Farenjit Nedir? Farenjit Belirtileri ve Tedavisi
- Farenjit Nedir?
- Farenjit Türleri Nelerdir?
- Farenjit Belirtileri Nelerdir?
- Farenjit Neden Olur?
- Farenjit Bulaşıcı Mıdır Nasıl Bulaşır?
- Farenjit Kaç Gün Sürer?
- Farenjit Nasıl Teşhis Edilir?
- Farenjite Ne İyi Gelir?
- Farenjit Nasıl Tedavi Edilir?
- Farenjitten Nasıl Korunulur?
- Farenjitte Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Farenjit, boğaz veya yutak bölgesinde bulunan mukoza zarının iltihaplanması olarak tanımlanır. Boğaz ağrısı olarak bilinen farenjit aslında bir hastalık değil semptomdur. Soğuk algınlığı veya grip gibi viral enfeksiyonlar veya Streptococcus türünden bakteriyel enfeksiyonlara sebep olan bakteriler nedeniyle gelişebilir. Kronik steroid veya antibiyotik kullanımı gibi eylemler sonucunda fungal farenjit görebilmek de mümkündür. Kışın görülme sıklığı artan farenjit semptomu boğaz ağrısıyla beraber; öksürük, yutkunmada ağrı veya konuşmada zorlanmak gibi farklı belirtileri de beraberinde getirebilir. Farenjite yönelik semptomlar gözlemlenmesi halinde kulak burun boğaz hekimleri tarafından gerçekleştirilecek olan muayenelerde semptomun temelinde yatan ana neden tespit edilmelidir. Gerekli durumlarda ilaç tedavileriyle semptomun ilerlemesi veya şiddetlenmesinin önüne geçilmelidir.
Farenjit Nedir?
Farenjit, tıp dilinde farenjit olarak bilinen ve yutağın (boğazın) iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle virüsler nedeniyle gelişse de bakteriyel enfeksiyonlar, alerjiler, sigara dumanı, kuru hava ve tahriş edici maddeler de farenjite yol açabilir. En yaygın belirtileri boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğazda kuruluk veya yanma hissi, kızarıklık ve bazen ateştir. Tedavi, hastalığın nedenine göre değişir; viral farenjitte dinlenme, bol sıvı tüketimi ve ağrı kesiciler önerilirken, bakteriyel farenjitte doktorun uygun görmesi halinde antibiyotik kullanılabilir. Hijyen kurallarına dikkat etmek, sigaradan uzak durmak ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak farenjitten korunmaya yardımcı olur.
Farenjit Türleri Nelerdir?
Farenjit, hastalığın ortaya çıkış hızına, süresine ve arkasında yatan temel tetikleyiciye göre üç ana gruba ayrılır. Bu türleri doğru anlamak, doğru tedaviyi uygulamak açısından son derece önemlidir.
- Akut Farenjit
- Kronik Farenjit
- Alerjik Farenjit
Akut Farenjit
Akut farenjit, boğazın arka kısmının aniden iltihaplanmasıyla karakterize, kısa süreli ama oldukça gürültülü (belirtileri şiddetli) seyreden türdür. Genellikle kış ve geçiş mevsimlerinde salgınlar halinde görülür.
Nedenleri: Vakaların büyük çoğunluğuna (%80-90) virüsler (soğuk algınlığı, grip veya adenovirüsler) neden olur. Daha az sıklıkla ise "Beta mikrobu" olarak bilinen Streptococcus pyogenes gibi bakteriler akut farenjite yol açar.
Belirtileri:
- Boğazda ani başlayan şiddetli ağrı ve yanma
- Yutkunurken veya konuşurken zorlanma
- Ateş, halsizlik ve vücut ağrıları
- Boyundaki lenf bezlerinde şişlik ve hassasiyet
- Boğazda kızarıklık, bademciklerde şişme ve bakteriyel durumlarda beyaz/sarı iltihap odakları
Kronik Farenjit
Kronik farenjit, boğazdaki tahriş ve hafif iltihaplanmanın aylarca, hatta yıllarca sürmesi durumudur. Genellikle akut farenjitteki gibi yüksek ateş veya ağır halsizlik görülmez; ancak günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren, inatçı bir seyri vardır.
Nedenleri: Genellikle mikroplardan ziyade çevre şartları, yaşam tarzı ve diğer sistemik hastalıklardan kaynaklanır:
- Reflü: Mide asidinin yemek borusundan yukarı sızarak boğazı sürekli tahriş etmesi.
- Burun Tıkanıklığı: Burun kemiği eğriliği veya sinüzit nedeniyle sürekli ağızdan nefes almak (boğazın kurumasına yol açar).
- Çevresel Faktörler: Sigara kullanımı (aktif veya pasif), aşırı alkol, kuru hava, kimyasal gazlar ve tozlu ortamlar.
- Aşırı sıcak veya çok soğuk gıdaları sık tüketmek, sesi sürekli yüksek perdeden ve yanlış kullanmak.
Belirtileri:
- Boğazda kuruluk, gerginlik ve "takılma" (yabancı cisim varmış) hissi
- Sık sık boğazı temizleme (temizleme refleksi) ve hafif gıcık öksürüğü
- Yutkunma güçlüğünden ziyade boğazda sürekli devam eden bir huzursuzluk
- Sesin çabuk yorulması veya ses kısıklığı
Alerjik Farenjit
Alerjik farenjit, vücudun bağışıklık sisteminin havada bulunan bazı maddelere (alerjenlere) karşı aşırı tepki vermesi sonucu boğaz mukozasında oluşan inflamasyondur. Genellikle mevsimsel (polen dönemlerinde) veya yıl boyu (ev tozu akarları, evcil hayvan tüyleri) görülebilir.
Nedenleri: Polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, hayvan tüyleri veya bazı kokular. Alerjenlerin doğrudan boğaza teması veya alerjik nezleye bağlı olarak gelişen geniz akıntısının boğaz arkasını sürekli tahriş etmesi ana sebeptir.
Belirtileri:
- Boğazda inatçı bir kaşıntı, gıcık hissi ve buna bağlı kuru öksürük
- Ateş görülmez (enfeksiyon kaynaklı farenjitlerden en büyük farkı budur)
- Sıklıkla eşlik eden hapşırma nöbetleri, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma ve kaşıntı
- Boğazda ağrıdan ziyade daha çok yanma ve kaşıntı hissinin ön planda olması
Farenjit Belirtileri Nelerdir?
Farenjit gelişiminde rol alan ana nedene göre, boğaz ağrısı ile farklı semptomlar da gelişebilir. Enfeksiyon türüne bağlı olarak soğuk algınlığı veya grip belirtileri gibi ek belirtiler gözlemlenebilir. Temelinde yatan ana nedene göre gelişebilecek olan farenjit belirtileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir.
Viral farenjit belirtileri:
- Öksürük
- Baş ağrısı
- Burun akıntısı
- Burun tıkanıklığı
- Gözlerde tahriş
- Şişmiş bademcikler
- Lenf düğümlerinde şişkinlik
- Yorgunluk

Bakteriyel farenjit belirtileri:
- Yutkunma sırasında ağrı hissi
- Boğaz bölgesinde hassasiyet
- Boyun bölgesinde şişmiş lenf düğümleri nedeniyle gelişen şişkinlik
- Boğazın arka tarafında görülen beyaz lekeler veya irin
- Bademciklerde şişme veya kızarıklık
- Baş ağrısı
- Karın ağrısı
- Mide bulantısı veya kusma
Farenjit Neden Olur?
Farenjit semptomu gelişiminde genellikle viral enfeksiyonlar rol alır. Soğuk algınlığı nedenlerinden biri olan rinovirüs, adenovirüs, koronavirüs veya parainfluenza nedeniyle boğaz ağrısı şikâyeti gelişebilir. Mevsimsel grip sonucu da farenjit ile karşılaşmak oldukça yaygındır.
Mononükleoz gibi grip benzeri semptomlara neden olan viral enfeksiyonlar nedeniyle de farenjit oluşabilir. Mononükleoz öpüşme hastalığı olarak da bilinir. Bu tür enfeksiyonlar tükürük yoluyla veya kontamine bir eşyayla temas edilmesi sonucunda kişiden kişiye bulaşabilir. Enfekte olmuş bir bireyin çatal bıçağını kullanmak veya bu tür kişilerle yakın temasta bulunma sonucu virüs bir kişiden başka bir kişiye geçebilir.
Farenjit nadir de olsa bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle de gelişebilir. A grubu Streptococcus türü bakteriler özellikle çocukluk döneminde farenjit gelişmesinde rol alabilir. Bu bakteri grubunun yanı sıra; klamidya, bel soğukluğu, mikoplazma pnömonisi gibi farklı bakterilerden kaynaklı da farenjit açığa çıkabilir.
Boğaz ağrısı gelişiminde rol alabilecek bir diğer unsur ise fungal enfeksiyonlardır. İmmünsüpresyon veya antibiyotik kullanımı nedeniyle boğazlarda fungal enfeksiyon gelişebilir ve bu durumun beraberinde boğaz ağrısı görülebilir. Saman nezlesi veya alerjik rinit gibi alerjiler de boğaz ağrısına neden olabilir. Kronik ağız solunumu, kışın kuru iç mekanlarda çok fazla vakit geçirmek gibi eylemler ise tekrarlayan boğaz ağrısına neden olabilir.
Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) da farenjit gelişmesinde etkili olabilir. Mide asidinin yemek borusuna ulaşması ve burayı tahriş etmesi nedeniyle gelişen reflü, kronik farenjit yaratabilir. Kronik farenjit kaynaklı boğaz tahrişi ve sinüzit nedeniyle oluşan geniz akıntısı, hastada sürekli bir öksürük ve baskı hissi yaratmaktadır.
Farenjit Bulaşıcı Mıdır Nasıl Bulaşır?
Farenjit tanısı alan veya çevresinde farenjite sahip biri bulunan kişiler “farenjit bulaşıcı mı?” sorusunu yöneltebilir. Farenjit, viral veya bakteriyel formda olması halinde bulaşabilen bir semptomdur. Burun ve boğazda yaşayan mikroplar tükürük yolu ile kişiden kişiye aktarılabilir. Farenjit problemine sahip biri öksürdüğünde veya hapşırdığında virüs veya bakteri içeren küçük damlacıklar havaya geçer. Başka bir kişinin bu küçük damlacıkları soluması, partiküllerin bulaştığı nesnelere dokunması ardından ellerini ağzına ve gözlerine götürmesi veya hasta biriyle ortak yiyecek veya içecek paylaşımı nedeniyle farenjit kişiden kişiye geçebilir.
Farenjit bulaşma süresi temelinde yatan ana nedene göre değişkenlik gösterebilir. Bir kişinin semptom göstermeye başlaması halinde bu semptomlar 7- 10 gün arasında iyileşme gösterirken kişiler bu süreç içerisinde farenjit bulaştırmaya devam edebilir. Bazı virüslerin kuluçka süresi bulunduğundan kişiler semptom göstermeye başlamadan öncesinde de çevreye enfeksiyona neden olabilecek partiküller yayabilir.
Farenjit Kaç Gün Sürer?
Farenjit genellikle nedenine bağlı olarak 3 ila 10 gün arasında sürer. Viral farenjit vakalarının çoğu 5–7 gün içinde kendiliğinden iyileşirken, bakteriyel farenjit uygun antibiyotik tedavisiyle belirtiler genellikle 24–48 saat içinde hafiflemeye başlar ve tam iyileşme yaklaşık 7–10 gün sürebilir. Boğaz ağrısının iki haftadan uzun sürmesi, yüksek ateş, şiddetli yutma güçlüğü, nefes almada zorlanma veya sık tekrarlayan farenjit atakları gibi durumlarda altta yatan nedenin araştırılması için bir sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir.
Farenjit Nasıl Teşhis Edilir?
Farenjit şikayetiyle bir sağlık kuruluşuna danışan kişi genellikle kulak burun boğaz doktorları tarafından fiziki muayene altına alınır. Gerçekleştirilecek olan muayenede doktor hasta geçmişini ve geliştirdiği semptomları anlamak üzerine hastaya çeşitli sorular yöneltir. Kişinin mevcut sağlık durumunun değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesi ardından boğaz, kulak ve burun enfeksiyon belirtileri açısından kontrol edilir. Hastada viral enfeksiyon varlığı söz konusu olması halinde doktor muayene sırasında teşhis koyabilir. Bakteriyel enfeksiyonlardan şüphelenilmesi durumunda ise boğaz kültürü gibi ek tetkikler istenerek kesin bir tanı konulabilir. Yapılacak olan değerlendirmeler ardından elde edilen bulgulara göre kişiler farenjit teşhisi alabilir ve temelinde yatan ana neden öğrenilebilir. Kesin teşhis için doktor muayenesi gerekmektedir zira belirtileri gözleyen hastalar durumu yalancı kuşpalazı ile karıştırabilmektedir.

Farenjite Ne İyi Gelir?
Farenjit tedavisinde amaç boğazdaki dokuları nemlendirmek, iltihabı yatıştırmak ve tahrişi azaltmaktır. Uygulayacağınız yöntemlerin etkinliği, farenjitinizin türüne (akut, kronik veya alerjik) göre değişiklik gösterir. Evde uygulayabileceğiniz en etkili yöntemleri, tıbbi destek seçeneklerini ve türüne göre yapılması gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Evde Doğal ve Pratik Çözümler
Boğaz dokusunu nemli tutmak, farenjit ağrısını hafifletmenin en hızlı yoludur.
- Tuzlu Su Gargarası: 1 su bardağı ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyip karıştırın. Günde birkaç kez yapacağınız bu gargara, boğazdaki şişliği azaltır, mikropları temizler ve dokuları rahatlatır.
- Ilık Sıvılar ve Bal: Adaçayı, papatya, ıhlamur gibi bitki çayları boğazı yumuşatır. İçerisine ekleyeceğiniz bal, doğal bir bariyer oluşturarak boğazı kaplar ve öksürük gıcığını hafifletir. (Not: 1 yaşından küçük çocuklara bal verilmemelidir).
- Bol Su Tüketimi: Boğazın kuruması tahrişi artırır. Gün boyunca yudum yudum oda sıcaklığında su içmek mukozayı nemli tutar.
- Ortamı Nemlendirmek: Özellikle geceleri odanın havasının kuru olması kronik farenjit gıcığını tetikler. Yatak odasında hava nemlendirici cihaz kullanmak veya kalorifer peteğinin üzerine su koymak çok faydalıdır.
Farenjit Nasıl Tedavi Edilir?
Farenjit tanısı alınması halinde kişilerin aklında “farenjit nasıl geçer?” sorusu uyanabilir. Farenjit tedavisi, kişiye özel planlanan ve mevcut semptomlara göre şekillenebilir bir tedavi protokolüne sahiptir. Altta yatan ana nedene göre şekillenen tedavi semptomların ilerlemesini önlemek veya mevcut şikayetleri iyileştirmeyi hedefler. Farenjitin temelinde viral bir enfeksiyonun yer alması halinde genellikle kişilerin mevcut bağışıklık sistemini güçlendirme üzerine alacağı ev tipi önlemler ile hastalığın kendiliğinden geçmesi beklenir. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise antibiyotik ilaçlar reçete edilebilir. Antibiyotik reçete edilmesi halinde hastalığın tamamı ile iyileşmesini sağlamak ve tekrarlamasını önlemek adına tedavi aksatılmadan tamamlanmalıdır
Viral farenjitte iyileşmeyi desteklemek, bakteriyel farenjite ise ilaç tedavisinin etkinliğini artırmaya yönelik bazı yaşamsal değişikliklerde yaratılabilir. Farenjit tedavisi gören veya görmesi gereken bir kişi gün içerisinde kendine dinlenme alanları yaratmalıdır. Yoğun fiziksel aktiviteden kaçınarak vücudun ekstra yorulması önlenmelidir. Ortam nemini sağlamak üzere nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Boğaz ağrısı tedavisi kapsamında pastiller emilebilir. Ağız hijyenine dikkat etme adına diş fırçasını değiştirmek ve düzenli diş fırçalamak ve tuzlu suyla gargara yapmak gibi faaliyetler sağlanabilir. Çay, limon suyu veya et suyu gibi sıcak içecekler tüketerek boğazın daha fazla tahriş olması önlenebilir.
Boğaz ağrısı olarak tanımlanan farenjit, çeşitli nedenler sonucunda gelişebilen bir semptomdur. Kişilerin boğaz ağrısı ve beraberinde gelen çeşitli belirtileri göstermesi halinde bir sağlık kuruluşuna danışması önerilir. Özellikle bakteriyel bir enfeksiyon söz konusu ise ilaç tedavileri ile bu durumun kontrol altına alınması gerekebilir.
Farenjitten Nasıl Korunulur?
Farenjitten korunmak, özellikle kış aylarında ve mevsim geçişlerinde boğaz sağlığınızı güvenceye almanın en etkili yoludur. Korunma yöntemleri, hastalığın bulaşıcı (akut) ve çevresel (kronik/alerjik) nedenlerine göre ikiye ayrılır.
Enfeksiyonlardan Korunma Yolları
Akut farenjit genellikle virüsler ve bakterilerle bulaştığı için hijyen kurallarına dikkat etmek en önemli savunma hattınızdır:
- Ellerinizi Sık Sık Yıkayın: Gün içinde temas ettiğiniz yüzeylerden (toplu taşıma tutaçları, kapı kolları vb.) mikropların bulaşmasını önlemek için ellerinizi en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkayın.
- Kişisel Eşyaları Ayırın: Bardak, çatal, kaşık, havlu ve diş fırçası gibi kişisel eşyalarınızı aile bireyleri dahil kimseyle ortak kullanmayın.
- Hastalarla Yakın Temastan Kaçının: Grip, nezle veya boğaz ağrısı şikayeti olan kişilerle çok yakın temasta bulunmamaya ve kapalı alanlarda mesafeyi korumaya özen gösterin.
- Bağışıklık Sisteminizi Güçlü Tutun: Düzenli uyku, dengeli beslenme (özellikle C ve D vitamini yönünden zengin gıdalar) ve bol su tüketimi vücudunuzun mikroplarla savaşma gücünü artırır.
Boğaz Tahrişinden Korunma Yolları
Boğaz dokusunun sürekli maruz kaldığı fiziksel ve kimyasal tahrişleri önlemek, kronikleşen farenjit şikayetlerinin önüne geçer:
- Sigaradan Uzak Durun: Sigara dumanı boğaz mukozasını doğrudan tahriş eder ve kurutur. Sadece sigara içmek değil, pasif içici olarak duman altı ortamlarda bulunmak da kronik farenjitin en büyük tetikleyicisidir.
- Burundan Nefes Alın: Burun, dışarıdan gelen havayı ısıtır, nemlendirir ve filtreler. Burun tıkanıklığınız varsa (deviasyon, sinüzit vb.) ağızdan nefes almak zorunda kalırsınız ve bu da boğazınızı kurutur. Burun tıkanıklığı sorunlarınızı mutlaka tedavi ettirin.
- Aşırı Sıcak ve Soğuktan Kaçının: Çok kaynar çay/kahve içmek veya buz gibi içecekler tüketmek boğaz dokusuna zarar verir. Gıdaları ılık tüketmeye özen gösterin.
- Oda Havasını Nemlendirin: Özellikle kışın kaloriferlerin havayı kurutması boğaz gıcığına yol açar. Yatak odanızda nemlendirici cihazlar veya radyatör üzerine su kapları kullanın.
- Reflüyü Kontrol Altında Tutun: Mide asidinin boğaza kaçması kronik tahriş yaratır. Akşam geç saatlerde yemek yemeyi bırakın, kafein ve aşırı yağlı gıdaları sınırlandırın.
- Sesi Doğru Kullanın: Çok yüksek sesle konuşmak veya sürekli boğaz temizleme hareketi yapmak (gıcık gidermek için yapılan sert öksürme) boğazı daha çok tahriş eder. Boğazınızı temizlemek yerine bir yudum ılık su içmeyi alışkanlık haline getirin.
Farenjitte Ne Zaman Doktora Başvurulmalıdır?
Farenjitte boğaz ağrısı birkaç gün içinde düzelmiyor, belirtiler giderek şiddetleniyor veya 38,5°C'nin üzerinde yüksek ateş, nefes almada ya da yutkunmada belirgin güçlük, ağız açmada zorlanma, boyunda ağrılı şişlik, bademciklerde yoğun iltihap veya beyaz plaklar, cilt döküntüsü ya da kanlı balgam gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde, kronik hastalığı bulunanlarda, çocuklarda ve sık sık tekrarlayan farenjit ataklarında tıbbi değerlendirme önem taşır. Erken muayene, bakteriyel enfeksiyonların tespit edilmesini ve uygun tedavinin zamanında başlanmasını sağlayarak olası komplikasyonların önlenmesine yardımcı olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Mevcuttaki boğaz tahrişini veya ağrısını şiddetlendirmemek adına farenjit hastalarının belirli yiyeceklerden kaçınması önerilir. Farenjit hastalarının yememesi gerekenler arasında aşırı ekşi, acı ve baharatlı yiyecekler yer alır. Kola, gazoz veya maden suyu gibi asitli içeceklerin tüketimi de sınırlandırılmalıdır.
Farenjit probleminin temelinde viral bir enfeksiyon söz konusu olması halinde bu tür enfeksiyonların kendiliğinden geçmesi beklenir. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise kullanılacak olan antibiyotikler ile semptomun ilerlemesi önlenebilir. Doktor önerileri kapsamında ilaçlara başvurulmalı, bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır. İlaç tedavilerine ek olarak dinlenmek, düzenli sıvı tüketimi ile boğaz kuruluğunun önüne geçmek gibi eylemlerle tedavi desteklenebilir.
Farenjit öksürüğünün geçmesi veya azalması adına sıcak içeceklere başvurulabilir. Düzenli olarak oda sıcaklığında su tüketimi boğaz tahrişini önleyerek öksürüğü azaltabilir. Ihlamur, adaçayı gibi bitki çaylarından faydalanılabilir.
Alerjik farenjit belirtileri, genel farenjit belirtileri ile benzerdir. Kişilerde; boğazda batma hissi, yutkunmada güçlük, geniz akıntısı veya öksürük gibi semptomlar gelişebilir.
Evet, vakaların çok büyük bir kısmı antibiyotiksiz geçer. Farenjitin %80-90'ına virüsler neden olur ve virüslere karşı antibiyotikler tamamen etkisizdir. Viral farenjit bol sıvı tüketimi, dinlenme ve boğazı yumuşatıcı yöntemlerle 3 ila 7 gün içinde kendiliğinden iyileşir.
Evet, çok güçlü bir ilişki vardır. Mide asidinin yemek borusundan yukarı sızarak boğaz bölgesine ulaşması (Laringofaringeal Reflü), buradaki hassas mukoza dokusunu sürekli tahriş eder. Bu durum enfeksiyon dışı gelişen kronik farenjitin en yaygın nedenlerinden biridir. Boğazda geçmeyen takılma hissi ve sürekli boğaz temizleme ihtiyacı genellikle bu durumdan kaynaklanır.
Farenjitin türüne göre sonuçlar değişir:
- Viral farenjit genellikle tedavi edilmese de kendiliğinden sorunsuz geçer.
- Bakteriyel farenjit (özellikle Beta mikrobu) tedavi edilmezse mikrop vücuda yayılarak akut romatizmal ateş (eklem ve kalp kapakçığı rahatsızlıkları), böbrek iltihabı veya boğazda apse (peritonsiller apse) gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
- Kronik farenjit tedavi edilmezse kalıcı ses kısıklığı, sürekli öksürük ve yaşam kalitesinde ciddi düşüşe neden olur.
Evet, özellikle geceleri artan kuru öksürük farenjitin tipik belirtilerindendir. Geceleri sırt üstü yatıldığında, varsa geniz akıntısı doğrudan boğazın arkasına süzülür. Ayrıca ağızdan nefes alındığında kuruyan boğaz dokusu daha da tahriş olur. Bu birleşik etki, geceleri uykudan uyandıran inatçı gıcık öksürüklerine yol açar.
Farenjitin kendisi doğrudan burun akıntısı üretmez; ancak farenjite yol açan soğuk algınlığı, grip veya alerji gibi üst solunum yolu durumları aynı anda hem burun akıntısına hem de boğazda farenjite neden olur. Yani burun akıntısı farenjitin kendisinden değil, onunla beraber seyreden ana hastalıktan kaynaklanır.
Her ikisi de boğaz bölgesinde yer alsa da etkilendikleri dokular farklıdır:
- Farenjit: Boğazın en arkasındaki genel boşluğun (yutağın) iltihaplanmasıdır. Ağrı daha yaygındır ve yutak duvarı kırmızı görünür.
- Bademcik İltihabı (Tonsilit): Boğazın girişinde, sağda ve solda bulunan bademcik dokularının iltihaplanıp şişmesidir. Genellikle bademciklerin üzerinde beyaz veya sarı iltihap lekeleri (kriptler) belirgin şekilde seçilir.
Çocuklar boğaz ağrısını doğrudan tarif edemeyebilir. Çocuklarda faranjit şu belirtilerle kendini gösterir:
- Beslenmeyi reddetme, yutkunurken ağlama veya yüzünü ekşitme
- Aşırı huzursuzluk ve sebepsiz ağlama nöbetleri
- Yüksek ateş ve halsizlik
- Ağız kokusu ve tükürük salgısında artış (yutkunamadığı için)
- Boyun bölgesine dokunulduğunda ağrı hissetmesi (şişmiş lenf bezleri nedeniyle)
Faranjit şikayetleri için öncelikle bir Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanına başvurulmalıdır. Yetişkinler ve çocuklar doğrudan KBB uzmanına gidebileceği gibi, başlangıç aşamasında Aile Hekimi veya çocuk hastalar için Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri) bölümü de teşhis ve tedavi için doğru adreslerdir.