Meme Kanseri Genetik Tarama 

Meme kanseri riski potansiyel bir tehlike midir?

Normal toplumda yaşam boyu meme kanseri tanısı alma riski 1/8 ile 1/12 arasında bildirilmektedir. Toplumdaki genel meme kanseri riskine ilave olarak aile öyküsü, endokrin faktörler, meme yoğunluğu ve iyi huylu meme hastalıkları gibi kişiye özgü faktörler de meme kanseri gelişme riskini önemli ölçüde etkileyebilir.





Yaş dışında, ailede bir meme kanseri öyküsünün varlığı, muhtemelen bu hastalığın gelişimi için en önemli risk faktörüdür. Kalıtsal faktörlerin toplumdaki meme kanserlerinin önemli bir kısmında rol oynaması neredeyse kesin gibidir. Ancak bu faktörlerin değerlendirilmesi oldukça zordur.
Genetik ve ailesel faktörler yaşam boyu meme kanseri gelişme riskini önemli ölçüde artırabilir ve genç yaşta kanser gelişimi ile ilişkilidir. Ancak, yüksek riskli genlerin meme kanseri gelişimine % 5'ten az katkısı olmasına rağmen, gözleme, önleme ya da tedavi stratejileri ile ilgili kararlardan önce yüksek riskli genler açısından hastaların taraması yapılmaktadır. Bu bağlamda bireysel riskin doğru bir şekilde değerlendirilmesi önem taşımaktadır. 


Meme kanseri riski fazla ise ne yapılıyor?

Meme kanseri riski yüksek kadınlara cerrahi veya ilaçla önleme gibi koruyucu önlemler veya daha yakın takip önerilebilir. Önleme düzeyine ilişkin kararların merkezinde doğruluk ve kişiye özgü risk değerlendirilmesi vardır. 
Meme kanseri risk değerlendirilmesi nasıl yapılıyor?
Risk değerlendirmesi 2 gruba ayrılır: 
  • BRCA1 ve BRCA2 gibi yüksek riskli gen mutasyonu taşıma riski 
  • Mutasyon varlığında veya yokluğunda meme kanseri gelişme riski
Meme kanseri risklerinin bilinmesi, müdahalenin riskleri ve yararları ile birlikte ele alındığında uygun bir hastalık yönetimi stratejisi seçmek için gereklidir. 


Meme kanseri için risk tahmin modelleri var mıdır?

Son yıllarda hem genel popülasyon hem de bireylerdeki meme kanseri riskini değerlendirmek için bir dizi istatistiksel model dizayn edilmiş ve doğruluğu sınanmıştır. Klinik uygulamada; bir risk değerlendirme aracı, en uygun kişiselleştirilmiş önleyici tedavinin belirlenebilmesi için bireysel riskleri en iyi şekilde değerlendirecek bir yeterliliğe sahip olmalıdır. 


Kullanılan risk modellerin etkinliği nedir?

Meme kanseri önleme stratejilerinde en fazla faydanın yüksek riskli hastalarda görüldüğü bilinmektedir. Önleme stratejileri, düşük riskli kadınlarda da etkili olmasına rağmen, daha düşük düzeydedir. Netice itibari ile doğru sonuçlar veren ve kişiselleştirilmiş risk değerlendirme yöntemleri uygulanarak önleme stratejileri için uygun kadınlar tespit edilebilir. 
Meme kanseri riskini öğrenme şansı var mı? Nasıl öğrenilebilir?
Meme kanseri riskini değerlendirmek için yukarıda da belirtildiği gibi iki yönlü bir yaklaşım kullanılmaktadır. 
  • İlk olarak, bir gen mutasyonu taşıma riski olan hastalar belirlenmekte ve onlara resmi bir genetik teste girmelerini teklif edilmektedir. 
  • İkincisi, genetik test için kriterlere uymayan veya gen mutasyon test sonucu negatif olan kişiler için belirli bir zaman dilimi sonunda kansere yakalanma riskini ölçme ihtiyacı vardır. 
Meme kanseri risk faktörleri göz önüne alındığında, bazı sorgulama ve taramalar ile meme kanserine dönük risk değerlendirmesi yapmak ve meme kanseri riski yüksek olarak değerlendirilen kadınlara meme koruyucu cerrahi veya ilaçla önleme gibi koruyucu yöntemler ya da yakın takip önerilebilir. 


Kimlere kalıtımsal meme kanseri riski için genetik test yapılmalıdır?

1.    Ailesindeki iki ya da daha fazla kadında 50 yaş öncesi meme veya yumurtalık kanseri bulunanlara.
2.    Ailenin herhangi bir kolunda birinci-, ikinci- veya üçüncü-derece akrabada 50 yaş öncesi meme kanseri veya herhangi bir yaşta yumurtalık kanseri bulunanlara.
3.    Tanı yaşı ne olursa olsun üç veya daha fazla meme kanserli birinci veya ikinci derece akrabası olanlara.
4.    Birinci ve ikinci derece yakınları arasında meme ve yumurtalık kanseri birlikte bulunanlara.
5.    İki taraflı meme kanseri olan birinci derece akrabası bulunanlara.
6.    Bir erkek akrabasında meme kanseri olanlara.
7.    Meme kanseri açısından riskli etnik gruplara mensup olanlara.


Genetik test sonuçları nasıl yorumlanmalıdır?

İşlem, önceden meme kanseri ya da yumurtalık kanseri tanısı almış bir aile bireyi ile başladığı zaman genetik test sonuçları en anlamlıdır. 
Ailenizde bir BRCA1 mutasyonu mevcut olsa bile, ailenizdeki her kişiye kalıtımsal olarak geçmeyecektir. Meme ya da yumurtalık kanseri olan birinde mutasyon olması daha olasıdır. Kanserli bir aile bireyinde BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu teyit edilirse ailenizdeki kanserlere mutasyonun neden olmuş olması oldukça olasıdır. Test pozitif saptanan aile bireyleri meme veya yumurtalık kanseri gelişimi açısından kendilerinin yüksek risk altında olduklarını kabul etmelidir. Test sonucu negatif çıkanlar genel nüfusla benzer risk oranlarına sahiptir.
Meme ve yumurtalık kanseri olan bir aile bireyinde BRCA mutasyonu negatif ise durum BRCA dışı genlerden birine veya henüz araştırmacılar tarafından keşfedilmeyi bekleyen diğer bir kalıtsal gene bağlı olabilir. Tek başına aile öyküsüne dayanarak sizin veya aile bireylerinizin halen meme veya yumurtalık kanseri gelişimi açısından genel nüfusa göre daha yüksek risk altında olduğunu düşünmelisiniz.
Bazen, genetik test uygulanabilecek yaşayan hiçbir aile bireyi olmayabilir. Bir genetik danışmanı ailedeki hangi bireyin test yapılabilecek en iyi kişi olduğu ve sebebi konusunda size yardımcı olabilir. 
Bir kez bir kişide BRCA1 mutasyonu bulunduğunda, en mantıklısı teste ona en yakın aile bireyinden devam etmektir. Örneğin; annenizin kız kardeşinde BRCA mutasyonu varsa, test edilecek sonraki kişi anneniz olacaktır. Annenizin testi negatifse, sizin test yaptırmanıza gerek yoktur, çünkü size mutasyonu geçiremez. Eğer annenizin testi pozitif ise, o zaman sizin de test yaptırmanız gerekir. Eğer anneniz yaşamıyorsa, o zaman teyzenizin test sonucuna göre hareket etmelisiniz.
Test sonucunuz BRCA için pozitif ise, test yapılacak sıradaki kişiler sizin kardeşleriniz ve/veya yetişkin çocuklarınızdır. Onların herhangi birinde test pozitif çıkarsa, o zaman onlar da kendi çocuklarına mutasyonu geçirebilirler. Onların testleri negatif ise, çocuklarına mutasyonu geçiremezler.
Çok genç çocuklarda meme kanserini önlemeye yardımcı olacak güncel hiçbir güvenli ve etkin tedavi olmadığından dolayı, 18 yaş altı çocuklara test yapılması önerilmemektedir. Ayrıca, çocuklar henüz ömür boyu kanser riskleri hakkında bilgi sahibi olmayı isteyip istemediklerine karar verebilecek olgunlukta değildir. Bugünün çocuklarının yetişkinliğe ulaşana kadar bilim adamlarının kanser gelişmeden önce anormal meme kanseri genlerini düzeltecek yeni bir tedavi bulmaları da mümkündür.


Genetik taramada hangi genlerin testi yapılıyor?

Meme kanserinde en sık saptanan gen anormallikleri BRCA1 ve BRCA2 genlerindedir. BRCA1 ve BRCA2 gen analizi kan alınarak yapılmaktadır. Anne ve babalarından kalıtımsal olarak bu mutasyonlu veya anormal değişikliğe uğramış genlerden birini veya her ikisini almış olan kadınlarda yaşam boyu meme veya yumurtalık kanseri olma riski oldukça fazladır. Normalde %10-12 olan yaşam boyu meme kanseri olma riski bu genlerden birisi anormal olduğu zaman yaklaşık %60 olmaktadır. Amerika’da bu genlerin anormal saptanma oranı %5-10’dur. Diğer kalıtımsal gen anormallikleri daha azdır. Erkeklerde bu gen anormallikleri erkek meme kanseri riskini arttırmakta, özellikle BRCA2 gen anormalliği varsa prostat kanser riski çok artmaktadır.
BRCA1 ve BRCA2 gen anormallikleri meme kanseri olgularının %10’unda tespit edilmektedir. Birçok meme kanseri hastasında aile öyküsü yoktur. Güçlü bir meme ve/veya yumurtalık kanseri aile öyküsü varsa genetik test önerilebilir.


Meme kanserine neden olan başka gen anormallikleri var mı?

BRCA1 ve BRCA2 gen anormallikleri dışındaki diğer gen anormallikleri de meme kanseri riskini arttırabilmektedir. Bu gen anormallikleri aile öykünüz ve kişisel durumunuz göz önüne alınarak test edilebilir. Son yıllarda onlarca gen anormalliğini test edebilen kitler üretilmiştir. Herhangi bir gen anormalliği varlığının mutlaka meme kanseri olunacağı anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
BRCA1 ve BRCA2 gen anormallikleri dışında en sık testleri yapılan genler ATM, p53, CHEK2, PTEN, CDH1 ve PALB2 gen testleridir. Bu genlerin anormallikleri daha nadirdir ve BRCA1 ve BRCA2 gen anormallikleri kadar meme kanseri riski oluşturmamaktadır. 


Genetik test yaptırmanın avantajları nelerdir?

Ailenizin bir üyesinde saptanmış BRCA gen anormalliği varken sizin test sonucunuz negatif ise sizin meme veya yumurtalık kanseri riskinizin düşük olduğu, toplum riski ile aynı olduğu yorumlanır. Rutin meme takiplerini yaptırmanız yeterli olacaktır. Erkeklerde de meme ve prostat kanser riski düşük olacaktır.
Test sonucunuz pozitif ise meme ve/veya yumurtalık kanseri riskini azaltabilecek veya oluşursa bu kanserlere erken tanı koyabilecek adımlar vardır:
  • Doktorunuzla görüşerek meme kanseri oluşma riskini azaltabilecek hormonal tedavi olasılığını öğreniniz. 
  • Yıllık meme takipleri yerine 6 aylık takiplere geçebilirsiniz. Mamografiye ilaveten meme ultrasonu ve/veya meme MR’ı çekilebilir. 
  • Koruyucu olarak memelerinizi ameliyatla aldırarak protez koydurabilirsiniz. Yumurtalıklarınızı da koruyucu amaçla aldırabilirsiniz.
  • Eğer meme kanseri gelişirse doktorunuz genetik durumunuzu da hesaba katarak tedavi planlaması yapacaktır.
  • BRCA gen anormalliğini bildiğinizden gerek siz gerekse de diğer aile bireyleri yaşam tarzınızı kanser riskini azaltabilecek şekilde tekrar düzenleyebilirsiniz. 
BRCA gen anormalliği olan erkeklerde prostat kanseri oluşma riski normalden fazladır. Bu bireyler bir Üroloji Uzmanının takibine girerek düzenli prostat takiplerini yaptırabilir. Ayrıca memelerinde oluşabilecek herhangi bir değişiklik veya kitle varlığında vakit kaybetmeden meme hastalıkları konusunda tecrübeli bir Genel Cerrahi Uzmanına müracaat etmelidir. 


Genetik test yaptırmanın dezavantajları nelerdir?

Genetik test yaptırmanın bazı dezavantajları da mevcuttur:
  • Genetik test sonucunuzu aldığınızda ne yapmanız veya yapmamanız gerektiği çok net değildir. Meme kanseri riskini azaltabilecek bazı ilaçlar olsa da kanseri önleyebilerek en etkili yolları halen bilmiyoruz.
  • Koruyucu olarak meme ve/veya yumurtalıkları aldırmak bu organlarla ilgili tüm hücreleri yok etmeyecektir. Kanser riski dramatik bir şekilde azalsa da geride kalan hücrelerden kanser gelişme olasılığı açısından takipler devam etmelidir.
  • Test sonucunun normal olması genlerin sağlıklı olduğunu garanti etmez. Ailede henüz tanımlanmamış olan bir gen bozukluğu bulunabilir. Ayrıca, ailesinde kanser olan bir kişi testi negatif çıksa da halen yüksek riskli olarak kabul edilmekte ve yakın takip gerekmektedir. 
  • Düzenli muayene ve taramalarla yakın takibe rağmen kanserlerin her zaman erken yakalanması mümkün olmamaktadır. En iyi takip tekniklerine rağmen bazı kişilere daha geç dönmede tanı konabilmektedir. 
  • Birçok kişide anormal test sonuçları endişe, depresyon ve öfkeyi tetikleyebilir. Anormal sonuç kesinlikle meme kanseri olunacağı anlamına gelmese de anormal geni olan birçok kişi böyle varsayacaktır. Böyle bir bilginin duygusal olarak sizi çok yıpratacağını düşünüyorsanız hastalığın nasıl önlenip tedavi edilebileceği konusunda daha fazla bilgi elde edilinceye kadar genetik test yaptırmayabilirsiniz.
  • Çocuğunuza anormal bir geni geçirdiğinizi öğrenirseniz, kendinizi suçlu ve endişeli hissedebilirsiniz. 
  • Genetik test tüm sorularınızı cevaplamayabilir. Anormal meme kanser geni olan ailelerde bu yüksek riske yardım edebilecek diğer faktörler henüz tam anlaşılamamıştır. 


Genetik test negatif ise ne yapmak gerekir? 

Şu anda uygulanan yaklaşım sınırlı bilgi ve sağduyuya dayanmaktadır. Ailenizdeki gen anormalliği sizde yoksa yaşam boyu meme kanseri olma riskiniz normal toplumda olduğu gibi %10-12’dir. Testinizin negatif olması çocuğunuza da böyle bir anormalliği geçirmeyeceğiniz anlamına gelmektedir. Ortalama bir riske sahip olduğunuz düşünüldüğünden dolayı aşağıdaki yaklaşımı uygulayabilirsiniz:
  • Aylık düzenli kendi kendine meme muayenesi ve yıllık veya 6 aylık meme hastalıkları uzmanına muayene
  • Kırk yaşına kadar yıllık ultrason ve 40 yaşından itibaren yıllık mamografi yapılması
  • Sağlıklı yaşam tarzı (az yağ, dengeli beslenme, düzenli egzersizler, kilo kontrolü, alkol alımının en az düzeye indirilmesi). Bu stratejiler kendinizi daha iyi hissetmenizi ve sağlığınızın iyi olmasını sağlayacak, muhtemelen meme kanseri riskini de azaltacaktır.
Sizin ve diğer aile üyelerinin test sonuçları negatif olmasına rağmen 50 yaşından küçük birkaç kişide meme kanseri varsa, ailenizde henüz tanımlanmamış bir genetik anormallik olabilir. 


Genetik test pozitif ise ne yapmak gerekir?

BRCA1 veya BRCA2 testiniz pozitif ve daha önce meme kanseri olmadıysanız artık ortalamadan çok daha yüksek bir meme kanseri riski taşıdığınızı bilmeniz gereklidir. BRCA1 veya BRCA2 genleri için tüm yaşam boyu risk %45-85 arasındadır (gen anormalliği olmayan bir kadından 3-7 kat daha yüksek). Yaşam boyu yumurtalık kanseri riskiniz %16-60’dır (toplum ortalaması %2). Erkeklerde, özellikle BRCA2 anormalliği önemli olup yaşam boyu meme kanseri riski %7’dir. Ayrıca prostat kanseri riski de artmaktadır. Hem kadın hem de erkekler için bu gen anormalliğini çocuklarına geçirme olasılığı %50’dir.


Genetik test pozitif ise meme kanseri riski nasıl azaltılabilir? 

Daha önce meme kanseriniz olsun ya da olmasın, BRCA gen anormalliğiniz varsa çok daha fazla meme ve yumurtalık kanseri olma olasılığınız vardır. Riskleri azaltmak için bazı öneriler mevcuttur:
  • Önleyici veya koruyucu amaçla her iki memenin aldırılması riski %90 azaltmaktadır. Bir memede kanser saptandığında diğer memede kanser olma riski her yıl için %3 artmaktadır (örneğin 3 yıl sonra %9). Bu oran BRCA1 veya BRCA2 gen anormalliği olmayan bireylerde her yıl için %1’dir. 
  • Önleyici veya koruyucu amaçla her iki yumurtalığın aldırılması menopoz öncesi yaptırılırsa, östrojenin ana kaynağı ortadan kalkacağı için meme kanseri riskini azaltabilir. Yumurtalık kanseri riski de azalacaktır. Yumurtalıkların çıkartılması BRCA1 gen anormalliği olanlarda yumurtalık kanseri riskini belirgin olarak azaltırken meme kanseri riskine çok etkili olmamaktadır. Diğer yandan BRCA2 gen anormalliği olanlarda yumurtalıkları çıkartılması meme kanseri riskini azaltırken yumurtalık kanseri riskine etkisi olmamaktadır. Doktorunuz bu kararları alabilmenizde sizlere yardımcı olacaktır. Cerrahi ancak siz artık çocuk sahibi olmama kararı verdiğinizde uygulanabilir. 
  • Tamoksifen, östrojen hormonunun meme dokusu üzerindeki etkilerini önleyen bir hormonal tedavidir. Meme kanser riski yüksek kabul edilen kişilerde %45-50 risk azalması sağlamaktadır. Bu etki BRCA2 gen anormalliği olanlarda en büyüktür. Bir çalışmada yaşı 35 ve üzeri BRCA2 gen anormalliği olan kadınlarda tamoksifen %62 risk azalması sağlarken BRCA1 gen anormalliği olan kadınlarda belirgin bir azalma olmamıştır. 


Meme kanserine erken tanı konabilmesi için ne yapmak gerekir? 

Önleyici cerrahi veya ilaç tedavisi dışında kanser gelişirse erken tanı koymak için daha sık tarama yapılması da bir seçenektir. Doktorunuz bu tarama programının oluşturulmasında size yardımcı olacaktır:
  • Meme kanseri tanısı konmuş en genç aile bireyinin tanı yaşından 10 yıl önce ve 25 yaşında başlayarak her yıl mamografi (tercihen dijital veya tomosentez) tarama. Meme MR da tercih edilebilir.
  • Yumurtalık kanseri aile öyküsü varsa 25 yaşından itibaren yıllık jinekolojik tarama.
  • Aylık kendi kendine meme muayenesi ve 6 ayda bir klinik doktor muayenesi.
  • Sağlıklı yaşam tarzı (az yağ, dengeli beslenme, düzenli egzersizler, kilo kontrolü, alkol alımının en az düzeye indirilmesi).


Genetik test sonucu belirsizse ne yapmak gerekir?

Bazen test sonucunuz yüksek kanser riskiniz olup olmadığı konusunda yeterli bilgi vermeyebilir. Bu durum şu şekillerde karşınıza çıkabilir:
Bilgilendirici olmayan veya sonuçsuz: Sizin ve diğer aile üyelerinin test sonuçları negatif olmasına rağmen 50 yaşından küçük birkaç kişide meme kanseri varsa, ailenizde henüz tanımlanmamış bir genetik anormallik olabilir. Aynı durum sizin sonuçlarınızın negatif olup kanser testi yapılmış bir aile üyesi bulunmadığı durumlar için de geçerlidir. 
  • Önemi belirsiz biçim: Bazen BRCA1 veya BRCA2 genlerinde sıra dışı bir değişiklik veya biçim saptanabilir. Fakat bu değişikliğin kanser riskini arttırdığı kesin değildir. Kanser riski ile birlikte olup olmadığını anlamak için daha fazla aile bireyine test yapılması gerekebilir. Ayrıca, sizde bulunan gen değişikliği ile ilgili gelişmeleri öğrenebilmek için genetik danışmanınızla irtibat halinde olabilirsiniz.
  • Yukarıdaki her iki durumda da gen testi sonucunuzun kesin olmaması gerek sizde gerekse de ailenizdeki bireylerde endişeye neden olabilir. Doktorunuz ve genetik danışmanınızla bundan sonra nasıl hareket edeceğiniz konusunda ilişkiye geçebilirsiniz. Aile öykünüze göre halen yüksek risk grubu olduğunuz düşünülüyorsa diğer yüksek risk grubu hastalar gibi takip edilebilirsiniz:
  • Meme kanseri tanısı konmuş en genç aile bireyinin tanı yaşından 10 yıl önce ve 25 yaşında başlayarak her yıl mamografi (tercihen dijital veya tomosentez) tarama. Meme MR da tercih edilebilir.
  • Yumurtalık kanseri aile öyküsü varsa 25 yaşından itibaren yıllık jinekolojik tarama.
  • Aylık kendi kendine meme muayenesi ve 6 ayda bir klinik doktor muayenesi.
  • Sağlıklı yaşam tarzı (az yağ, dengeli beslenme, düzenli egzersizler, kilo kontrolü, alkol alımının en az düzeye indirilmesi).
  • Önleyici veya koruyucu cerrahi seçeneklerinin düşünülmesi.
ATM, p53, CHEK2, PTEN, CDH1, PALB2 ve diğer gen anormallikleri için test yaptırmak gerekir mi? 
Doktorunuz veya genetik danışmanınız kişisel veya aile öykünüze göre size BRCA1 ve BRCA2 genleri dışındaki gen anormallikleri için test yaptırmanızı önerebilir. Bu testler için de sadece kan alınmaktadır. 


Risk analizi dışında yapılan başka gen testleri de var mı?

Tek tek gen analizi yerine bir grup genin aktivitesini ölçmek için yapılan testlere genomik tahlil denmektedir. Bu testlerin amacı meme kanserinin tekrarlama riskini öngörebilmektir. Bu bize tedaviyi planlamada, örneğin kemoterapi verip vermeyeceğimizi belirlemede yardımcı olmaktadır. Bu tahlilde meme kanseri dokusu kullanılmaktadır. 
Genom tahlilinde kullanılan bazı testler; Oncotype DX, MammaPrint, ProSigna ve Mammostrat’dır. Bu genom tahlilleri ile erken dönem kanser yineleme riski ve hastanın kemoterapiden fayda görüp görmeyeceği belirlenir. 
Bu testler her hastaya önerilmez. Bu testleri önerilebilmesi için kanserlerinin erken evre ve hormon reseptörü pozitif olması gerekmektedir. Bu testler normal patoloji değerlendirmeleri sırasında veya sonrasında yapılabilir. 


Liv Hospital'da risk önleme programında neler yapılıyor?

Meme kanseri genetik risk değerlendirmesi için hastanemize müracaat eden kişilere meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış Genel Cerrahi Uzmanları tarafından öncelikle bir fizik muayene yapılmakta ve kişinin meme kanseri riski ile ilgili tüm parametreleri değerlendirilmektedir. Daha sonra hastalar gerekli radyolojik tetkikleri için meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış bir Radyoloji Uzmanına yönlendirilmektedir. Hastanın yakınmalarına göre gerekirse kan tetkikleri de yapılabilmektedir. Radyolojik sonuçları takiben hasta gerekirse ileri tetkiklere yönlendirilmekte, eğer ileri tetkik gerekmiyorsa gerekli tedavisi düzenlenmektedir. 
Bu işlemleri takiben eğer kişinin genetik risk taşıyabileceği değerlendiriliyorsa kendisine genetik test önerilmektedir. Bu amaçla bir tüpe kan alınmaktadır. Genetik testlerimiz Amerika Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Meme Merkezi’ne gönderilerek yapılmaktadır. BRCA1 ve BRCA2 genleri dahil toplam 83 adet ayrı genin analizi yapılmaktadır. Test ve genetik değerlendirme sonuçları 2 hafta içinde elimize ulaşmaktadır.
Genom tahlilleri ise doktorunuzun önerisi ve sizin de kabulünüz halinde tercih edilen genom testi cinsine göre Amerika veya Avrupa’ya gönderilmekte, sonuçlar yine tercih edilen test cinsine göre 1-3 hafta içinde gelmektedir. Doku örneğiniz testi yapacak firma tarafından Patoloji Laboratuvarı’ndan bizzat alınmaktadır.


Hangi hekim ve kliniklerle iş birliği içinde çalışılıyor?

Meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış Genel Cerrahi Uzmanları ile Genetik, Radyoloji, Tıbbi Onkoloji ve Patoloji Uzmanları iş birliği içinde çalışmaktadır.


 

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde