Liv Hospital Vadistanbul

Hipofiz Merkezi

Hipofiz Merkezi Nedir?

Hipofiz hastalıkları karmaşık tanı ve tedavi protokolleri olan, multidisipliner yaklaşım gerektiren hastalıklardır. Bu alanda uzmanlaşmış ve deneyimli ekiplerce ele alındığında tedavinin başarı oranının daha yüksek, risklerinin ise daha düşük olduğu bilinen bir gerçektir.
Liv Hospital Vadistanbul Hipofiz Merkezi’nde, pediatrik yaş grubundan geriatrik yaş grubuna kadar çok çeşitli yakınmalar ve klinik belirtilerle ortaya çıkabilecek hipofiz hastalıkları konusunda uzmanlaşmış çocuk ve erişkin endokrinologları tarafından incelenerek tanı konur. Hastaların tedavilerine, düzenli yapılan Hipofiz konseylerinde güncel protokollere göre karar verilir. Ameliyat kararı verilen hastalar, hipofiz cerrahisinde deneyimli beyin cerrahisi ekibi tarafından endoskopik teknikle ameliyat edilir. Ameliyat sonrası takip yine Liv Hospital Vadistanbul Hipofiz Konseyi’nde multidisipliner olarak ele alınır. 
Liv Hospital Vadistanbul Hipofiz Merkezi’nde hastaların yaşam kalitelerinin iyileştirilmesine özen gösterilir. Uzmanlar tarafından hastaları ve toplumu bilgilendirme amaçlı eğitim toplantıları düzenlenir. Klinik çalışmalara ek olarak hipofiz tümörleri ve hastalıkları konusunda bilimsel araştırmalar yürütülerek bilime katkı sağlanmaktadır.


Hipofiz Hastalıkları Nelerdir?

  • Hipofiz Adenomları (İyi huylu ön hipofiz tümörleri): Bu tümörler çocukluk çağında nadir görülür. Genç erişkin ve orta yaş grubunda sık rastlanır. 

                       -Hormon salgılamayan adenomlar
                       -Prolaktinoma
                       -Akromegali
                       -Cushing Hastalığı
                       -Tirotropinoma
                       -Gonadotropinoma

  • Rathke Kesesi Kistleri: Doğumsal kalıntı kistlerdir. Genellikle belirti vermezler. Bazen çok büyüyerek baş ağrısı ve hormon bozukluklarına yol açabilirler.
  • Kraniofaringiomalar: Doğumsal rathke kesesi kalıntılarından büyüyen iyi huylu tümörlerdir. Özellikle pediyatrik yaş grubunda ve 50 yaş üzerinde görülür. Bulundukları beyin bölgesi nedeniyle cerrahileri yüksek riskli olup beyin cerrahları için en zorlu ameliyatlar arasında sayılırlar. 
  • Nadir görülen başka kist ve tümörler 
  • Hipofizit: Nadir rastlanır. Çoğu otoimmün hastalıktır.
  • Hipofiz Hormon Yetersizlikleri (doğumsal veya edinsel)
 

Hipofiz Tümörü Hangi Bölüm ile İlişkilidir?

Hipofiz tümörleri yavaş büyüyen ve kronik seyirli hastalıklardır. Bazıları ömür boyu takip gerektirir. Özellikle Akromegali ve Cushing hastalığı gibi hormon salgılayan adenomlarda metabolik etkiler çok yoğun ve karmaşık olabilir. Akromegalilerin bir kısmı ailevi olabilir. Bu hastalıkların tanısı, ayırıcı tanısı ve tedavisi bir ekip anlayışıyla düzenlenmelidir. Ekibin olmazsa olmaz unsurları hipofiz konusunda deneyimli endokrinoloji uzmanı ve yine hipofiz cerrahisinde deneyimli beyin ve sinir cerrahisi uzmanıdır.
 

Hipofiz Hastalıkları Hangi Yaşta Görülür?

Bu hastalıklar yaşa göre değişken oranlarda görülür. Ancak pediatrik yaş grubundan geriatrik yaş grubuna kadar her yaşta karşılaşılabilir. Liv Hospital Vadistanbul Hipofiz Merkezi’nde pediatrik grup için Pediyatrik Endokrinoloji uzmanı vardır. 
Hastaların en iyi hizmeti alabilmeleri güçlü bir ekiple mümkündür. Liv Hospital Vadistanbul Hipofiz Merkezi ekibi Nöroradyolog, Girişimsel Nöroradyolog, Nörooftalmolog, Nöroanestezist ve Yoğun Bakım Uzmanı, Nöropatolog, KBB uzmanı, Psikiyatri uzmanı, Psikolog ve özel eğitim almış hipofiz hemşirelerinden oluşur. 

 
Hipofiz Hastalıkları Belirtileri Nedir?

Hipofiz hastalıkları, tanısına göre birbirinden çok farklı protokollerle tedavi edilir ve izlenir. Hipofiz kitleleri iki grup belirtiyle karşımıza çıkarlar: Hormon salgılamıyorsa genellikle daha geç belirti verir ve çevre dokulara yaptığı basıya bağlı belirtiler görülür. Hormon salgılıyorsa salgılanan hormonun adıyla anılan özel klinik tablolar görülür. Kitlelerinin neden olabileceği bazı belirtileri;

  • Baş ağrısı
  • Hormon yetersizliğine bağlı halsizlik, cinsel isteksizlik, kilo alma vb.
  • Görme sinirlerine basıya bağlı görme netliğinin azalması, görme alanında kayıplar
  • Diğer komşu kranyal sinirlerin basısına bağlı göz kapağının tek taraflı düşmesi, içe veya dışa şaşılık, çift görme yakınması, yüzün bir yarısında atipik ağrı, uyuşma vb.
 

Hipofiz Kitlelerinin Salgıladıkları Hormonların Fazlalığına Bağlı Belirtiler

Hangi hormonun fazlalığı söz konusuysa ona bağlı belirtiler karşımıza çıkar. Bunları ayrıca ele almak gerekir.

 

Prolaktinoma Belirtileri Nedir?

Prolaktinoma belirtileri kadınlarda:

  • Adet düzensizlikleri / adet görememe
  • Memelerden süt gelmesi
  • Memelerde gerginlik / ağrı
  • Hamile kalamama
  • Cinsel isteksizlik

Erkeklerde:

  • Cinsel isteksizlik ve güçsüzlük
  • Memelerin büyümesi
  • Kısırlık
 

Akromegali Belirtileri Nedir?

Ergenlikten önce:

  • Yaşına ve cinsine göre boyun çok uzun olması (devlik)

Ergenlikten sonra:

  • Yüz hatlarında kabalaşma
  • Burnun ve çenenin ileri doğru büyümesi / uzaması
  • Çenenin normal kapanamaması
  • Dilde büyüme
  • Dişlerin aralanması
  • Burun tıkanıklığı, rahat nefes alamama (konka hipertrofisi)
  • Horlama
  • Uyku apnesi
  • Ellerde büyüme (yüzüklerin dar gelmesi)
  • Ayaklarda büyüme (ayakkabı numarasının büyümesi)
  • Terleme
  • Tuzak nöropatileri (sinir sıkışmaları)
  • Omurgada kireçlenmeler
  • Hipertansiyon
  • Diabet
  • Kalp hastalığı
  • Kolon / tiroid / meme kanseri gibi ikincil malinite
 

Cushing Belirtileri Nedir?

  • Gövdeden kilo alma, kilo verememe,
  • Yüzde şişlik, yuvarlaklaşma, kızarıklık,
  • Ciltte yağlanma, sivilcelenme,
  • Ciltte kolay çürüme,
  • Kıllanma artışı,
  • Ensede, boynun yanlarında cilt altı şişlikleri,
  • Mor renkli çatlaklar,
  • Saçlarda incelme, dökülme,
  • Kas güçsüzlüğü, 
  • Kas ağrıları,
  • Osteoporoz,
  • Depresyon,
  • Hipertansiyon,
  • Diyabet,
  • Kalp hastalığı
 

Hipertiroidi Belirtileri Nedir?

  • Terleme
  • Sıcağa dayanamama
  • Çarpıntı
  • Ellerde titreme
  • Kilo kaybı
 

Gonadotropinoma Belirtileri Nedir?

Özel bir belirtisi yoktur. Bazı belirtileri görülebilir.
 

Hipofiz Tümörü Tanısı Nasıl Konur?

Bu belirtilerle hipofiz tümörü olabileceği düşünülen hastalar Endokrinoloji Uzmanı’na başvurmalıdırlar. Endokrinoloji Uzmanı hastalığın tanısını koymak için bir dizi kan ve idrar testi yapar, radyolojik tetkikler ister. Tanıyı kesinleştirmek bazen zaman alabilir.
 

Hipofiz Tümörü Tedavisi Nedir?

Tanı konulduktan sonra Liv Hospital Vadistanbul Hipofiz Konseyi’nde tartışılarak tedavi planı yapılır. Prolaktinomaların tedavisine ilaç tedavisiyle başlanır. İlaç hastaların %95’inde hastalığı tedavi etmek için yeterlidir. Bazı hastalarda ilaca intolerans veya direnç görülebilir. Bu durumda ikinci seçenek cerrahi tedavidir.
Akromegali ve Cushing hastalıklarının başlıca tedavisi cerrahidir. Nadir görülen TSH salgılayan tümörlerin de başlıca tedavisi cerrahidir. Hormon salgılamayan 1 cm’den küçük tümörler (Mikroadenom) izlenebilir. Makroadenomlarda ise bazı belirtileri ve hastanın yaşı, ek hastalıkları, cerrahi riskleri göz önüne alınarak karar verilir. Tedavi yöntemleri aşağıdaki gibidir;

  • Rastlantısal hipofiz kitlelerinin 1 cm’den küçük olanları endokrin açıdan hormon salgılamıyorsa belirli aralıklarla izlenir. 1 santimden büyük ise genellikle cerrahi tedavi adayıdır. Hormon salgılayan hipofiz tümörlerinden sadece prolaktinomalar öncelikle ilaç tedavisi başlanarak takibe alınır. Diğer bütün hormon salgılayan kitleler boyutu ne olursa olsun cerrahi tedavi adayıdır.
  • Rathke kesesi kistleri belirti vermedikleri sürece sadece izlenir.
  • Kraniofaringiomalarda tedavi hipofiz cerrahisidir.
  • Hipofizitlerde tanı klinik olarak kesinse medikal tedavi ile takibe alınır. Tanı için gerekiyorsa transsfenoidal cerrahi ile biyopsi alınabilir.
  • Özellikle geç nüksler olabileceği için cerrahi sonrasında Cushing ve Akromegali hastaları ömür boyu yıllık poliklinik kontrolüne çağrılır.
  • Cerrahi ile remisyon (iyilik hali / hormonların istenilen seviyeye inmesi) sağlanamamış Akromegali ve Cushing hastaları medikal tedaviyle takibe alınır. Remisyona girmeyenlerde ikinci kez hipofiz cerrahisi ve radyoterapi 3. basamak tedavi olarak gündeme gelebilir.
 

Transsfenoidal Cerrahi Nedir? 

Hipofiz bezi beynin altında, kafa kaidesindeki bir kemik yuva içinde yerleşmiştir. Başımızın sağdan sola, yukarıdan aşağı ve önden arkaya yaklaşık tam ortasında bulunur. Buraya ulaşarak tümörü çıkarabilmek için birçok yöntem vardır ancak en çok tercih edilen yöntem kafa kaidesinden ulaşılan “transsfenoidal”  yöntemdir. Yüzyılı aşkın süredir bilinen ve uygulanan transsfenoidal cerrahi, kafatası açılmayacağı ve beyine dokunulmayacağı için daha emniyetli, riski daha düşük bir cerrahidir. Ayrıca hastada herhangi bir cerrahi kesi izi olmaz. 
 

Transsfenoidal Cerrahi Öncesi Gereken Hazırlıklar Nelerdir?

Hastanın üst solunum yolunda enfeksiyon olmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaçlar en az 1 hafta öncesinden kesilmelidir (Ancak ilaç doktor kontrolünde kesilmeli, gerekiyorsa yerine başka ilaçlar verilmelidir). Tiroid ve kortizol yetmezliği varsa bu eksiklikler ilaç tedavisiyle giderilmelidir. Şeker hastalığı, hipertansiyon ve hipertiroidi varsa ilaçlarla kontrol altına alınmaya çalışılır. Anestezi muayenesi birkaç gün öncesinden yapılmalıdır.
 

Hipofiz Cerrahisi ile Tedavinin Başarı Şansı Nedir? 

Tümörün özelliklerine, hastanenin teknik donanımına ve cerrahın deneyimine göre değişmekle birlikte başarı şansı % 60-90 arasındadır.
 

Hipofiz Ameliyatı Riskleri Nedir?

Bu cerrahinin çok yapıldığı merkezlerde riski düşüktür. En sık rastlanan risk aşırı su içme ve aşırı idrar yapmadır (Diyabet insipid). Genellikle birkaç gün içinde düzelen, geçici bir komplikasyondur. İlaçla kontrol altına alınması kolaydır. Hipofiz hormonlarında yeni yetersizlik ortaya çıkması ikinci olası komplikasyondur. Bu da ilaçlarla düzeltilebilir. Büyük damar yaralanması, nöral doku yaralanması, beyin-omurilik suyu (BOS) kaçağı olması, menenjit gibi ciddi komplikasyonlara nadiren rastlanabilir. Cerrahiye bağlı ölüm riski %0,1 civarındadır.Ameliyat sonrasında hastanede genellikle 2-4 gün yatış yeterlidir. 
4 cm’den büyük tümörlere Dev Adenom denir. Bu tümörlerin tedavisi çok daha zordur. Komplikasyon oranı daha yüksektir. Daha uzun hastane yatışı ve transkranyal ikinci cerrahi gerekebilir.

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde