Kalp hızının yaşa göre normal değerin üzerinde olmasına taşikardi denir. Supraventriküler taşikardi, kalbin kulakçıklardan kaynaklanan hızlı kalp atımları sonucu ortaya çıkar. SVT bazen kalbin elektriksel ileti sistemindeki ekstra bağlantıdan, bazen de kalbin elektrik çıkaran odağının yerine geçen ekstra bir odaktan kaynaklanır. Kalp hızı genellikle 200’lerin üzerindedir. Özellikle yenidoğan döneminde sık olmakla beraber herhangi bir yaşta da görülebilirler.
Supraventriküler Taşikardi (SVT) Nedir?
Supraventriküler taşikardi (SVT), kalbin üst odacıklarından (atriyumlar) kaynaklanan ve kalp atış hızının aniden normalin üzerine çıktığı bir ritim bozukluğudur. SVT sırasında kalp dakikada genellikle 150–250 kez atabilir. Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi, göğüste rahatsızlık hissi ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Ataklar ani başlayıp ani şekilde sonlanabilir ve birkaç saniyeden birkaç saate kadar sürebilir.
Normal Nabız ile SVT Arasındaki Farklar
Normal dinlenme nabzı yetişkinlerde dakikada yaklaşık 60–100 arasındadır ve genellikle fiziksel aktiviteye göre değişiklik gösterir. SVT’de ise nabız aniden yükselir ve çoğu zaman 150 atımın üzerine çıkar. Normal hızlı nabız egzersiz, stres veya heyecanla gelişirken SVT atakları sebepsiz şekilde başlayabilir. Ayrıca SVT’de kalp atışları daha düzenli fakat çok hızlı hissedilir ve kişi çarpıntıyı belirgin şekilde fark eder.

SVT Neden Olur? Risk Faktörleri ve Tetikleyiciler
Supraventriküler taşikardi (SVT), kalbin elektriksel iletim sistemindeki anormal sinyal döngülerinden kaynaklanır. SVT gelişiminde etkili olabilecek nedenler ve risk faktörleri şunlardır:
- Doğuştan gelen ek elektrik yolları
- Kalpte anormal elektriksel iletim döngüleri
- Stres ve yoğun kaygı
- Uykusuzluk ve fiziksel yorgunluk
- Kalp hastalıkları
- Tiroid hastalıkları
- Yüksek tansiyon
- Sigara kullanımı
- Bazı ilaçların yan etkileri
- Yoğun kafein tüketimi
- Aşırı alkol kullanımı
Bu faktörler bazı kişilerde SVT ataklarının başlamasına veya daha sık görülmesine neden olabilir.
SVT Türleri: AVNRT ve AVRT
SVT’nin en sık görülen iki türü AVNRT ve AVRT’dir. Bu ritim bozuklukları benzer belirtiler oluştursa da ortaya çıkış mekanizmaları farklıdır.
AVNRT (Atrioventriküler Nodal Reentry Taşikardi):
- AV düğümünde birden fazla iletim yolu bulunur.
- Elektrik sinyali bu yollar arasında döngü oluşturarak hızlı ritme neden olur.
- En sık görülen SVT türlerinden biridir.
- Ani başlayan çarpıntı ataklarıyla ortaya çıkar.
AVRT (Atrioventriküler Reentry Taşikardi):
- Kalpte doğuştan bulunan ek bir elektrik yolu vardır.
- Elektriksel iletim bu ek yol üzerinden gerçekleşir.
- Özellikle genç yaşlarda daha sık görülebilir.
- Wolff-Parkinson-White sendromu ile ilişkili olabilir.
Her iki durumda da çarpıntı, baş dönmesi ve hızlı nabız gibi belirtiler görülebilir.
Atakları Tetikleyen Yaşam Tarzı Faktörleri
Bazı günlük alışkanlıklar SVT ataklarını tetikleyebilir veya mevcut atakların daha sık yaşanmasına yol açabilir.
SVT’yi tetikleyebilen yaşam tarzı faktörleri şunlardır:
- Fazla kahve tüketimi
- Enerji içecekleri ve yüksek kafein alımı
- Yoğun stres ve kaygı
- Aşırı alkol tüketimi
- Sigara kullanımı
- Düzensiz uyku
- Ağır fiziksel yorgunluk
- Yoğun egzersiz sonrası aşırı efor
Atak riskini azaltmak için düzenli uyku, stres yönetimi ve tetikleyici alışkanlıklardan uzak durmak faydalı olabilir.

Supraventriküler Taşikardi (SVT)’nin Bulguları Nelerdir?
SVT’li hastalarda görülen bulgular hastaların yaşına göre farklılık gösterir. Yenidoğan bebeklerde emmede veya beslenmede zorlanma, terleme, huzursuzluk, ağlama, kusma gibi bulgular görülürken daha büyük çocuklarda kalbin hızlı attığının hissedilmesi bazen hastalar tarafında göğsüme kuş çırpıyor hissi olarak tariflemektedir. Bu hastalara atak esnasında bazen yorgunluk, baş dönmesi, gözlerde kararma, nefes darlığı, göğüs ağrısı, soğuk terleme ve bazen de bayılma yakınmasıyla hekime başvurabilirler.
Atak Sırasında Hissedilen Yaygın Semptomlar
Bu bölümde hastaların poliklinik başvurularında en sık dile getirdiği şikayetleri listeleyerek okuyucuyla bağ kurabilirsiniz:
- Ani Başlayan Çarpıntı: Göğüste bir kuş kanat çırpıyormuş hissi veya "boğazda atım" hissi.
- Göğüste Rahatsızlık: Tam bir ağrı olmasa da göğüs kafesinde baskı veya dolgunluk hissi.
- Halsizlik ve Bitkinlik: Kalbin çok hızlı atması nedeniyle verimli kan pompalayamaması sonucu oluşan ani yorgunluk.
- Nefes Darlığı: Dinlenme halindeyken bile hissedilen hava açlığı.
- Anksiyete ve Huzursuzluk: Fiziksel belirtilere eşlik eden "kötü bir şey olacakmış" hissi.
- Poliüri (Sık İdrara Çıkma): Atak sırasında kalbin salgıladığı ANP hormonu nedeniyle atağın hemen ardından veya sırasında gelişen idrar yapma ihtiyacı.
Acil Müdahale Belirtileri
Okuyucuyu korkutmadan ama hayati riskleri de atlamadan bilgilendirmeniz gereken bölümdür. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır:
- Senkop (Bayılma) veya Bayılma Hissi: Tansiyonun ani düşmesine bağlı olarak beyne giden kan akışının azalması.
- Şiddetli Göğüs Ağrısı: Kalp kasının (miyokard) hızlı ritim nedeniyle yeterince oksijenlenememesi (iskemi belirtisi).
- Soğuk Terleme ve Solukluk: Vücudun şoka girdiğini veya kardiyovasküler sistemin zorlandığını gösteren otonom yanıtlar.
- Konfüzyon (Zihin Bulanıklığı): Yetersiz serebral perfüzyon (beyin beslenmesi) belirtisi.
- Uzun Süren Ataklar: Kendi kendine durmayan ve dakikalarca/saatlerce süren yüksek hızdaki ritimler.
SVT Teşhisi Nasıl Konulur?
SVT teşhisinde temel amaç, ritim bozukluğunun kalbin hangi noktasından kaynaklandığını ve türünü (AVNRT, AVRT vb.) belirlemektir.
EKG (Elektrokardiyogram) Bulguları
EKG, tanı sürecinin ilk ve en kritik adımıdır. Ancak en büyük zorluk, EKG’nin çekildiği anda hastanın atak geçiriyor olması gerekliliğidir.
- Dar QRS Kompleksi: SVT’de kalp atışları genellikle dar bir yapıda izlenir; bu da ritmin kalbin üst odacıklarından (ventrikül üstü) kaynaklandığını gösterir.
- P Dalgalarının Kaybolması veya Yer Değiştirmesi: Kalp çok hızlı attığı için normalde görülen P dalgaları, ana kalp atımının (QRS) içinde gizlenebilir veya hemen arkasında görülebilir.
- Hız: Dakikadaki kalp atım hızı genellikle düzenli olup 150-250 arasındadır.
Holter İzlemi ve Olay Kaydediciler (Event Recorder)
Ataklar poliklinik muayenesinde yakalanamıyorsa, uzun süreli izleme yöntemlerine başvurulur.
- 24-48 Saatlik Holter: Hastanın göğsüne yapıştırılan elektrotlar vasıtasıyla kalp ritmi gün boyu kaydedilir. Kısa süreli ve sık atakları yakalamada etkilidir.
- Olay Kaydediciler (Event Recorder): Haftalarca hastada kalabilen bu cihazlar, sadece hasta çarpıntı hissettiğinde düğmeye basarak kayıt alır. Seyrek (haftada bir veya ayda bir) görülen atakların teşhisi için idealdir.
- Akıllı Saatler ve Mobil EKG: Günümüzde akıllı saatlerin tek kanallı EKG özellikleri, doktorlara klinik tanı aşamasında önemli ön veriler sağlayabilmektedir.
EPS (Elektrofizyolojik Çalışma)
Diğer testler sonuçsuz kaldığında veya kesin tedavi (ablasyon) planlandığında uygulanan ileri düzey bir girişimsel yöntemdir.
- Elektriksel Haritalama: Kasıktan ince kateterlerle kalbin içine girilerek doğrudan elektriksel sinyaller ölçülür.
- Atağın Tetiklenmesi: Doktorlar, kalbe düşük düzeyli elektriksel uyarılar vererek SVT atağını kontrollü bir şekilde başlatabilir. Bu, çarpıntının tam noktasını bulmayı sağlar.
- Tedavi ile Eş Zamanlı Uygulama: EPS sırasında tanı konulduğu anda, genellikle aynı seansta radyofrekans veya dondurma (kriyoablasyon) yöntemiyle çarpıntıya neden olan yol yok edilir.

