liv sağlık köşesi

Yaşlanma

YAŞLANMA MI? YAŞ ALMA MI?





Yaşlanma, oldukça karmaşık bir biyo-psiko-sosyal bir süreç olup türe özgüdür. Canlının olgunlaşma süreci tamamlandıktan sonra fizyolojik yedek kapasitelerinin giderek azaldığı, yıprandığı ve buna bağlı olarak da yaşam fonksiyonlarının aksadığı bir süreci ifade eder. Yaşlılık sınırı genel olarak 65 yaş olarak kabul edilse de günümüzde biyolojik yaş kronolojik yaştan daha önemli kabul edilmektedir.

Ülkemizde yaşlı nüfusun genel nüfusa oranının yıllar içinde artacağı öngörülürse yaşlılıkta görülen hastalıkların toplum ve hasta yakınları için ciddi bir bakım ve tedavi yüküne neden olacağı açıktır. Yaşlı nüfus oranının 2025 yılında, tüm nüfusun %9,8’ine erişeceği düşünülmektedir.

Yaşlanma ile birlikte bazı nörolojik hastalıkların görülme sıklığında belirgin bir artış meydana gelmektedir. Bu hastalıkların başında da demans, Parkinson hastalığı ile nörodejeneratif hastalıklar ve inme gelmektedir. En sık görülen demans tipi olan Alzheimer hastalığının görülme sıklığı 65 yaşından sonra her 5 yılda bir katlanarak artmaktadır. İnme geçirenlerin %70’i de 65 yaşın üzerindedir. Parkinson hastalığı ortalama başlangıç yaşı 50-60 yaş aralığı olup görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Yaşlanma ile ilişkili normal kognitif değişiklikler; özellikle hafızada, plan yapmada ve öğrenme performansında azalma ile gözlenir ama günlük yaşamı etkileyecek kadar belirgin değildir. 

Yaş; inme (emboli ya da kanamaya bağlı) için önemli değiştirilemez bir faktörken hipertansiyon en güçlü değiştirilebilir risk faktörüdür. Damar sertliği yapan risk faktörlerinin sıkı kontrolü, uygun diyet ve egzersiz hem inme, hem de demanstan korunmada önemlidir. Egzersiz olarak hafif tempolu yürüyüşler bile yeterlidir.

Yaşlılıkla beraber uyku ihtiyacı azalmakla beraber kaliteli, bölünmeyen bir uyku kişiyi ertesi güne zihinsel ve bedensel olarak hazırlamaktadır.

Elbette yaşlanma kaçınılmaz bir süreçtir ama önemli olan sağlıklı bir şekilde yaş almaktır. Yaşlılık yıllarını sağlıklı geçirebilmek için gençken hem beynimize hem de vücudumuza iyi davranmamız gerekmektedir. Hobilerin olması ve bunu yaşlılıkta da sürdürebilmek, zihinsel aktivitelerde bulunmak, yeni şeyler öğrenmek, üretmek kişiyi hem fiziksel, hem zihinsel hem de ruhsal olarak zinde tutmaktadır.
Sağlıklı yaş almalar dileğiyle…
 

Uzmanına Sor / Görüntülü Görüşmeler ve Sağlık Hizmetleri Evinizde