Mide Kanseri Nedir?

Mide kanseri, mide iç yüzeyini kaplayan mukoza tabakasındaki hücrelerden gelişir. Belirtileri, evreleri ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgi edinin.

Son Güncelleme Tarihi 5.01.2026 11:48:40

Mide kanseri, sindirim sisteminin bir parçası olan mideyi etkiler. Kısaca “Mide kanseri nedir?” sorusu için mide iç yüzeyindeki mukoza hücrelerinde gelişen kanser çeşididir tanımı yapılabilir. Mide kanseri dünya genelinde oldukça yaygın bir sağlık sorunudur ve tıp literatüründe, gastrik kanser olarak da adlandırılır.

Mide Kanseri Nedir?

Mide kanseri, midenin iç yüzeyini döşeyen mukoza tabakasındaki hücrelerin kontrolsüzce çoğalmasıyla oluşan; genellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu, aşırı tuzlu/tütsülenmiş gıdalarla beslenme, sigara kullanımı ve genetik yatkınlık gibi nedenlerle tetiklenen kötü huylu bir hastalıktır.

Erken evrelerde hafif hazımsızlık veya şişkinlik gibi yanıltıcı belirtilerle seyrettiği için çoğunlukla ileri aşamalarda teşhis edilir; ancak hastalık ilerledikçe iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı, yutma güçlüğü ve mide bölgesinde sürekli ağrı ile kendini gösterir. Teşhisinde en güvenilir yöntem olan endoskopi ve biyopsi sonrası tedavi süreci; tümörün yayılımına bağlı olarak midenin bir kısmının veya tamamının alınması (cerrahi), kemoterapi, radyoterapi veya yeni nesil immünoterapilerle kişiye özel olarak planlanır.

Mide Kanseri

Mide Kanseri Türleri Nelerdir?

Mide kanseri, midenin farklı hücre tiplerinden kaynaklanabilen çeşitli türleri kapsayan bir hastalıktır. En yaygın tür, mide iç yüzeyini döşeyen bez hücrelerinden köken alan adenokarsinomdur. Ancak, daha nadir görülen başka mide kanseri türleri de mevcuttur. İşte başlıca mide kanseri türleri:

Adenokarsinom

Adenokarsinom, mide kanserlerinin yaklaşık %90-95'ini oluşturan en yaygın türdür. Midenin iç yüzeyini kaplayan ve mukus üreten glandüler (bez) hücrelerden köken alır.

  • Kökeni: Mide mukozasındaki (iç zarındaki) bez hücreleri.
  • Yayılımı: Genellikle mide duvarının derinliklerine doğru büyüyebilir ve çevredeki lenf bezlerine, karaciğere, akciğerlere ve karın zarına (periton) yayılma eğilimindedir.
  • Alt Tipleri: Adenokarsinomun iki ana histolojik alt tipi vardır:

İntestinal Tip: Daha iyi diferansiye (daha düzenli hücre yapısına sahip) olma eğilimindedir. Genellikle kronik gastrit, Helicobacter pylori enfeksiyonu ve intestinal metaplazi gibi öncü lezyonlarla ilişkilidir. Genellikle yaşlı erkeklerde daha sık görülür ve coğrafi olarak belirli bölgelerde daha yaygındır.

Diffüz Tip (Yüzük Hücreli Karsinom)

Daha agresif seyirli ve kötü diferansiye olma eğilimindedir. Kanser hücreleri mide duvarı içinde dağınık bir şekilde yayılır ve mide duvarının kalınlaşmasına neden olabilir (linitis plastika). Genellikle genç hastalarda ve kadınlarda daha sık görülür. Genetik yatkınlık (örneğin, kalıtsal diffüz mide kanseri sendromu) ile ilişkili olabilir.

  • Tedavi: Tedavi seçenekleri, tümörün evresine ve tipine göre cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi kombinasyonlarını içerebilir.

Mide Lenfoması

Mide lenfoması, mide kanserlerinin yaklaşık %1-5'ini oluşturan daha nadir bir türdür. Midenin lenfatik dokusundan (bağışıklık sistemi hücreleri) köken alır. En sık görülen alt tipi MALT (Mukozaya İlişkili Lenfoid Doku) lenfomasıdır.

  • Kökeni: Mide duvarındaki lenfoid doku.
  • İlişkili Faktörler: MALT lenfomasının büyük çoğunluğu, mide enfeksiyonuna neden olan Helicobacter pylori bakterisi ile güçlü bir şekilde ilişkilidir.
  • Tedavi:

MALT Lenfoması: Helicobacter pylori pozitif MALT lenfoması vakalarında, ilk tedavi genellikle antibiyotiklerle H. pylori enfeksiyonunun eradikasyonudur (ortadan kaldırılması). Bu tedavi, bazı durumlarda lenfomanın tamamen gerilemesini sağlayabilir.

Diğer lenfoma tiplerinde veya antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen MALT lenfomalarında kemoterapi, radyoterapi veya immünoterapi (rituksimab gibi) kullanılabilir. Cerrahi, genellikle sadece komplikasyonlar (kanama, tıkanıklık) veya tanısal amaçlar için düşünülür.

  • Prognoz: Genellikle adenokarsinoma göre daha iyi bir prognoza sahiptir, özellikle H. pylori eradikasyonu ile gerileyen MALT lenfomalarında.

Gastrointestinal Stromal Tümör (GIST)

GIST (Gastrointestinal Stromal Tümör), mide kanserlerinin yaklaşık %1'ini oluşturan nadir bir tümör türüdür. Midenin duvarındaki özel hücrelerden, yani Cajal'ın interstisyel hücrelerinden (sindirim sisteminin hareketini düzenleyen pacemaker hücreleri) köken alır.

  • Kökeni: Mide duvarındaki Cajal'ın interstisyel hücreleri.
  • Genetik Özellikler: Çoğu GIST vakası, KIT veya PDGFRA genlerindeki mutasyonlarla ilişkilidir. Bu mutasyonlar, hücre büyümesini kontrol eden sinyal yollarında anormalliklere yol açar.
  • Yayılımı: GIST'ler, mide duvarından dışarı doğru büyüyebilir ve karaciğere veya karın zarına yayılma eğilimindedir. Lenf bezlerine yayılım nadirdir.
  • Tedavi:

Cerrahi: Lokalize GIST'lerde ana tedavi yöntemidir. Tümörün tamamen çıkarılması hedeflenir.

Hedefe Yönelik Tedavi: KIT veya PDGFRA mutasyonları olan GIST'lerde imatinib (Gleevec) gibi tirozin kinaz inhibitörleri (TKI'lar) oldukça etkilidir. Bu ilaçlar, mutasyonlu proteinin aktivitesini bloke ederek tümör büyümesini durdurur. İleri evre veya ameliyat edilemeyen GIST'lerde ana tedavi olarak veya ameliyat sonrası tekrarlama riskini azaltmak için adjuvan tedavi olarak kullanılabilirler.

  • Prognoz: Tümörün boyutu, mitotik indeksi (hücre bölünme hızı) ve mutasyon profili prognozu etkiler. Hedefe yönelik tedavilerin gelişmesiyle GIST'lerin prognozu önemli ölçüde iyileşmiştir.

Bu üç tür, mide kanserinin en bilinen ve üzerinde en çok araştırma yapılan tipleridir. Daha nadir görülen diğer mide kanseri türleri arasında skuamöz hücreli karsinom, nöroendokrin tümörler ve küçük hücreli karsinomlar da bulunabilir, ancak bunlar çok daha az yaygındır. Her türün kendine özgü biyolojik özellikleri, tedaviye yanıtı ve prognozu vardır, bu nedenle doğru tanı ve tip belirlemesi tedavi planlaması için hayati önem taşır.

Mide Kanseri Evreleri

Mide kanseri evreleri açısından farklı aşamalarda görülebilen bir kanser türüdür.

Mide kanseri evreleri şunlardır:

  • Evre 0: Bu evre, kanserin mide iç yüzeyindeki yüzey hücrelerinde sınırlı olduğu en erken aşamadır. Kanser bu aşamada mukoza tabakasında sınırlıdır ve yayılmamıştır.
  • Evre I: Mide kanseri, mide duvarının daha derin tabakalarına doğru büyümeye başlar. Fakat çevre dokulara veya lenf düğümlerine yayılmamıştır.
  • Evre II: 2. evrede kanser mide duvarına ve bazen çevre dokulara doğru yayılmaya başlar.
  • Evre III: Bu evrede kanser çevre dokuların yanında lenf düğümlerine de yayılmaya başlar.
  • Evre IV: Mide kanseri bu aşamada vücudun diğer bölgelerine metastaz yapmıştır. Yayıldığı bölgelere bağlı olarak tedavi seçenekleri değişebilir ve genellikle palyatif bakım (semptomların rahatlatılması) odaklıdır. Bu aşamada kanseri tamamen iyileştirmek daha zor olabilir.

Mide Kanseri 4. Evre Belirtileri

Mide kanserinin son evresinde tedavi seçenekleri daha sınırlı hale gelir. Bu evrede hastalık belirtileri daha ciddidir. 

Mide kanseri 4 evre belirtileri şunlardır:

  • Şiddetli Karın Ağrısı: 4. evrede mide kanseri genellikle çevre dokulara yayılmıştır. Bu durum, karın bölgesinde şiddetli ve sürekli ağrılara neden olabilir.
  • Kilo Kaybı: 4. evre mide kanseri hastaları hızlı ve belirgin kilo kaybı yaşayabilirler. Bu kilo kaybı, iştahsızlık ve mide bulantısı gibi belirtilerle ilişkilendirilebilir.
  • Aşırı Yorgunluk: İleri evre mide kanseri, vücudu büyük ölçüde etkileyebilir ve aşırı yorgunluk hissi oluşturabilir.
  • İştah Kaybı ve Yutma Güçlüğü: Bu evrede yutma güçlüğü artabilir ve besin alımı zorlaşabilir. İştah kaybı devam edebilir ve hastalar yemek yemekte zorlanabilirler.
  • Kanlı Dışkılama veya Kusma: 4. evre mide kanseri, kanlı dışkılama veya kusma gibi ciddi semptomlara neden olabilir.
  • Sarılık: Mide kanseri ilerledikçe, karaciğer üzerinde baskı yapabilir ve sarılığa neden olabilir. Sarılık, cilt ve gözlerin sararması olarak görülür.

Mide Kanseri belirtileri

Mide Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Mide kanseri erken evrelerinde genellikle belirti vermez ve hastaların fark etmesi zor olabilir. Fakat hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Mide kanseri belirtisi her bireyde farklılık gösterebilir ve diğer mide rahatsızlıkları ile benzerdir. Fakat mide kanserinin en kritik belirtisi iştah kaybı ve beklenmedik hızlı kilo kaybıdır. Bu belirtiler kanserin yayıldığını gösterebilir. 

Mide kanseri belirtileri genel olarak şunlardır:

Mide Ağrısı

Mide ağrısı, mide kanserinin en yaygın belirtilerinden biridir. Bu ağrı genellikle karın üst bölgesinde, özellikle göbek deliğinin üzerinde veya kaburgaların altında hissedilir. Ağrı başlangıçta hafif, zaman zaman gelen ve geçen bir sızı şeklinde olabilir. Ancak hastalık ilerledikçe bu ağrı daha sürekli, şiddetli ve rahatsız edici bir hal alabilir. Yemek yedikten sonra veya gece vakti ağrıda artış gözlenebilir. Antiasit gibi mide ilaçlarına iyi yanıt vermemesi, ağrının daha ciddi bir nedene bağlı olabileceğini düşündürmelidir.

İştah ve Kilo Kaybı

Açıklanamayan iştah kaybı ve buna bağlı istemsiz kilo kaybı, mide kanserinin önemli uyarı işaretleridir. Hastalar, normalden daha az yemek yediklerini veya yediklerinde çabuk doyduklarını fark edebilirler. Bu durum, tümörün mideyi fiziksel olarak doldurması veya sindirim sistemini etkileyerek tokluk hissi yaratmasıyla ilişkili olabilir. Kilo kaybı, genellikle ilerleyen evrelerde daha belirgin hale gelir ve vücudun enerji ihtiyacını karşılayamamasından kaynaklanır.

Mide Bulantısı

Mide bulantısı ve kusma, mide kanseri hastalarında sıkça karşılaşılan semptomlardır. Özellikle yemek sonrası ortaya çıkabilir ve hazımsızlık veya mide ekşimesi gibi şikayetlerle birlikte görülebilir. Kusmukta taze kan (parlak kırmızı) veya kısmen sindirilmiş kan (kahve telvesi görünümünde) bulunması, mide içinde aktif bir kanamanın olduğunu gösterir ve acil tıbbi müdahale gerektirir. Bu durum, tümörün mide duvarında kanamaya yol açmasından kaynaklanır.

Kanlı Dışkı

Sindirim sisteminin üst kısmındaki bir kanamanın en belirgin işaretlerinden biri kanlı dışkıdır. Bu durum genellikle melena olarak adlandırılır ve dışkının siyah, yapışkan ve katran gibi bir görünüme sahip olmasına neden olur. Kan, mideden geçip bağırsaklarda sindirilirken rengini değiştirir. Her zaman dışkı rengi değişmeyebilir; bazen kanama çok az olabilir ve dışkıda sadece mikroskobik düzeyde kan bulunabilir. Bu, gizli kan testi ile tespit edilebilir ve kansızlığa (anemi) yol açabilir.

Hazımsızlık

Uzun süreli ve geçmeyen hazımsızlık, mide yanması veya yemek sonrası şişkinlik hissi mide kanserinin erken belirtileri arasında yer alabilir. Bu semptomlar genellikle basit mide rahatsızlıklarıyla karıştırıldığı için göz ardı edilebilir. Ancak bu şikayetler, yaşam tarzı değişikliklerine veya standart ilaç tedavilerine yanıt vermiyorsa, daha detaylı bir inceleme yapılması gerekir. Yemek yedikten sonra anormal bir dolgunluk hissi veya karnın belirgin şekilde şişmesi de dikkate alınması gereken bir belirtidir.

Yorgunluk

Kronik yorgunluk ve halsizlik, mide kanseri hastalarında sıkça görülen genel bir semptomdur. Bu durum genellikle mide içindeki kronik kan kaybına bağlı olarak gelişen demir eksikliği anemisinden kaynaklanır. Anemi, vücudun dokularına yeterli oksijen taşınamamasına yol açarak kişide sürekli bir enerji düşüklüğü, solukluk ve bitkinlik hissine neden olur.

Yutma Güçlüğü

Eğer tümör midenin üst kısmına, özellikle yemek borusu ile midenin birleştiği bölgeye (kardiya) yakın bir yerde bulunuyorsa, yutma güçlüğü (disfaji) yaşanabilir. Bu durumda, yiyecekleri veya sıvıları yutarken zorlanma, takılma hissi veya ağrı hissedilir. Başlangıçta sadece katı gıdalarda görülebilirken, tümör büyüdükçe sıvılarda bile yutma zorluğu yaşanabilir. Bu durum, yemek borusunun daralmasından veya kasların işlevinin bozulmasından kaynaklanır.

Mide Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Mide kanserine yol açan belirli bir neden net olarak bilinmemekle birlikte bazı faktörler kanser riskini artırabilir.

Mide kanseri neden olur?” sorusuna yanıt olarak verilebilecek risk faktörleri şunlardır:

  • Mide iç yüzeyine yerleşerek mide iltihabına neden olabilen Helikobakter pylori (H. pylori),
  • Sigara içmek ve aşırı alkol tüketmek,
  • Tuzlu, tütsülenmiş veya konserve edilmiş gıdaların aşırı tüketimi,
  • Aile geçmişi içinde mide kanseri vakaları bulunması,
  • Yaşın ilerlemesi,
  • Bazı mide polipleri,
  • Kronik mide iltihabı (gastrit) veya mide ameliyatları,
  • Belirli genetik mutasyonlar.

    Mide Kanseri Ağrısı Nerede Hissedilir?

    Mide kanseri ağrısı kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve ağrının yoğunluğu, kanserin evresine, büyüklüğüne ve yayılma derecesine bağlı olarak değişebilir.

    Ancak genellikle mide kanseri ağrısı aşağıdaki bölgelerde hissedilebilir:

    1. Üst Karın Ağrısı: Mide kanseri genellikle mide veya mide girişi yakınlarında başlar, bu nedenle üst karın bölgesinde ağrı ve rahatsızlık hissedilebilir.

    2. Sırt Ağrısı: Mide kanseri ilerledikçe, sırt bölgesinde ağrı hissedilebilir. Özellikle mide kanseri belirli bir evreye ulaştığında, omurga veya kaburgaların yakınında ağrı hissedebilirsiniz.

    3. Göğüs Ağrısı: Mide kanseri, midenin yemek borusuna yakın bölgelerinde başladığında, bazı insanlar göğüs ağrısı veya yanma hissi yaşayabilir.

    4. Mide Ülseri Benzeri Ağrı: Bazı mide kanseri vakaları, mide ülseri veya mide ekşimesi benzeri semptomlarla başlar. Bu nedenle, mide bölgesinde yanma, acı veya ağrı hissi de sıkça görülebilir.

      Mide Kanseri tedavisi

      Mide Kanseri Risk Faktörleri

      Mide kanseri, birçok etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilen karmaşık bir hastalıktır. Tek bir nedenden ziyade, bazı faktörler mide kanseri geliştirme riskini önemli ölçüde artırabilir. İşte mide kanseri için bilinen başlıca risk faktörleri:

      • Helicobacter Pylori (H. Pylori) Enfeksiyonu: Bu bakteri, mide kanseri için en önemli risk faktörlerinden biridir. Uzun süreli H. Pylori enfeksiyonu, midede kronik iltihaplanmaya (kronik gastrit) yol açabilir ve zamanla kansere dönüşebilen hücresel değişikliklere (atrofik gastrit, intestinal metaplazi, displazi) neden olabilir. Özellikle mide adenokarsinomu ve MALT lenfoma riskini artırır.
      • İleri Yaş: Mide kanseri riski yaşla birlikte önemli ölçüde artar. Genellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerde, özellikle 60'lı ve 70'li yaşlarda daha sık görülür.
      • Cinsiyet: Erkeklerde mide kanseri geliştirme riski kadınlara göre yaklaşık iki kat daha fazladır.
      • Beslenme Alışkanlıkları:
      1. Tuzlu, Tütsülenmiş ve İşlenmiş Gıdalar: Yüksek miktarda tuzlanmış, tütsülenmiş veya nitrat içeren işlenmiş et ürünlerinin (sucuk, salam, sosis gibi) tüketimi mide kanseri riskini artırabilir.
      2. Meyve ve Sebzeden Fakir Diyet: Antioksidanlar ve lif açısından zengin meyve ve sebzelerin yetersiz tüketimi riski yükseltebilir.
      • Sigara Kullanımı: Sigara içmek, mide kanseri riskini iki katına çıkarabilir. Sigara dumanındaki zararlı kimyasallar mide astarına doğrudan zarar verebilir.
      • Alkol Tüketimi: Aşırı alkol tüketimi de mide kanseri riskini artırabilir, özellikle yüksek alkol konsantrasyonlu içecekler.
      • Obezite: Aşırı kilolu veya obez olmak, özellikle midenin üst kısmı olan kardiyaya yakın adenokarsinom riskini artırır.
      • Mide Ameliyatı Geçmişi: Daha önce mide ülseri veya başka nedenlerle mide ameliyatı geçirmiş kişilerde, ameliyat edilen bölgedeki asit üretiminin değişmesi ve safra reflüsü gibi faktörler nedeniyle kalan mide dokusunda kanser gelişme riski artabilir. Bu risk, ameliyattan yıllar sonra ortaya çıkar.
      • Kronik Mide İltihaplanmaları:
      1. Atrofik Gastrit: Mide bezlerinin iltihaplanma sonucu küçülmesi ve kaybolması durumudur. Sıklıkla H. Pylori enfeksiyonu ile ilişkilidir.
      2. Pernisiyöz Anemi: Mide zarının otoimmün bir hastalık nedeniyle B12 vitamini emilimini sağlayan faktörü üretememesi durumudur. Atrofik gastritle yakından ilişkilidir ve mide kanseri riskini artırır.
      3. Ailesel Geçmiş ve Genetik Sendromlar: Ailesinde mide kanseri öyküsü olan kişilerde risk artar. Özellikle aşağıdaki genetik sendromlar mide kanseri riskini belirgin şekilde yükseltebilir:
      4. Kalıtsal Diffüz Mide Kanseri (HDGC): CDH1 genindeki kalıtsal mutasyonlar nedeniyle diffüz tip mide adenokarsinomu riski çok yüksektir.
      5. Lynch Sendromu (Herediter Non-Polipozis Kolorektal Kanser - HNPCC): DNA onarım genlerindeki mutasyonlarla ilişkilidir ve mide kanseri riskini de artırır.
      6. Familyal Adenomatöz Polipozis (FAP): Kolonda çok sayıda polip gelişimiyle karakterize olup, mide ve onikiparmak bağırsağında da polip ve kanser riskini artırır.
      7. Li-Fraumeni Sendromu: Nadir görülen ve TP53 genindeki mutasyonlarla ilişkili bir sendromdur, çeşitli kanser risklerini artırır.
      • Bazı Mesleki Maruziyetler: Kömür, metal ve kauçuk endüstrisinde çalışan bazı kişilerde mide kanseri riskinin arttığı gözlemlenmiştir.
      • Epstein-Barr Virüsü (EBV) Enfeksiyonu: Mide kanserlerinin küçük bir yüzdesinde EBV enfeksiyonu tespit edilmiştir, ancak bu ilişkinin kesin mekanizması tam olarak anlaşılamamıştır.

      Mide Kanseri Riskini Azaltma Yolları

      Mide kanseri riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, yaşam tarzı değişiklikleri ve belirli sağlık önlemleriyle bu riski önemli ölçüde azaltabilirsiniz. İşte mide kanseri riskini düşürmeye yardımcı olabilecek başlıca yollar:

      Sağlıklı Beslenme

      Beslenme alışkanlıklarınız, mide sağlığınız üzerinde doğrudan etkilidir. Sağlıklı seçimler yaparak mide kanseri riskinizi azaltabilirsiniz:

      • Tuzlu, Tütsülenmiş ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçının: Yüksek miktarda tuz içeren (turşu, konserve gıdalar), tütsülenmiş et ve balıklar ile nitrat ve nitrit gibi koruyucular içeren işlenmiş et ürünlerinin (sosis, salam, sucuk, pastırma) tüketimini sınırlayın. Bu gıdaların mide astarına zarar verebileceği ve kanserojen bileşiklerin oluşumunu tetikleyebileceği düşünülmektedir.
      • Meyve ve Sebze Tüketimini Artırın: Günde en az 5 porsiyon taze meyve ve sebze tüketin. Bu besinler, mide kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabilecek antioksidanlar, vitaminler ve lif açısından zengindir. Özellikle C vitamini ve karotenoid içeren besinler (havuç, ıspanak, portakal gibi) faydalıdır.
      • Tam Tahılları Tercih Edin: Rafine edilmiş tahıllar yerine tam buğday ekmeği, esmer pirinç, yulaf gibi tam tahıllı ürünleri tercih edin. Lif, sindirim sağlığını destekler.
      • Kırmızı Et ve İşlenmiş Et Tüketimini Sınırlayın: Kırmızı et tüketimini azaltmak ve işlenmiş etlerden uzak durmak genel kanser riskiyle birlikte mide kanseri riskini de düşürebilir.
      • İdeal Kilonuzu Koruyun: Obezite, özellikle midenin üst kısmındaki (kardiya) kanser riskini artırır. Dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile sağlıklı bir kiloyu korumak önemlidir.
      • Alkol Tüketimini Sınırlayın: Aşırı alkol alımı mide kanseri riskini artırabilir. Alkol alıyorsanız, bunu ölçülü yapın (kadınlar için günde bir, erkekler için günde iki kadehle sınırlı).
      • Sigarayı Bırakın: Sigara içmek, mide kanseri riskini önemli ölçüde artıran en güçlü faktörlerden biridir. Sigarayı bırakmak, mide kanseri riskinizi belirgin şekilde düşürür ve genel sağlığınız için en iyi adımlardan biridir.

      H. Pylori Tedavisi

      Helicobacter pylori (H. Pylori) bakterisi, kronik mide iltihabına yol açarak mide kanseri riskini büyük ölçüde artıran birincil faktörlerden biridir. Bu nedenle:

      • Test Yaptırın: Eğer mide rahatsızlıkları (kronik mide ağrısı, hazımsızlık, mide ekşimesi vb.) yaşıyorsanız, doktorunuza H. Pylori testi yaptırmayı danışın. Bu testler nefes testi, dışkı testi veya endoskopi sırasında alınan biyopsi ile yapılabilir.
      • Tedavi Olun: H. Pylori enfeksiyonunuz tespit edilirse, doktorunuzun reçete ettiği antibiyotik ve asit baskılayıcı ilaç kombinasyonu ile tedaviyi tamamlayın. Bu tedavi, enfeksiyonu ortadan kaldırarak mide zarındaki iltihabı azaltır ve kanser riskini düşürmeye yardımcı olabilir. Özellikle intestinal metaplazi gibi öncü lezyonları olan kişilerde H. Pylori eradikasyonu daha da önem kazanır.

      Düzenli Kontroller ve Erken Teşhis

      Mide kanseri, erken evrelerde genellikle belirti vermediği veya belirtileri başka durumlarla karıştırıldığı için tanısı geç konulabilir. Bu nedenle düzenli kontroller ve risk altındaki kişilerde erken teşhis büyük önem taşır:

      • Risk Faktörleriniz Varsa Doktorunuza Danışın: Ailenizde mide kanseri öyküsü varsa, kronik atrofik gastrit, pernisiyöz anemi veya daha önce mide ameliyatı geçirmişseniz gibi yüksek risk faktörlerine sahipseniz, doktorunuzla düzenli mide kontrolleri (örneğin, endoskopi) konusunda konuşun.
      • Belirtileri Ciddiye Alın: Mide ağrısı, kilo kaybı, iştahsızlık, mide bulantısı, kusma, yutma güçlüğü veya dışkıda kan gibi mide kanseri belirtileri yaşıyorsanız, bu belirtiler kanser olmasa bile mutlaka bir doktora başvurun ve gerekli testleri yaptırın. Belirtilerin uzun süreli veya şiddetli olması durumunda vakit kaybetmeyin.
      • Tarama Programları: Bazı yüksek riskli bölgelerde (örneğin Japonya, Güney Kore) mide kanseri için ulusal tarama programları bulunmaktadır. Türkiye'de ise risk faktörlerine sahip bireylerde kişiye özel tarama önerileri yapılabilir.

      Bu önlemleri uygulayarak mide kanseri riskinizi azaltabilir ve olası bir durumda hastalığın erken evrede yakalanma şansını artırabilirsiniz.

      Mide Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

      Mide kanseri tanısını koymak bir dizi aşamayı içeren karmaşık bir süreçtir. İlk olarak doktor hastanın sağlık geçmişi, semptomları, aile öyküsü ve risk faktörleri hakkında ayrıntılı bir öykü alır. Bu, tanı sürecinin temelini oluşturur. Fizik muayenede ise doktor karın bölgesi ve vücudun diğer bölgelerini inceler ve herhangi bir anormallik arar. Daha sonra kan testleri ile kanser belirteçlerini kontrol edebilir. Fakat bu kontroller mide kanseri tanısı için yeterli değildir.

      Mide Kanseri Tanısı Yöntemleri

      Endoskopi 

      Tanıyı netleştirmek ve kesinleştirmek için en sık kullanılan yöntemlerden biri endoskopi olarak adlandırılan bir prosedürdür. Bu işlem sırasında, bir esnek tüp olan endoskop mideye sokularak mide iç yüzeyi doğrudan görüntülenir ve gerektiğinde biyopsi alınır.

      Biyopsi

      Biyopsi, endoskopi sırasında şüpheli görülen alanlardan küçük doku örnekleri alınması işlemidir. Mide kanseri tanısının kesinleşmesi için olmazsa olmazdır. Endoskopi sırasında görülen bir anormalliğin iltihap mı, ülser mi yoksa kanser mi olduğunu ancak biyopsi ile anlamak mümkündür.

      Mide Kanseri Görüntüleme Testleri

      Aynı zamanda görüntüleme testleri (bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme) kanserin ne kadar yayıldığını değerlendirmek için kullanılır. Bu testler, kanserin evresini belirlemede önemlidir ve uygun tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olur. Tanı sonucu kanserin türünü ve yayılma derecesini belirleyerek tedaviye destek olur.

      Bilgisayarlı Tomografi (BT)

      Bilgisayarlı Tomografi (BT), mide kanseri evrelemesinde en sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir. X-ışınları ve bilgisayar teknolojisini kullanarak vücudun iç yapılarının detaylı kesitsel görüntülerini oluşturur.

      Manyetik Rezonans (MR)

      Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme, güçlü manyetik alanlar ve radyo dalgalarını kullanarak vücudun yumuşak dokularının çok detaylı görüntülerini oluşturan bir yöntemdir. BT'den farklı olarak iyonize radyasyon kullanmaz.

      Mide Kanseri Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

      Mide kanseri teşhis edildiğinde farklı evrelerde olabilir ve tedavi yaklaşımı bu evreyle birlikte hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. 

      Mide kanseri tedavisi için kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

      Cerrahi Müdahale

      Cerrahi müdahale, mide kanseri tedavisinin temelini oluşturur ve özellikle erken evrelerde küratif (tedavi edici) potansiyele sahiptir. Ameliyatın ana hedefi, kanserli dokuyu ve çevresindeki bir miktar sağlıklı dokuyu (güvenli cerrahi sınırlar) tamamen çıkarmaktır. Bu, kanser hücrelerinin geride kalma riskini en aza indirir.

      Radyoterapi

      Radyoterapi (ışın tedavisi), yüksek enerjili X-ışınları veya diğer radyasyon türlerini kullanarak kanser hücrelerinin DNA'sına zarar vererek onları yok etmeyi hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Kanser hücreleri, sağlıklı hücrelere göre radyasyonun neden olduğu hasarı onarmakta daha az başarılıdır, bu da seçici bir etki sağlar.

      Kemoterapi

      Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek veya büyümelerini durdurmak için güçlü ilaçların kullanıldığı sistemik bir tedavi yöntemidir. Bu ilaçlar kan dolaşımı yoluyla tüm vücuda yayılır ve hem birincil tümöre hem de uzak bölgelere yayılmış kanser hücrelerine etki eder.

      Hedefe Yönelik Tedavi

      Hedefe yönelik tedavi, kanser hücrelerinin büyümesi ve hayatta kalması için önemli olan belirli moleküler hedeflere (proteinler, genler) odaklanan ilaçlardır. Bu ilaçlar, kemoterapiden farklı olarak daha spesifik çalışır ve sağlıklı hücrelere verilen zararı en aza indirmeyi amaçlar.

      İmmünoterapi

      İmmünoterapi, vücudun kendi bağışıklık sistemini kanser hücrelerini tanıması ve saldırması için güçlendiren bir tedavi yöntemidir. Kanser hücreleri bazen bağışıklık sisteminden saklanmak için "kapatma sinyalleri" kullanır; immünoterapi bu sinyalleri bloke ederek bağışıklık sistemini uyarır.

      Palyatif Bakım

      Palyatif bakım, yaşamı tehdit eden bir hastalığı olan kişilerin ve ailelerinin yaşam kalitesini iyileştirmeye odaklanan özel bir bakım türüdür. Kanser tedavisinin herhangi bir aşamasında, teşhisten hastalığın sonuna kadar verilebilir ve iyileştirici tedavilerle birlikte ilerleyebilir.

      Mide Kanseri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

      Mide kanseri tanısında kullanılan kan değerleri nelerdir?

      Mide kanseri tanısını koymak ve tedavi sürecini izlemek için yapılan kan testleri, çeşitli kan parametrelerini değerlendirmeyi içerir. Bu testler hastanın sağlık durumunu değerlendirmek ve tedavi sürecini yönlendirmek açısından son derece önemlidir. Genelde mide kanseri hastalarında hemoglobin seviyeleri normalin altında çıkabilir. Bunun nedeni mide kanserinde aneminin (kansızlık) sık görülüyor olmasıdır. Aynı zamanda mide kanserine bağlı inflamasyon gelişiminde beyaz kan hücreleri yükselebilir.

      Beyaz kan düşüklüğü kanser mi?

      Fakat bazı kişilerde vücudun biyolojik sürecine ya da kemoterapi tedavisine göre beyaz kan hücreleri seviyelerinde düşüklük de gözlenebilir. Kan testi yaptıran kişiler “Beyaz kan düşüklüğü kanser mi?” sorusuna yanıt arasa da beyaz kan hücreleri ile kanser arasında spesifik bir ilişki yoktur. Buna karşın mide kanserinde en doğru bilgiyi CA 19-9 (kanser antijeni 19-9) ve CEA (karsinoembriyonik antijen) değerleri verir. Bu değerler mide kanseri durumunda yükselebilir.

      Beyaz kan düşüklüğü, kanser dahil olmak üzere çeşitli ciddi durumların bir belirtisi olabilmekle birlikte, genellikle kanser dışı nedenlerden kaynaklanır. Eğer kan testlerinizde beyaz kan düşüklüğü tespit edilirse, bunun nedenini anlamak için doktorunuz ek testler isteyecektir.

      Mide ağrısı kanserin göstergesi midir?

      Mide kanseri gibi ciddi bir sağlık sorunu ile diğer yaygın mide ağrıları arasındaki temel fark belirtilerin sürekliliği ve şiddetindedir. Mide kanserine bağlı mide ağrısı genellikle diğer mide sorunlarına göre daha sürekli ve şiddetli olabilir. Bu ağrı mide kanserinin yerleştiği bölgeye bağlı olarak değişebilir ve sıklıkla yemeklerle ilişkilendirilir. Özellikle yemeklerden sonra artar ve hızlı doygunluk hissi ile kendini gösterebilir.

      Mide kanseri ölümcül müdür?

      Mide kanseri, ölümcül olabilen bir kanser türüdür, ancak erken teşhis ve tedavi ile sağkalım oranları önemli ölçüde artmaktadır. Mide kanserinin ölümcüllüğü, büyük ölçüde hastalığın hangi evrede teşhis edildiğine ve tümörün yayılımına bağlıdır:

      Mide kanseri genetik mi?

      Mide kanserlerinin küçük bir kısmı genetik yatkınlıkla ilişkilidir, ancak çoğu mide kanseri kalıtsal değildir (sporadik olarak gelişir).

      • Kalıtsal Mide Kanserleri (%1-3): Mide kanserlerinin çok küçük bir yüzdesi, aileden geçen belirli gen mutasyonları nedeniyle ortaya çıkar. Bu duruma kalıtsal mide kanseri sendromları denir. En bilineni Kalıtsal Diffüz Mide Kanseri (HDGC) sendromudur. Bu sendrom, CDH1 genindeki mutasyonlardan kaynaklanır ve diffüz tip mide adenokarsinomu riskini çok yüksek oranda artırır.
      • Ailesel Mide Kanserleri (%10'a kadar): Bazı ailelerde birden fazla bireyde mide kanseri görülebilir, ancak bilinen spesifik bir genetik mutasyon tespit edilemeyebilir. Bu duruma ailesel mide kanseri denir. Ailesinde mide kanseri olan bir kişinin normal bir bireye göre riski yaklaşık 3 kat daha yüksek olabilir.

      Eğer ailenizde mide kanseri öyküsü varsa, özellikle genç yaşta tanı konmuş veya diffüz tipte kanser görülen akrabalarınız varsa, genetik danışmanlık ve testler hakkında doktorunuzla konuşmanız faydalı olabilir.

      Mide kanseri ne kadar hızlı yayılır?

      Mide kanserinin yayılma hızı, tümörün türüne (histolojisine), agresifliğine, kanserin evresine ve hastanın genel biyolojisine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

      • Agresif Türler: Diffüz tip adenokarsinom gibi bazı mide kanseri türleri, daha hızlı büyüme ve yayılma eğilimindedir. Bu türler, erken evrede bile lenf bezlerine veya karın zarına (periton) yayılım gösterebilir.
      • Yavaş İlerleyen Türler: Bazı adenokarsinomlar veya düşük dereceli MALT lenfomaları daha yavaş ilerleyebilir. Özellikle Helicobacter pylori ile ilişkili MALT lenfomaları, antibiyotik tedavisine yanıt vererek gerileyebilir.
      • Erken Evre: Erken evrede yakalanan mide kanseri genellikle mide duvarıyla sınırlıdır ve yayılım hızı düşüktür, bu da başarılı bir cerrahi tedavi şansı sunar.
      • İleri Evre: Kanser mide duvarının dışına çıktığında veya lenf bezlerine yayıldığında, yayılma hızı artar. Metastaz (uzak organlara yayılım) meydana gelmişse, bu genellikle hastalığın daha agresif ve hızlı ilerlediği anlamına gelir. Mide kanseri en sık karaciğere, akciğerlere, kemiklere ve karın zarına yayılır.

      Erken teşhis, mide kanserinin kontrol altına alınması ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesi için kritik öneme sahiptir. Belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden tıbbi yardım almak, yayılımı önlemek veya yavaşlatmak için hayati olabilir.

      Mide ülseri kansere döner mi?

      Mide ülserleri, genellikle mide asidinin mide zarını tahriş etmesiyle oluşan yaralardır. Çoğu mide ülseri kansere dönüşmez. Ancak, bu konuda dikkatli olmak gerekir:

      • İyi Huylu Ülserler: Mide ülserlerinin büyük çoğunluğu iyi huyludur (kanserli değildir) ve genellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu veya ağrı kesici ilaçların (NSAİİ'ler) kullanımı gibi nedenlerle oluşur. Bu ülserler uygun tedaviyle iyileşir.
      • Malign Ülserler: Bazen, mide kanseri ilk başta bir ülser gibi görünebilir. Yani, gördüğünüz ülser aslında baştan beri kanserli bir tümörün ülserleşmiş hali olabilir. Bu nedenle, endoskopi sırasında ülserden biyopsi alınması ve patolojik olarak incelenmesi hayati önem taşır. Biyopsi, ülserin iyi huylu mu yoksa kanserli mi olduğunu kesin olarak belirler.
      • Atrofik Gastrit ve İntestinal Metaplazi: Helicobacter pylori enfeksiyonunun yol açtığı kronik gastrit ve sonrasında gelişen atrofik gastrit veya intestinal metaplazi gibi mide zarındaki öncü değişiklikler, kanser riskini artırabilir. Bu durumlar, mide ülserinden farklıdır, ancak bazen aynı zamanda bulunabilirler ve düzenli takip gerektirebilirler.

      Gençlerde mide kanseri görülür mü?

      Evet, gençlerde mide kanseri görülebilir, ancak yetişkinlere kıyasla daha nadirdir. Mide kanseri genellikle 50 yaş üzeri, özellikle 60'lı ve 70'li yaşlardaki bireylerde daha yaygındır. Tüm mide kanseri vakalarının yaklaşık %2-5'i 35 yaş altı kişilerde görülmektedir.

      Metastatik mide kanseri nedir?

      Metastatik mide kanseri, mide kanserinin başlangıçtaki tümörden ayrılarak vücudun diğer bölgelerine yayılması durumudur. Bu yayılma sürecine metastaz denir ve kanser hücreleri genellikle kan dolaşımı, lenf sistemi veya doğrudan komşu dokular yoluyla taşınır.

      Metastatik kanser, kanser türünün adını yayıldığı organa göre değil, ilk çıktığı organa göre alır. Yani, mide kanseri karaciğere yayılsa bile, bu hala mide kanseridir (karaciğer metastazlı mide kanseri) ve mide kanseri tedavisi protokolleri uygulanır.

      Mide kanseri hangi yaşlarda daha sık görülür?

      Mide kanseri en sık 50 yaş ve üzerindeki bireylerde görülür. Ancak son yıllarda özellikle Helicobacter pylori enfeksiyonu, kötü beslenme alışkanlıkları ve genetik yatkınlık gibi nedenlerle daha genç yaşlarda da vakalar bildirilmektedir. Erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık iki kat daha sık ortaya çıkar. Ayrıca sosyoekonomik düzeyi düşük bölgelerde, tuzlu ve tütsülenmiş gıdaların yoğun tüketildiği toplumlarda görülme oranı artar.

      Mide kanseri önlenebilir mi?

      Mide kanseri tamamen önlenemese de önlenebilir risk faktörlerinin azaltılması hastalık olasılığını ciddi ölçüde düşürür. Özellikle Helicobacter pylori enfeksiyonunun tedavisi, sigara ve alkolün bırakılması, sebze ve meyve açısından zengin, tuz oranı düşük bir beslenme düzeninin benimsenmesi koruyucu etki sağlar. Ayrıca işlenmiş et ürünleri, turşu ve tütsülenmiş yiyeceklerin sınırlanması mide mukozasının hasar görmesini engeller.

      Mide kanserinin ilk belirtileri nelerdir?

      Mide kanseri erken evrede genellikle belirsiz ve hafif şikayetlerle ortaya çıkar, bu nedenle çoğu zaman fark edilmez. İlk belirtiler arasında:

       

      • Sürekli hazımsızlık, mide yanması veya şişkinlik
      • İştahsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı
      • Karın üst kısmında ağrı veya rahatsızlık hissi
      • Mide bulantısı ve erken doyma
      • Kansızlık (yorgunluk, solgunluk) ve bazen dışkıda gizli kan bulunur.

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Bu belirtiler süreklilik gösteriyorsa, endoskopik inceleme yapılması gerekir.

      Mide kanseri genetik midir?

      Evet, mide kanserinin bazı türleri genetik yatkınlıkla ilişkilidir. Ailesinde mide kanseri öyküsü olan kişilerde risk yaklaşık 2–3 kat artar. Kalıtsal diffüz mide kanseri (HDGC) sendromu gibi genetik mutasyonlarla ilişkili tipler vardır. Bu durumda CDH1 geninde bozukluk saptanabilir. Genetik geçişten şüphelenilen bireylerde genetik danışmanlık ve tarama yapılması önerilir.

      Mide kanseri ne kadar hızlı yayılır?

      Mide kanserinin yayılma hızı tümörün tipine, derecesine ve evresine bağlıdır. Diffüz tip mide kanserleri daha hızlı yayılma eğilimindeyken, intestinal tipler genellikle daha yavaş ilerler. Yayılım genellikle önce lenf nodlarına, ardından karaciğer, akciğer ve periton gibi uzak organlara olur. Bu nedenle erken evrede tanı konulması tedavi şansını belirgin şekilde artırır.

      Mide kanseri kan testinde belli olur mu?

      Kan testleri mide kanseri teşhisi için tek başına yeterli değildir, ancak dolaylı ipuçları verebilir. Özellikle kansızlık (hemoglobin düşüklüğü), demir eksikliği ve tümör belirteçlerinin (CEA, CA 19-9) yüksekliği şüphe uyandırabilir. Kesin tanı için endoskopiyle alınan biyopsinin patolojik incelemesi gerekir. Ayrıca kan testleri tedavi sürecinde hastalığın seyrini izlemek için kullanılabilir.

      Mide kanseri ultrasonla teşhis edilebilir mi?

      Ultrasonografi mide kanserinde tanıdan çok evreleme ve yayılım değerlendirmesinde kullanılır. Özellikle karaciğer metastazı veya karın içi sıvı birikimi gibi bulgular ultrasonla tespit edilebilir. Ancak tümörün kendisini görüntülemek için ultrason yeterli değildir; kesin tanı için endoskopi ve biyopsi zorunludur. Gerekli durumlarda BT (bilgisayarlı tomografi) veya PET-CT de kullanılır.

      Mide kanseri tedavisi ne kadar sürer?

      Tedavi süresi hastalığın evresine, hastanın genel durumuna ve tedavi planına bağlı olarak değişir. Erken evrelerde sadece cerrahi uygulanabilirken, ileri evrelerde kemoterapi ve radyoterapiyle birlikte tedavi birkaç ay ile bir yılı bulabilir. Cerrahi sonrası adjuvan kemoterapi (destek tedavi) genellikle 6 ay kadar sürer. Takip süreci ise ömür boyu düzenli aralıklarla devam eder.

      Mide kanseri ameliyatı sonrası yaşam kalitesi nasıl etkilenir?

      Ameliyat sonrası yaşam kalitesi büyük ölçüde ameliyatın kapsamına ve hastanın adaptasyonuna bağlıdır. Midenin tamamının veya bir kısmının alınması sonrasında sindirim sistemi yeniden düzenlenir. Hastalar genellikle küçük, sık ve düşük yağlı öğünlerle beslenir. İlk aylarda kilo kaybı, halsizlik veya dumping sendromu (yemek sonrası çarpıntı, terleme, ishal) görülebilir. Ancak zamanla bu şikayetler azalır ve uygun diyet desteğiyle yaşam kalitesi iyileşir.

      Mide kanseri olanların dikkat etmesi gereken besinler nelerdir?

       

      • Tuzlu, tütsülenmiş, salamura ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır.
      • Taze sebze, meyve, tam tahıllar ve antioksidan açısından zengin besinler tercih edilmelidir.
      • Kızartılmış ve yağlı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
      • Alkol ve sigara kesinlikle bırakılmalıdır.
      • Yemekler az ama sık öğünlerle tüketilmeli, yemek sırasında fazla sıvı alınmamalıdır.

       

       

       

       

       

       

       

       

      Diyetisyen desteği, ameliyat sonrası beslenme uyumunu kolaylaştırır.

      Mide kanseri tekrarlar mı? Tekrarlarsa ne yapılmalı?

      Evet, mide kanseri tedaviden sonra tekrarlayabilir. Tekrarlama riski özellikle ileri evre hastalarda daha yüksektir. Bu nedenle hastalar düzenli aralıklarla görüntüleme ve kan testleriyle takip edilmelidir. Tekrarlama durumunda, hastalığın yayılım durumuna göre yeniden kemoterapi, hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi uygulanabilir. Bazı durumlarda cerrahi yeniden değerlendirilebilir.

      Mide kanseri riskini artıran faktörler nelerdir?

       

      • Helicobacter pylori enfeksiyonu
      • Ailede mide kanseri öyküsü
      • Sigara ve alkol kullanımı
      • Tuzlu, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdalar
      • Kronik gastrit, mide polipleri ve atrofik gastrit
      • Uzun süreli B12 eksikliği
      • Obezite ve ileri yaş

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

       

      Bu faktörlerin kontrol altına alınması, mide kanseri gelişme riskini belirgin biçimde azaltır.

      Mide kanseri için hangi doktora başvurmalıyım?

      Mideyle ilgili şikayetlerde ilk olarak gastroenteroloji uzmanına başvurulmalıdır. Gerekli görüldüğünde endoskopi yaparak tanıyı koyar. Mide kanseri tanısı konulduğunda süreç genel cerrahi, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu ve diyetisyen gibi uzmanların birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımla yönetilir.

      Mide kanseri teşhisi konulduktan sonraki süreç nasıldır?

      Tanı konulduktan sonra ilk adım tümörün evresinin belirlenmesidir. Bu amaçla endoskopik ultrason, BT veya PET-CT yapılır. Ardından multidisipliner ekip hastaya özel bir tedavi planı oluşturur. Erken evrelerde cerrahi ön plandadır, ileri evrelerde ise kemoterapi, radyoterapi veya hedefe yönelik tedaviler uygulanır. Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli kontrol programı ve beslenme takibi yapılır.

      Mide kanseri tedavisinde kullanılan yan etkiler nelerdir ve nasıl yönetilir?

      Kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler bulantı, kusma, saç dökülmesi, yorgunluk, kansızlık, bağışıklık sisteminde zayıflama ve tat değişiklikleri gibi yan etkilere yol açabilir. Radyoterapi uygulanan hastalarda mide ve bağırsaklarda hassasiyet gelişebilir. Bu etkiler geçicidir ve destekleyici tedavilerle yönetilebilir. Uygun beslenme, yeterli sıvı alımı ve yan etkileri azaltan ilaçlar hastanın yaşam kalitesini artırır.

      * Bu içeriğin geliştirilmesinde Liv Hospital Yayın Kurulu Katkı Sağlamıştır .
      * Web sitemizdeki içerikler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sayfa içeriğinde Liv Hospital'da tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. .
      Versiyon Geçmişi
      Güncel Versiyon
      11.09.2025 12:55:00
      Liv Yayın Kurulu
      +90 530 510 61 88
      İletişim Formu Talep / Bilgi Alma
      Tümü Chevron Down

      Gönder