SVT Tedavi Yöntemleri
SVT’li hastaların fazla miktarda çay, kahve, kola, çikolata, sigara, stres gibi durumlardan ve içeceklerden uzak durmaları, özellikle soğuk algınlığı tedavisinde kullanılan pseudoefedrin içeren –aferin, peditus, sudafed, actidem, rinogest, kongest ve bronşiyolit ve astım tedavisinde kullanılan Salbutamol içeren-ventolin- gibi kalp hızını arttıran ilaçlardan sakınmalarında yarar vardır.
SVT atağı sırasında hastanın genel durumu iyi ise yüze soğuk su uygulanamsı, ıkındırılması, öğürme refleksinin uyarılması tedavi edici olabilir. Çarpıntı devam etmes ebile bir sağlık kuruluşuna başvurmakta yarar vardır. Sağlık kuruluşlarında hastanın genel durumu iyi ise vagal manevralar veya ilaçla tedavi denenir, genel durum kötüyse elektriksel şok verilir.
5-6 yaşından büyük çocuklarda tedaviye yanıt alınamadığı zamanlarda çarpıntıya yol açan ekstra elektrik hattına anjiyo ile dondurma veya anjiyo ile yakma tedavisi uygulanabilmektedir.
Vagal Manevralar
Vagal manevralar, kalp hızını yavaşlatmaya yardımcı olabilen basit yöntemlerdir. Bu teknikler vagus sinirini uyararak kalbin elektriksel iletimini etkileyebilir. Derin nefes alıp ıkınma hareketi yapmak (Valsalva manevrası), soğuk suyla yüzü yıkamak veya kontrollü nefes egzersizleri bazı SVT ataklarının durmasına yardımcı olabilir. Ancak şiddetli göğüs ağrısı, bayılma hissi veya nefes darlığı varsa vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınmalıdır.
İlaç Tedavisi ve Ritim Kontrolü
SVT tedavisinde kullanılan ilaçlar kalp hızını kontrol etmeyi ve yeni atakları önlemeyi amaçlar. Beta blokerler, kalsiyum kanal blokerleri veya ritim düzenleyici ilaçlar doktor kontrolünde kullanılabilir. Acil durumlarda hastanede damar yoluyla uygulanan ilaçlarla hızlı ritim kısa sürede normale döndürülebilir. İlaç seçimi kişinin genel sağlık durumuna ve ritim bozukluğunun tipine göre değişiklik gösterir.
Kateter Ablasyonu
Kateter ablasyonu, SVT tedavisinde sık kullanılan ve yüksek başarı oranına sahip girişimsel bir yöntemdir. Bu işlemde kasık bölgesinden ince kateterler ilerletilerek kalpte ritim bozukluğuna neden olan anormal elektrik yolu tespit edilir ve özel enerji yöntemleriyle etkisiz hale getirilir. Özellikle sık atak yaşayan veya ilaçlardan yeterli fayda görmeyen kişilerde kalıcı çözüm sağlayabilir. Çoğu hasta işlem sonrasında günlük yaşamına kısa sürede dönebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Çoğu durumda SVT, doğrudan hayati tehlike arz eden bir durum değildir. Kalbin yapısal olarak sağlıklı olduğu bireylerde ataklar rahatsız edici ve yorucu olsa da ölümcül sonuçlar doğurması nadirdir. Eğer hastada altta yatan ciddi bir kalp yetmezliği veya koroner arter hastalığı varsa, çok yüksek hızda seyreden uzun süreli ataklar kalbin kan pompalama yeteneğini bozabilir.
Evet, bu iki durum klinik olarak birbirine en çok karışan tablolardır. Aralarındaki farkı anlamak hem hasta hem de doktor için kritik önem taşır. SVT genellikle fiziksel bir aktivite, kafein veya aniden eğilme gibi bir hareketle başlar. Panik atak ise genellikle yoğun bir kaygı ve duygusal stresle tetiklenir. Panik atakta kalp hızı genellikle kademeli olarak artar (sinüs taşikardisi). SVT'de ise hız bir lamba anahtarına basılmış gibi aniden en yüksek seviyeye çıkar ve aynı hızla normale döner. Şüphe durumunda, çarpıntı anında çekilen bir EKG veya akıllı saat kaydı bu iki durumu birbirinden kesin olarak ayırır.
SVT tanısı konulmuş bireylerin çoğu aktif bir hayat sürebilir; ancak bazı önlemler alınmalıdır:
- Doktor Onayı: Sporun türü ve yoğunluğu, atağın ne sıklıkta geldiğine ve hastanın genel kalp sağlığına göre belirlenmelidir.
- Kısıtlamalar: Kateter ablasyonu ile başarılı bir tedavi yapılmışsa, hastalar genellikle birkaç hafta içinde her türlü spora (profesyonel seviye dahil) geri dönebilirler.
- Risk Yönetimi: Tedavi edilmemiş SVT hastalarında, özellikle yüzme veya dağcılık gibi atak sırasında kontrol kaybının (baş dönmesi/bayılma) hayati risk yaratabileceği sporlar için dikkatli olunmalıdır.
Hazırlayanlar
* Web sitemizdeki içerikler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sayfa içeriğinde Liv Hospital'da tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir.