Meme Kanseri Tedavisi

Son yıllarda meme kanserine karşı hayat kurtarıcı tedavi gelişmelerindeki büyük artış umut ve heyecan vericidir. Günümüzde bir-iki tedavi seçeneği yerine her bir meme kanseri türüyle mücadele edebilecek birçok tedavi seçeneği söz konusudur. Cerrahi, daha sonra belki radyoterapi (ışın tedavisi), hormonal tedavi ve/veya kemoterapi tedavi seçenekleri mevcuttur. 


Tedavi planlaması nasıl yapılıyor?

Meme kanseri tanısından sonra, patoloji raporunuzun sonucuna göre doktorunuz sizinle birlikte mevcut durumunuza özgün bir tedavi planı yapacaktır. Tedavi planınınız farklı yollarla kanser hücrelerini hedeflemeyi ve ileri dönemde meme kanserinin tekrarlama riskini azaltmayı amaçlayan bir veya daha fazla özgün tedavi yönteminden oluşacaktır. Doktorunuzla birlikte genel tıbbi durumunuz ve kişisel karar alma tarzınız da dikkate alınarak size özgü benzersiz durumunuzla ilgili tedavi kararlarını alacaksınız. Dönem dönem kararlarınızı tekrar gözden geçirmeniz gerekebilir. Bu konuda sizinle ilgilenen tıbbi ekip size yardımcı olacaktır.


Neden birçok faklı tip meme kanseri tedavisi var?

Başarılı meme kanseri tedavisi, kanserden kurtulmak veya uzun bir süre kanseri kontrol altında tutmak anlamına gelmektedir. Ancak, meme kanseri birçok farklı tip kanser hücrelerinden meydana geldiğinden dolayı, bu hücrelerden kurtulmak da farklı tipte tedaviler gerektirebilir. 

Tedavi planınız aşağıdaki tedavi türlerinin bir kombinasyonunu içerebilir:
•    Cerrahi
•    Radyoterapi (ışın tedavisi)
•    Komoterapi
•    Hormonal tedavi (östrojen karşıtı tedavi)
•    Hedefe dönük tedaviler (biyolojik tedaviler)

Meme kanserini tedavi etmek için bireysel tedavinizi düzenlemek dikkatli bir planlama gerektirir. İdeal tedavi planı kanser gelişimine, büyümesine ve vücudun diğer bölgelerine yayılmasına sebep olabilen hücre içindeki tüm elemanlara karşı oluşturulur. 


Neden her kanser birbirinden farklı oluyor?

Hücreler, insan, hayvan veya bitki ayrımı olmaksızın yaşayan her canlının yapı taşlarıdır. Bir hücreye ne yapacağı talimatı hücre merkezinde bulunan genler tarafından verilir. Bu genler DNA’dan yapılmıştır. DNA zamanla değişebilir veya hasara uğrayabilir. DNA’daki değişikliklerin bazıları zararsızken bazıları hastalığa yol açabilir. Kanser hücreleri, DNA’daki değişiklikler hücrelere daha hızlı çoğalmalarını ve olması gerekenden farklı davranmalarını söylediği zaman oluşmaya başlar. Bu kanser hücreleri çoğalarak bir tümör oluşturmaya başlayınca, değişmeye ve birbirinden çok daha farklı hale gelmeye başlar. 

Bir kanser büyüdükçe aynı kanser içinde yeni ve farklı tipte meme kanser hücreleri oluşur. Bu farklı hücrelerin karışımı zamanla çok daha karmaşık hale gelmeye başlar. Her kanser hücresi aynı orijinal “ana” hücre ile ilişkili olsa da kanseri yapan tüm hücreler aynı değildir. Bir kanserin farklı tipte hücrelerden oluşmasına “tümör heterojenitesi (farklılığı)” denir. 

Zamanla meme kanser tümörü bir santimetre olduğunda, bu kitleyi birbirinden çok farklı milyonlarca hücre oluşturmaktadır. Her bir kanserin, hücrelerindeki DNA’dan kaynaklanan kendi genetik kimliği (parmak izi) vardır. Yani, aynı yaş, boy, ağırlık ve ırktan olup tıbbi öyküleri benzer olan meme kanserli iki kişide hemen daima iki çok farklı kanser vardır. Kanserlerin tek ortak noktası bir meme dokusu hücresinden başlamış olmasıdır. 


Farklı kanser hücrelerinin tedavisi farklı mı yapılıyor? 

Kanser hücrelerinin farklı olması (tümör heterojenitesi), patoloji raporunuzun, kan ve diğer test sonuçlarınızın neden çok karmaşık olabileceğinin ve meme kanseri için neden bu kadar farklı tedaviler olduğunun sebebidir. Kanser hücreleri birbirinden çok farklı olabildikleri için bir hücreyi öldürebilen tedavi diğerine hiç etkili olmayabilir. 

En iyi genel tedavi her bir uzmanlık alanından en iyi şekilde yararlanılmasını gerektirir. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonal tedavi ve hedefe dönük biyolojik tedavilerin hepsi kendi başına farklı çalışır ve birlikte uygulandıkları zaman daha etkili olabilirler. 

Kanseri tedavi etmek için yüzden fazla ilaç onaylanmıştır ve çok daha fazlası geliştirilmektedir. Bazı tedaviler kanser hücrelerinde özellikle sadece bir geni veya proteini hedef almaya tasarlanmış şekilde çok özeldir. Bu hedefe dönük tedavi çok işe yarasa da kansere karşı genel savaşın sadece bir parçasıdır. Kanser hücrelerindeki diğer hedeflerle savaşacak başka tedavilere ihtiyaç vardır. Her bir tedavi kanserden tamamen kurtulma çabasında kendi üzerine düşeni yapar. Bu durum, bazı tedavilerin neden diğer tedavilerle birlikte veya diğer tedavilerden önce ya da sonra verilmesinin en iyi sonucu verdiğinin de cevabıdır.

Kanser hücrelerindeki farklılıklar meme kanseri olan iki kişinin neden tamamen farklı tedaviler alabileceğinin sebebidir. Muayene veya tedavi öncesi bekleme salonunda diğer hastalarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumlarda tanı ve tedavi öykülerinin paylaşılması oldukça yaygındır. Her bir kanserin farklı bir yapısı ve farklı bir tedavi planı olabileceğini lütfen unutmayınız. Başka bir kişi ile konuşurken onun durumunun sizinkine ne kadar benzediğini veya farklı olduğunu bilmek güçtür. Bu nedenle başka birisine yapılan tedaviye göre kendi tedaviniz hakkında yorum yapmak doğru olmayacaktır. Ona faydalı olan tedavi size faydalı olandan farklı olabilir. 


Tümör direnci nedir? 

Bir tümörde zaman içinde tedaviye direnç gelişmesi mümkündür. Bu, kanser hücrelerinin tedaviye karşı hayatta kalmanın çözümünü buldukları zamandır. Bu durum çeşitli tedavilerin nasıl öldüreceklerini bildikleri hücreleri öldürdüğü, fakat her kanser hücresine karşı bunu başaramadığı zaman ortaya çıkmaktadır. Daha önceki tedavilerin öldürücü etkilerinden kaçan hücrelere kansere dirençli hücreler denir. Bunlar önceki tedaviden sağ kurtulur ve büyümeye devam eder. Bu durum hastalık tekrarının (nüks) nasıl olabildiğini de göstermektedir. 

Bu dirençli hücrelerden kurtulmak için daha önce almış olduğunuz tedavilerden farklı çalışan yeni tedavi şekillerine ihtiyacınız vardır. Bazen ikinci bir tedavi kürü artık tüm kanser hücrelerini yok edebilir. Fakat bu durumlarda ilave tedavi kürleri gerekir.


Meme kanseri tedavisinde ne tür cerrahi seçenekler bulunuyor? 

Cerrahi, meme kanserine karşı genellikle ilk saldırı hattıdır. Cerrahi konusundaki kararlar birçok faktöre bağlıdır. Doktorunuzla birlikte kanserin evresi, kanserin biyolojik özelliği ve uzun vadeli gönül rahatlığınız açısından neyin sizce kabul edilebilir olduğuna göre size en uygun cerrahinin türünü saptayacaksınız.

Cerrahi seçenekler şöyle özetlenebilir:


Lumpektomi:

Meme koruyucu cerrahi olarak da bilinir. Sadece tümör ve çevresinden bir miktar sağlam doku çıkartılmaktadır.


Mastektomi:

Meme dokusunun hepsinin çıkartılmasıdır. Meme dokusu üzerindeki cilt ve meme başı ile birlikte çıkartılabildiği gibi, bazı olgularda cilt ve meme başı çıkartılmadan korunabilmektedir. Cilt ve meme başının korunduğu durumlarda meme dokusunun yerine mutlaka bir protez konması gerekmektedir. 


Lenf bezi çıkartılması:

Koltuk altı lenf bezi çıkartılması da denmektedir. Biyopsi ile meme kanserinin koltuk altı lenflerine yayıldığı gösterildiyse lumpektomi ve mastektomi sırasında uygulanabilir. Bazı kişilere daha az girişim gerektiren “nöbetçi lenf bezi çıkartılması” işlemi uygulanır.


Meme rekonstrüksiyonu:

Mastektomiden ve bazen lumpektomiden sonra memenin tekrar oluşturulmasıdır. Rekonstrüksiyon kanserin çıkartıldığı cerrahi sırasında yapılabileceği gibi aylar yıllar sonra da yapılabilir. Bazı hastalar rekonstrüksiyonu tercih etmeyebilir veya yerine bir sütyen protezi tercih edebilirler. 


Koruyucu (profilaktik) mastektomi:

Meme kanser riski yüksek olan kişilerde riski azaltmak için meme dokusunun koruma amaçlı çıkartılmasıdır.


Koruyucu yumurtalıkların çıkartılması:

Vücuttaki östrojen miktarını azaltmak için uygulanan koruyucu cerrahidir. Ameliyatla yumurtalılar koruyucu amaçla çıkartılır. Östrojenin meme kanseri gelişimini uyarmasını zorlaştırmak amaçlanmaktadır.


Ameliyata karar verildiğinde nasıl bir hazırlık yapılması gerekiyor?

Özgeçmiş: Doktorunuzla birlikte ameliyat planlanırken tıbbi özgeçmişiniz sorgulanacaktır. Ameliyat sırasında güvende olmanız için özgeçmişinizin bilinmesi önemlidir. Önemsiz olduğunu düşünseniz veya söylemeye utansanız da herhangi bir bilgiyi gizlememek gerekir. Her şeyi söyleyiniz. Ne tür ameliyat olacaksanız olun doktorunuzu şu konularda bilgilendirmelisiniz:

•    Geçmişte herhangi bir işlem veya ilaca (alerji dahil) reaksiyon öyküsü
•    Halen kullanmakta olduğunuz veya kısa bir süre önce bıraktığınız reçeteli veya reçetesiz her türlü ilaç
•    Kullandığınız herhangi bir vitamin veya bitkisel destek hapı

Doktorunuz ameliyattan en az bir hafta önce varsa kullandığınız aspirin ve benzeri ilaçları (ibuprofen, diklofenak, vb) kesmenizi söyleyecektir. Kullandığınız bazı ilaçlar vücudunuzun cerrahiye bağlı strese karşı koyabilme ve sonradan iyileşme yeteneğini olumsuz etkileyebilir.

Ameliyat öncesi tetkikler: Vücudunuzun planlanan ameliyat ve anesteziyi kaldıracağından emin olmak için ameliyattan birkaç gün önce tetkikler yapılması gerekir. Hepsinin yapılmasına her hastada ihtiyaç olmasa da en sık yapılan tetkikler şunlardır:

•    Düz akciğer filmi ve EKG (akciğer ve kalbinizde sorun olmadığını gösterir)
•    Kan testleri (kan hücreleri, karaciğer ve böbrek fonksiyonu, kanama ve enfeksiyon riskiniz değerlendirilir)
•    İdrar testi (böbrek fonksiyonu ve enfeksiyon varlığını değerlendirir)
•    Diğer testler (bulaşıcı hastalık varlığını teyit için yapılan testler, gerekirse radyolojik tetkikler)
•    Konsültasyonlar (şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalığı veya ameliyatı etkileyebilecek diğer durumların varlığında gerekli kliniklerden alınır)

Ameliyat ve aybaşı adeti: Ameliyat tarihi ve adet tarihinin çakışmasının cerrahi başarıyı etkileyip etkilemeyeceği halen şüphe ile karşılanmaktadır. Meme cerrahisi açısından ciddi bir sakınca bulunmamakla birlikte bu konuyu doktorunuzla konuşabilirsiniz. 

Ameliyat öncesi açlık: Ameliyat gününden bir gün önce gece yarısından sonra bir şey yiyip içmeyiniz. Bu tedbir dolu midedeki gıdaların anestezi sırasında kusma ile akciğerlerinize kaçmasını engelleyecektir. Kusmuğun akciğerlere kaçması nadirdir, ancak çok ciddi problemlere sebep olabilir. Bu nedenle gece yarısından sonra herhangi bir şey yenmemesi ve içilmemesi önemlidir. Herhangi bir kronik hastalık nedeniyle sürekli ilaç kullanıyorsanız doktorunuz veya anestezistiniz (narkoz doktorunuz) size ameliyat öncesi ilaçlarınızı ne zaman ve nasıl alacağınızı söyleyecektir (örneğin; sabah uyandığınızda çok az su ile ilaçlarınızı yutunuz, gibi). Bu durumu siz de doktorunuza hatırlatarak sorabilirsiniz. 


Ameliyat için hastaneye geldiğinde neler yapılıyor? 

Refakatçi: Ameliyat günü yanınızda bir refakatçi bulunması iyi olur. Refakatçiniz gerek yatış sırasında gerekse de ameliyat sonrası dönemde hem sizlere yardımcı olabilecek hem de doktorunuz ve sağlık personeli ile iletişiminizi sağlabilecektir. Evinize taburcu olduğunuzda da refakatçiniz evinize dönüşünüze yardımcı olabilecektir. Günübirlik cerrahi veya poliklinik işlemleri için de bir refakatçinin bulunması işlem sonrası eve dönüş sürecinde size yardımcı olacaktır. Çok güçlü ve özgür bir kişi olsanız bile ne tür cerrahi veya işlem uygulanacağına bakmaksızın yanınızda olacak birini bulunuz. Hastaneye başvuru süreci bile bunaltıcı olabilir. Aynı gün eve dönmek zor olabilir. Cerrahi veya işlem sırasında verilen ilaçlar tamamen vücudunuzdan atılmamıştır ve tek başına etrafta dolaşmanızı zorlaştırır. 

Bilgilendirilmiş onam: Ameliyat öncesi hastaneye yattığınızda veya günübirlik işlem için müracaat ettiğinizde yapılacak ameliyat/işlem ile ilgili size onam formu imzalatılacaktır. Bu, uygulanacak ameliyatı/işlemi kabul ettiğinizi, neler yapılacağını tam olarak anladığınızı ve ameliyatın/işlemin risklerini kabul ettiğiniz anlamına gelmektedir. Onam formunu kendinizi halsiz hissetmenize sebep olabilecek herhangi bir anestezi işleminden ve ameliyattan yeterince uzun bir zaman önce isteyiniz ki okumaya ve anlamaya yeterli zamanınız olsun. Bilgilendirilmiş onam formu şunları teyit etmek için tasarlanmıştır:

•    Doktorunuz size tam olarak ne yapmayı planladığını söylemiş
•    Alternatif tedavi seçeneklerinin farkındasınız
•    Ameliyat planını ve beraberindeki riskleri anlamışsınız

Doktorunuza ne kadar saygı duysanız da formu dikkatlice okuyunuz. İmzaladığınız bir onam formunun sadece daha önce doktorunuzla birlikte konuşup karar verdiğiniz işlem için olduğundan emin olunuz.

Anestezi (narkoz): Ameliyattan önce muhtemelen anestezi doktorunuzla bir araya gelerek tıbbi özgeçmişiniz, olası alerjileriniz ve ameliyatta alacağınız anestezi konusunda görüşeceksiniz. Lumpektomi veya biyopsi gibi meme ameliyatlarının bazıları kısa sürdüğünden dolayı sakinleştirici ile sınırlı uyuşturma veya maske ile derin olmayan uyutma yöntemleri tercih edilebilir. Mastektomi, koltuk altı lenflerinin çıkartılması ve meme rekonstrüksiyonu gibi uzun işlemler derin genel anestezi gerektirir. 

Hastaneye yatışınız yapıldıktan sonra hemşire tarafından tercihen ameliyat olmayacak taraftaki kolunuzdan bir damar yolu açılacaktır. Üzerinizdeki giysiler çıkartılarak size tek kullanımlık özel ameliyat kıyafetleri, bacaklarınıza basınç çorapları giydirilecektir. Ameliyathaneye zamanı geldiğinde yatağınızla beraber (nadiren özel bir sedye ile) indirileceksiniz. Ameliyathane kapısına geldiğinizde kimlik bilgilerinizin teyit edilmesini takiben kolunuzdaki damar yolundan bir sakinleştirici yapılacaktır. Sakinleştirici yapıldıktan sonra kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Doktorunuz ve diğer görevli ameliyathane personeli ile iletişiminiz devam etse de bunları sonradan hatırlamayabilirsiniz. 

Ameliyat masasına yatırıldıktan sonra, özellikle daha önce ameliyat olmadıysanız, gördükleriniz size çok ilginç ve değişik gelebilir. Daha önce hiç görmediğiniz insanlar görecek, ameliyat ve donanım hazırlıklarına bağlı bazı gürültüler ve konuşmalar duyacaksınız. Cerrahınız ve diğer ameliyathane personeli uyumadan önce size merhaba diyecek ve size son dakika güvencesi verecek. Üşürseniz çekinmeden üzerinizin örtülmesini isteyiniz. Etrafınızda gördüğünüz cihazların çoğu ameliyat sırasında cerrahi ekibin sizi daha dikkatli takip edebilmesi içindir. Kolunuza tansiyon aletinin manşonu takip için takılır, bir elektrokardiyografi cihazı kalp hızınızı izler, bir parmak klipsi kan oksijen seviyenizi ölçer.

Genel anestezi almanız planlandıysa; maske ile oksijen koklatılarak kolunuzdaki damardan yavaşça sizi uyutacak ilaç verilecektir. Bu damar yolundan ameliyat sırasındaki diğer ilaçlar ve sıvılar da verilecektir. Tek bir damar yolunun yeterli olmadığı veya tıkandığı durumlarda ikinci bir damar yolu açılabilir. İlk uyku halinden sonra akciğerlerinizin havalanması için boğazınıza bir solunum tüpü yakılacak ve anestezinin devamı buradan verilecek gazların da katkısıyla devam edecektir. Ameliyat süresince tüm yaşamsal fonksiyonlarınız (kalp hızı, kan basıncı, oksijen yoğunluğu, vb.) yakından takip edilerek sistemlerinizin normal çalıştığı sürekli değerlendirilecektir. Uzun sürebilecek (birkaç saatten fazla) ameliyatlarda pıhtılaşma riskini önlemek için pompalı aktif basınç çorapları giydirilir. Varsa ameliyat bölgesindeki kıllar tıraş edilir. Ameliyat başlamadan hemen önce ameliyat bölgesi antiseptik solüsyonlarla temizlenir ve ameliyat bölgesi dışındaki alanlar steril örtülerle kapatılır.


Ameliyat bittikten sonra neler yapılıyor?

Derlenme (ayılma) odası: Genel anestezi ile ameliyat olduysanız uyandırıldıktan sonra ameliyat olan diğer hastaların da bulunduğu ayılma odasına alınacaksınız. Ayılma odasındaki personel sizin yaşamsal bulgularınızı (kan basıncı, kalp hızı, oksijen oranı) kontrol eder ve siz tamamen ayılıp stabil olana kadar bekler. Ağrınız varsa tam da söyleyecek zamandır. Ayılma odası personeli doktorunuzun tertiplediği ağrı kesicileri yapacaktır. Ameliyat sonrası üşüyebilirsiniz. Bu anesteziden ayılmanın normal bir sürecidir. Fazladan bir battaniye isteyebilirsiniz. 

Hastanede kalış: Koltuk altı lenflerinin çıkartılmadığı ameliyatlar (lumpektomi, memeden kitle çıkartılması, biyopsi) genellikle günübirlik yapıldığı için aynı gün evinize gönderilebilirsiniz. Mastektomi ve koltuk altı lenfleri ile birlikte yapılan lumpektomi daha büyük ameliyatlar olduğu için hastanede kalış gerektirir. 

Ameliyat sonrası yürüyüş: Ameliyat sonrası kalkıp yürümek iyileşmenizi hızlandıracak ve ameliyata bağlı olarak gelişebilecek istenmeyen yan etkileri önleyecektir. Bu nedenle doktorunuzun talimatları doğrultusunda hemşireniz odanıza alındıktan birkaç saat sonra sizi kaldırıp yürütecektir. Ertesi sabah sertliği önlemek için kol egzersizleriniz başlayacaktır. Lumpektomiden birkaç gün, mastektomiden bir hafta sonra normal aktivitelerinize dönebileceksiniz. 

Ameliyat sonrası ağızdan gıda alımı: Geçirmiş olduğunuz ameliyatın süresi ve bölgesine bağlı olarak, meme ameliyatlarından genellikle 2-4 saat sonra ağızdan sıvı ve yumuşak gıda alımı başlar. Sorun yaşanmazsa bir sonraki öğün normal gıdaya geçilir.


Ameliyat sonrası patoloji sonucu ne zaman çıkıyor? 

Patoloji raporunuz, geçirmiş olduğunuz ameliyatın büyüklüğü ve bazen de yapılabilecek ilave boyamalar da hesaba katıldığında, genellikle 3-7 gün içinde hazır olacaktır. Bu bekleme süreci sizin için fazla stresli olabilir. Raporunuz geldiği zaman doktorunuz sizi arayarak bilgilendirilecektir. Bir haftayı aşan bekleme sürelerinde doktorunuzu arayarak patoloji raporunuzun akıbetini sorgulayabilirsiniz. Ek boyama ve tetkikler yapılması gereken patoloji çalışmalarının raporları parça parça farklı zamanlarda gelebilir. 

Patoloji raporunuz geldikten sonra doktorunuzla bir sonraki aşamada ne yapacağınızı veya hangi tedavileri almanız gerektiğini konuşabilirsiniz. Ayrıca doktorunuz ameliyat sonrası patoloji raporunuz ile birlikte durumunuzu diğer bölüm doktorları ile birlikte Tümör Konseyinde tartışarak konseyin önerisini de size iletecektir. 


Meme ameliyatının riskleri var mı? 

Meme kanseri cerrahisinde kullanılan teknikler son yıllarda dramatik olarak değişmiştir. Fakat basit bir cilt biyopsisinden açık kalp ameliyatına kadar her tür cerrahi bazı riskler içerir. Aşağıda meme cerrahisi sırasında karşılaşılabilecek bazı riskler ve komplikasyonlar yer almaktadır:

Yara iltihabı (enfeksiyonu): Ameliyat sonrası ortaya çıkabilir ve genellikle antibiyotik ile tedavi edilir. Nadiren drenaj/tahliye gerekebilir.

Yara yeri sorunları: Sık değildir. Yarada kan birikmesine hematom, sıvı birikmesine seroma adı verilir. Her ikisi de bazen kendiliğinden gerilese de genellikle cerrahi drenaj/boşaltma ile tedavi edilirler. 

Aşırı kanama: Ameliyat sırasında veya sonrasında olabilir. Nadirdir. Çift taraflı mastektomi veya rekonstrüksiyon gibi daha büyük ameliyatlar planlanacaksa kan rezerve etmekte fayda vardır.

Solunum ve kalp sorunları: Genel anestezi uygulanan durumlarda karşılaşılabilir. Anesteziye reaksiyon şeklindedir. Çok nadiren ciddi sonuçları olur.

Lenfödem: Koldaki lenf sıvısının tahliyesindeki sorunlara bağlı olarak kolda oluşan şişmedir. Koltuk altı lenflerinin hepsinin çıkartılması ve radyoterapi bu riski arttırır. 


Meme kanseri cerrahisi ile ilgili bazı söylentiler söz konusu mudur?

Meme kanseri cerrahisi ile ilgili gerçekten de birçok asılsız söylenti söz konusudur. Bu söylentiler olmaksızın bile bu hastalıkla baş etmek güçlük arz ederken bu tip asılsız söylentilerin var olan en iyi tedavi seçeneğinin önünü tıkamasının engellenmesi önemlidir. Aşağıda bu asılsız söylentilerin bazıları yer almaktadır:

Ameliyat kanserin açılarak yayılmasına sebep olmaktadır: Yanlış. Cerrahi yapıldığı zaman sonuç kanser gelmektedir. Daha sonra yapılan tetkiklerde vücudun başka yerlerinde de kanser olduğu saptanırsa hasta hemen ameliyat sırasındaki cerrahinin kanser hücrelerini etrafa saçtığını, onların da vücudun başka yerlerine yayıldığını düşünmektedir. Halbuki bu yayılımın sebebi şu durumlardan birisi olabilir:

•    Cerrahi öncesi kanser zaten vücudun diğer bölgelerine yayılmıştır.
•    Yeni bir kanser gelişmiştir.
•    Cerrahi sonrası kalmış kanser hücreleri vardır.
•    Cerrah tümörü çıkartırken kanser hücreleri açık bir damarın içine girmiş olabilir. 

Radyoterapi, kemoterapi, hormonal tedavi veya hedefe dönük tedaviler gibi yardımcı tedaviler ameliyat sonrası geride kalan kanser hücrelerinin yok edilmesine yardım edebilir. 

Mastektomi, lumpektomi ile birlikte radyoterapiden (ışın tedavisi) daha güvenlidir: Mutlaka doğru değil. Bir memesinde 4 cm’den daha küçük tümörü olup ameliyatta sağlam kenarları ile birlikte çıkartıldığında lumpektomi + radyoterapi, mastektomi kadar etkili bulunmuştur. 

Güçlü bir ailesel meme kanseri öykünüz varsa lumpektomi + radyoterapi size uygun değildir: Yanlış. Ailenizde meme kanseri olması sizin kanserinizi otomatikman diğer hastalara göre daha fazla tehditkâr bir hale getirmez. Meme koruyucu cerrahinin sizin için bir seçenek olmayacağı anlamına gelmez. Doktorunuzla birlikte hangi tip cerrahinin sizin için daha uygun olduğuna kanserin evresi, biyolojik özellikleri ve sizin tümörün tekrarlaması veya memede yeni bir tümör başlamasına karşı ne kadar duyarlı olduğunuz gibi faktörlere göre karar vereceksiniz. 

Koltuk altı lenf bezleriniz çıkartılırsa yaşamınızın geri kalanında kolunuz şişecek: Yanlış. Lenf bezi cerrahisi, lenfödem adı verilen kalıcı rahatsızlık, uyuşma ve şişme gibi arzu edilmeyen yan etkilere sebep olabilir. Bu durum olguların sadece %5-10’unda ortaya çıkmaktadır. Koltuk altındaki lenf bezlerinin hepsi çıkartılır ve buna bir de ameliyat bölgesine radyoterapi (ışın tedavisi) ilave edilir, ayrıca kemoterapi de yapılırsa lenfödem riski %25’e ulaşabilmektedir. Etkilenen kolun uygun kullanımı ve tedavisi ile birlikte fizik tedavi lenfödem tedavisine yardımcı olabilir ve şiddetini azaltır.


Ameliyat korkusu ile nasıl başa çıkılabilir?

Özellikle daha önce ameliyat geçirmediyseniz veya hastanede fazla zaman geçirmediyseniz ameliyatınız konusunda tedirginlik yaşamanız son derece normaldir. Korkularınızı durumunuzu bilen doktorunuz, hemşireniz ya da doktorunuzun önereceği danışman ile konuşunuz.

Birçok kişi neyi anlamadığı veya neyi bilmediği konusunda kaygılar taşımaktadır. Doktorunuza korkularınızla ilgili ne kadar çok şey sorarsanız o da sizi rahatlatabilmek için gerekli açıklamaları yapabilir. Bir hastanın özellikle nelerden korktuğunu bilmek doktora çözüm üretebilme konusunda yardımcı olabilecektir. Örneğin; kolunuzda iğne ile damar yolu açılmasından korktuğunuzu söylerseniz, doktorunuz sizi rahatlamak için sakinleştirici verebilir, kolunuzu lokal anestetik ile uyuşturabilir veya yanınıza destek için bir hemşire bile verebilir. Sizi neyin korkuttuğunu söylerseniz genellikle size yardımcı olabilecek formül bulunabilir. Kısa süreli işlemlerde işlemin çok kısa bir sürede biteceğinin hastaya söylenmesi bile hasta açısından rahatlatıcı olabilecektir. Hastaların merakı varsa hipnoz, masaj ve yoga gibi tamamlayıcı/bütünsel tekniklerden yaralanabilir.


Mastektomi veya lumpektomiye karar verirken nelere dikkat etmek gerekir? 

Normal şartlar altında meme kanseri olan kişilerin tüm memenin çıkartılması (mastektomi) ile meme koruyucu cerrahi (lumpektomi) + radyoterapi (ışın tedavisi) arasında seçim yapma fırsatı vardır. Lumpektomi + radyoterapi sadece bir memesinde ve 4 cm’den daha küçük tümörü olan kişilerde mastektomi kadar etkilidir. Sağlam kenarları olması şarttır (tümörü çevreleyen dokuda hiç kanser hücresi bulunmamalıdır).

Hastaların çoğu daha sınırlı cerrahi olduğu için lumpektomiyi tercih etse de lumpektomi ve mastektomi arasında karar vermek bazı konularda kendinizi nasıl hissedeceğinizle ilgilidir. Bunlar:

•    Memenizin korunmasını istiyor musunuz? Memenizin korunmasını ve tamamen alınmamasını istiyorsanız lumpektomiyi tercih edebilirsiniz.
•    Memenizin mevcut şeklini korumasını ne kadar istiyorsunuz? Çoğu hastada lumpektominin kozmetik sonuçları iyidir. Nadir olgularda memeden oldukça büyük bir bölgenin çıkartılması gerekebilir ve buna bağlı olarak meme diğerine göre daha küçük kalabilir veya biçimi bozulabilir. Memenizden çok büyük bir alanın çıkartılması gerekiyorsa ve iki memenizin birbirine uyumlu olması sizin için önemliyse doktorunuzla birlikte size en uygun cerrahinin hangisi olduğunu konuşmalısınız. 
•    Meme kanserinin tekrarlamasından ne kadar korkuyorsunuz? Tüm memenizin çıkartılması kanserin tekrarlama olasılığı ile ilgili daha az kaygı duymanıza yardım edeceği için mastektomiyi tercih edebilirsiniz.

Yukarıdaki faktörlerden başka bazı unsurlar da bu kararda etkili olabilir. Ameliyat olmak için müracaat etmiş olduğunuz hastane ve oradaki doktorunuz, mevcut olanaklara da bağlı olarak mastektomiyi tercih etmekte ve önermekte olabilir. Hastanın sosyokültürel durumu da kararda etkili olabilir. Hastanın yaşadığı yer hastaneye uzak ve sağlık olanakları kısıtlı ise takip aşaması sıkıntılı olabileceği için yine mastektomi tercih edilebilir. Yaşlı hekimler bazen yeni gelişmelere karşı daha tutucu olabilmekte ve tecrübelerine dayanarak geçmişi daha eski olan mastektomiyi tercih ediyor olabilirler. Yaşlı hastalarda kozmetik kaygılar daha az olabilmekte ve mastektomiyi tercih edebilmektedir. 


Lumpektominin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Lumpektominin esas avantajı memenizin görünümünün ve hissinin çoğunun korunuyor olmasıdır. Daha basit bir cerrahidir, iyileşme süresi daha kısadır ve mastektomiden daha kolaydır. 

Lumpektominin birkaç olası dezavantajı vardır:

•    Lumpektomiden sonra memede kanserin kalmadığından emin olmak için muhtemelen 5-7 hafta, haftada 5 gün radyoterapi (ışın tedavisi) yapılması gerekmektedir.
•    Radyoterapi ameliyat sonrası meme rekonstrüksiyonu zamanını ve muhtemelen rekonstrüksiyon seçeneklerini etkileyebilir. 
•    Lumpektomi sonrası memede bölgesel kanser tekrarlama (nüks) riski mastektomiye nazaran biraz daha fazladır. Ancak bölgesel kanser tekrarlamaları mastektomi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. 
•    Lumpektomi sonrası aynı memede kanser tekrarlaması varsa meme ilave radyoterapiye güvenli bir şekilde tolerans gösteremez. Bu durum hem aynı memede bir kanser tekrarı hem de yeni bir kanser durumunda geçerlidir. Aynı memede ikinci bir kanseriniz olursa doktorunuz genellikle mastektomi önerir. 
•    İlk lumpektomiden sonra bir veya daha fazla ilave cerrahi gerekebilir. Lumpektomi sırasında cerrah tümör ile birlikte çevresinden bir miktar da içinde kanser hücresi olmayan sağlam doku (kenar) çıkartır. Patoloji uzmanı bu dokuyu incelerken bu sağlam olduğu düşünülen kenarlarda kanser hücreleri görürse kansersiz sağlam kenar elde etmek için tekrar daha fazla doku çıkartılması gerekir. İdeal olanı bunu lumpektomi sırasında yapmaktır. Ancak patoloji raporunun çıkması bir hafta sürebilir. Ameliyat sırasında Patoloji Uzmanının ameliyathanede bulunduğu bazı durumlarda kenar sağlamlığı (dokuyu dondurarak kesme yöntemi) ameliyat sırasında da kontrol edilebilir. Ancak bu yöntemle yapılan değerlenme rutin değerlendirme kadar hassas olmayıp yanlış negatif sonuçlar verebilmektedir. 


Mastektominin avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Bazı hastalar için tüm memenin çıkartılması daha fazla huzur sağlar (tehlike oluşturabilecek her şey oradan uzaklaştırılmış olur). Patoloji raporuna göre yine de radyoterapi (ışın tedavisi) gerekebilir. 

Mastektominin bazı olası dezavantajları şunlardır:

•    Mastektomi lumpektomiden daha büyük bir ameliyattır, ameliyat daha uzun sürer, cerrahi sonrası yan etkiler (komplikasyonlar) daha fazladır ve iyileşme süresi daha uzundur. 
•    Mastektomi memenizin kalıcı olarak kaybı anlamına gelmektedir.
•    Mastektomiden sonra meme rekonstrüksiyonu (tekrar meme oluşturulması) için ilave cerrahiler gerekecektir. 

Memeleriniz kişiliğinizin önemli bir parçasıdır ve onları korumak istemeniz son derece doğaldır. Ancak karar verirken yaşınız veya görüntünüz ne olursa olsun genel sağlığınızı tehlikeye sokmayacak ve tam olarak iyileşme şansınız olabilecek seçimi yapabilmeniz önemlidir. 


Radyoterapi (ışın tedavisi) ne için uygulanıyor?

Radyoterapi (ışın tedavisi/şua) ameliyat sonrası memenizde kalmış olabilecek kanser hücrelerini yok etmenin en hedefe dönük ve oldukça etkili bir yoludur. Radyoterapi bölgesel bir tedavidir ve sadece ışının verildiği bölgede etkili olur (kemoterapi sistemik tedavidir, tüm vücutta etkili olur). Birçok insan korkmasına rağmen, radyoterapi dayanılması oldukça kolay ve yan etkileri sadece tedavi uygulanan alana sınırlı olan bir yöntemdir. Tedaviniz radyasyon tedavisi konusunda uzmanlaşmış Radyasyon Onkolojisi Uzmanları tarafından yapılacaktır. 


Kemoterapi (ilaç tedavisi) ne için uygulanıyor?

Kemoterapide ilaçlar kullanılarak hem orijinal bölgesindeki hem de vücudun diğer yerlerine yayılmış olan kanser hücrelerinin zayıflatılması ve yok edilmesi amaçlanmaktadır. Kemoterapi kan yoluyla vücudun tamamını etkileyen sistemik bir tedavidir. Oldukça çok sayıda kemoterapi ilacı bulunmakta olup çoğu olguda meme kanserinin kemoterapisi için iki veya daha fazla ilacın bir kombinasyonu kullanılmaktadır. Kullanılacak ilaçların seçimi genellikle hastanın patoloji raporuna ve tümörün biyolojik özelliklerine göre yapılır. Ameliyat sonrası yapılan kemoterapiye adjuvan (yardımcı) kemoterapi adı verilir. Kemoterapi şu durumları tedavi etmek amacıyla kullanılmaktadır:

•    Erken evre meme kanserinde cerrahiden sonra geride kalmış olabilecek kanser hücrelerini yok etmek ve kanserin geri gelme riskini azaltmak
•    İleri evre meme kanserinde kanser hücrelerini mümkün olduğunca tahrip etmek

Bazı durumlarda kemoterapi kanseri küçültmek için ameliyat öncesinde verilmektedir. Buna neoadjuvan (yeni yardımcı tedavi) kemoterapi denmektedir. 

Kemoterapide seçilecek ilaçlar, kemoterapinin süresi, olası yan etliler ve kemoterapi süresince dikkat etmeniz şeyler konusunda kemoterapi tedavinizi uygulayacak olan Tıbbi Onkoloji Uzmanları sizi aydınlatacaktır.


Hormonal tedavi ne için uygulanıyor?

Hormonal tedavinin uygulanabilmesi için hastanın kanser hücrelerinde hormon reseptörlerinin bulunması gerekmektedir. Buna “hormon pozitif” adı verilir. Reseptör varlığına bakılan hormonlar östrojen ve progesteron adı verilen kadın cinsiyet hormonlarıdır. Hormonal tedavi verebilmek için bu reseptörlerden birinin bile pozitif olması yeterlidir. Hormonal tedavi ilaçları hormon-reseptör negatif meme kanserlerinde etkili değildir.

Hormonal tedavi ilaçları hormon-reseptör pozitif meme kanserlerinde iki şekilde etkili olabilmektedir:

•    Vücuttaki östrojen hormonu miktarını azaltarak
•    Östrojenin meme kanser hücreleri üzerindeki etkilini önleyerek

Kadınların vücudundaki östrojenin çoğu yumurtalıklarda üretilmektedir. Östrojen, hormon-reseptör meme kanseri hücrelerinin büyümesine neden olur. Dolayısıyla, östrojen miktarını azaltmak veya etkisini önlemek erken evre hormon-reseptör pozitif meme kanserlerinde ameliyat sonrasında kanserin geri gelme (nüks) riskini azaltabilir. Hormonal tedavi ilaçları, ayrıca, ileri evre veya metastaz yapmış (vücudun diğer bölgelerine yayılmış) hormon-reseptör pozitif meme kanserlerinde tümörün küçülmesine veya büyümesinin yavaşlamasına yardım için de kullanılabilir. 

Hormonal tedavide kullanılacak ilaçların seçiminde hastanın menopoza girip girmediği önem taşır. Bazı olgularda hormon-reseptör pozitif meme kanserlerini tedavi etmek veya çok yüksek meme kanseri riski olan kadınlarda koruyucu olarak yumurtalılar ameliyatla çıkartılabilir. Yumurtalıkların fonksiyonları ilaç kullanılarak da geçici olarak durdurulabilir.

Hormonal tedavinin menopoz sonrası kullanılan hormon yerine koyma tedavisi (HYT) olmadığının bilinmesi önemlidir. HYT kanser tedavisi amacıyla kullanılmaz. HYT bazı kadınlar tarafından menopoz sonrası görülen sıcak basmaları ve terleme atakları gibi yan etkileri tedavi etmek amacıyla kullanılır. HYT menopozdan sonra azalan kan östrojen seviyesini yükseltmek için kullanılır. HYT östrojen içerir ve bazen progesteron ve diğer hormonları ihtiva edebilir. Hormonal tedavi ise HYT’nin tamamen tersidir, vücuttaki östrojeni engeller veya miktarını azaltır.


Hedefe dönük (biyolojik) tedaviler ne için uygulanıyor?

Hedefe dönük kanser tedavileri kanser hücrelerinin içinde bulunan ve onların hızlı veya anormal bir şekilde çoğalmasına sebep olan bir protein gibi hücreye özgü özellikleri hedef alan tedavilerdir. Hedefe dönük tedavilerin kemoterapinin aksine sağlıklı hücrelere zarar verme olasılığı daha düşüktür. Bazı hedefe dönük tedaviler antikordur (savunma proteini) ve vücudumuzdaki bağışıklık sistemimizce doğal olarak yapılan antikorlara benzer şekilde hareket eder. Bu hedefe dönük tedavi tiplerine bazen bağışıklık sistemi hedefli tedaviler de denmektedir. 

Gebeler hedefe dönük tedavileri almamalıdır. Bu konuda yapılmış kısıtlı sayıda çalışma hedefe dönük tedavilerin gebelik sırasında güvenli olmadığını düşündürmektedir. 


Liv Hospital'da nasıl bir tedavi uygulanıyor? 

Meme kanseri tedavisi amacıyla hastanemize müracaat eden kişilere meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış Genel Cerrahi Uzmanları tarafından öncelikle bir fizik muayene yapılmakta ve mevcut meme kanseri ile ilgili tüm parametreler değerlendirilmektedir. Öncelikle ameliyata mı hazırlanacak veya ameliyat öncesi kemoterapi mi yapılacağına karar verilecektir. Bu süreçte Tıbbi Onkoloji Uzmanlarının da görüşleri alınacaktır. Öncelikle ameliyat kararı alınan hastalar ameliyat hazırlıkları için Anesteziyoloji (Narkoz) bölümüne yönlendirilmekte, kemoterapi kararı verilenler ise bu amaçla Tıbbi Onkoloji bölümüne yönlendirilmektedir. 

Ameliyat kararı alınan hastalarda hangi ameliyatın seçileceği hasta ile tartışılarak doktor-hasta beraber karar vermektedir. Karar verilen ameliyatın tipine göre gerekirse Plastik Cerrahi bölümü ile konsültasyon yapılarak tedavi sürecine dahil edilmektedir. 

Ameliyat sürecini takiben hasta patoloji raporu çıktıktan sonra Liv Hospital’da her hafta birçok kliniğin katılımıyla gerçekleştirilen Tümör Konseyinde tartışılarak ameliyat sonrası tedavisi belirlenmekte ve planlanmaktadır. Patoloji raporu ve Tümör Konseyinin önerileri doğrultusunda hasta kemoterapi, radyoterapi, hormonal tedavi ve hedefe dönük tedaviler amacıyla ilgili bölümlere yönlendirilmektedir. 

Hastalar Genel Cerrahi Uzmanı tarafından önerilen aralıklarla takip muayenesi ve tetkikleri için davet edilmektedir. 


Hangi hekim ve kliniklerle iş birliği içinde çalışılıyor?

Meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış Genel Cerrahi Uzmanları ile birlikte Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Nükleer Tıp ve Radyoloji Uzmanları iş birliği içinde çalışmaktadır.

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde