzeyi düşük olan ve buna ait yakınmaları olan erkeklerde, tedaviye başlanmadan önce hasta uygunluk açısından değerlendirilir. Prostat veya meme kanseri olan, tedavi edilmemiş uyku apne sendromu olan ve kan hematokrit düzeyi yüksek olan hastaların testosteron tedavisi öncesinde mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Bir ürolog tarafından bu gibi durumları ekarte edilen ya da başka tedavilerle kontrol altına alınan hastalarda testosteron yerine koyma tedavisi düşünülebilir. Tedavi başlanan hastaların da belli aralıklarla kontrolü gerekir. Arzu edilen testosteron düzeyine ulaşılamayan ya da yakınmaları düzelmeyen hastalarda doz ayarlaması gerekebilir. Ayrıca, tedavi öncesinde testosteron kullanımında sakınca olmayan bazı hastalarda, tedavi sırasında bazı durumlar ortaya çıkabilir. Bu nedenlerle, hastaların gerek tedavi öncesinde gerekse tedavi sırasında bir ürolog tarafından değerlendirilmesinde yarar var.

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde