Laktoz İntoleransı: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Seçenekleri
-
Laktoz İntoleransı Nedir?
-
Laktoz İntoleransının Nedenleri Nelerdir?
-
Laktoz İntoleransının Belirtileri Nelerdir?
-
Laktoz İntoleransı Tanısı Nasıl Konulur?
-
Laktoz İntoleransı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
-
Bebeklerde Laktoz İntoleransı
-
Yetişkinlerde Laktoz İntoleransı
-
Laktoz İntoleransı ve Süt Alerjisi Arasındaki Fark
-
Laktoz İntoleransı Tedavi Edilmezse Ne Olur?
-
Laktoz İntoleransını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
-
Hangi Gıdalarda Laktoz Bulunur?
-
Liv Hospital'da Laktoz İntoleransı Tanı ve Tedavisi
Laktoz intoleransı, süt ve süt ürünlerinde doğal olarak bulunan laktoz şekerinin sindirilememesiyle ortaya çıkan yaygın bir sindirim rahatsızlığıdır. Bu durum, vücudun ince bağırsakta laktozu parçalamakla görevli laktaz enzimini yeterli düzeyde üretememesinden kaynaklanır. Sindirilemeyen laktoz ise bağırsaklarda şişkinlik, gaz ve karın ağrısı gibi çeşitli rahatsız edici belirtilere yol açar.
Laktoz İntoleransı Nedir?
Laktoz intoleransı, süt ve süt ürünlerinde bulunan laktoz şekerinin vücut tarafından sindirilememesi durumudur. Bu sindirim sorunu, ince bağırsakta laktozu parçalamakla görevli laktaz enziminin yetersiz üretilmesinden kaynaklanır. Sağlıklı bir sindirim sisteminde laktaz enzimi, laktozu glikoz ve galaktoz gibi basit şekerlere ayırarak bağırsaklardan emilmesini sağlar. Ancak enzim eksikliğinde sindirilemeyen laktoz, yolculuğuna kalın bağırsağa doğru devam eder.
Kalın bağırsağa ulaşan sindirilmemiş laktoz, buradaki bakteriler tarafından fermente edilir. Fermantasyon, gaz üretimine yol açarak şişkinliğe neden olur. Aynı zamanda fermente olan laktoz, osmotik etkiyle bağırsaklara su çeker. Bu durum ise karın ağrısı, kramp ve ishal gibi belirtileri tetikler. Belirtilerin şiddeti, tüketilen laktoz miktarına ve kişinin laktaz enzim eksikliğinin derecesine bağlı olarak değişir. Bu mekanizma, laktoz intoleransı nedir ve vücutta nasıl belirtilere yol açar sorusunu kapsamlı bir şekilde açıklar.

Laktoz İntoleransının Nedenleri Nelerdir?
Laktoz intoleransı, dünya genelinde birçok insanı etkileyen yaygın bir sindirim sorunudur ve farklı laktoz intoleransı nedenleri bulunmaktadır. Bu durumun temelinde, laktozu parçalamakla görevli laktaz enziminin yetersiz üretimi yatar. En sık görülen neden, genetik faktörlere bağlı olan ve yaşla birlikte laktaz üretiminin doğal olarak azaldığı birincil laktaz eksikliğidir.
İkincil laktaz eksikliği de diğer önemli laktoz intoleransı nedenleri arasında yer alır. Bu durum, Crohn veya çölyak hastalığı gibi ince bağırsağa zarar veren rahatsızlıklar ya da geçirilmiş ameliyatlar sonucunda geçici veya kalıcı olarak gelişebilir. Çok nadir görülen doğuştan laktaz eksikliği ise bebeklikten itibaren kendini gösteren ciddi bir durumdur.
Tıbbi olarak, ortaya çıkış nedenlerine ve genetik faktörlere göre laktoz intoleransı çeşitleri 4'e ayrılır.
Genetik Faktörler
Laktoz intoleransının en yaygın türü olan primer laktoz intoleransı, doğrudan genetik faktörlerle ilişkilidir. Bu durum, genetik olarak kodlanmış bir süreçle, yaş ilerledikçe laktaz enziminin üretiminin doğal olarak azalmasıyla ortaya çıkar. Bebeklik döneminde yüksek olan laktaz üretimi, genetik yatkınlığa bağlı olarak genellikle çocukluk veya ergenlik yıllarında düşmeye başlar ve yetişkinlikte belirtiler belirginleşir. Peki, laktoz intoleransı kimlerde görülür? Genellikle bu genetik mirasa sahip bireylerde, yaşa bağlı laktaz üretiminin azalmasıyla görülür. Bu nedenle ailede laktoz intoleransı öyküsü bulunması, kişide de görülme riskini artıran önemli bir göstergedir.
İnce Bağırsak Hastalıkları
İnce bağırsağı etkileyen hastalıklar, laktaz enziminin üretimini bozarak ikincil (sekonder) laktoz intoleransına yol açabilir. Çölyak veya Crohn hastalığı gibi rahatsızlıklar, bağırsak duvarında iltihaplanma ve hasar yaratarak laktaz üreten hücrelerin işlevini bozar. Sonuç olarak vücut, süt ve süt ürünlerinde bulunan laktozu sindiremez hale gelir.
Bu durum, önemli laktoz intoleransı nedenleri arasında yer alan sekonder laktoz intoleransı olarak adlandırılır. Altta yatan hastalığın teşhis edilip tedavi edilmesi, bağırsak sağlığını iyileştirerek laktaz üretimini tekrar normal seviyelere döndürebilir ve intolerans belirtilerini ortadan kaldırabilir. Bu nedenle bu tür belirtilerde altta yatan bir bağırsak hastalığı ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır.
Doğuştan Laktaz Eksikliği
Doğuştan laktaz eksikliği, laktaz enziminin doğuştan üretilmemesi sonucu ortaya çıkan nadir bir genetik mutasyondur. Bu nedenle laktoz intoleransı bebeklerde en ağır formunda görülür ve doğumdan hemen sonra kendini belli eder. Anne sütü veya laktoz içeren mamaları sindiremeyen bebeklerde şiddetli ishal, kilo kaybı ve hayati tehlike oluşturan dehidrasyon gibi belirtiler hızla gelişir. Durumun erken teşhisi ve bebeğin laktozsuz özel formüllerle beslenmeye başlaması, sağlığı için kritik önem taşır.
Yaş Faktörü
Yaş ilerledikçe vücuttaki laktaz enzimi üretimi, genetik yatkınlığa bağlı olarak doğal bir süreçle azalır. Bebeklik ve çocukluk döneminde sütü rahatça sindiren pek çok birey, bu nedenle yetişkinliğe adım attığında laktozu sindirmekte zorlanmaya başlar. Laktaz üretimindeki bu düşüş, laktoz intoleransı yetişkinlerde neden daha sık görüldüğünü açıklar. Bu durum, bir hastalık olarak değil, insan vücudundaki fizyolojik bir değişim olarak kabul edilir ve belirtilerin ortaya çıkışını tetikleyen en yaygın faktörlerden biridir.
Laktoz İntoleransının Belirtileri Nelerdir?
Laktoz intoleransı belirtileri, laktoz içeren gıdalar tüketildikten yaklaşık 30 dakika ile 2 saat sonra ortaya çıkar ve şiddeti kişiden kişiye göre değişebilir. Bu durum, tüketilen laktoz miktarına ve kişinin laktaz enzim eksikliğinin derecesine bağlıdır. En yaygın görülen laktoz intoleransı belirtileri arasında karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishal gibi sindirim sorunları yer alır.
Karın Ağrısı ve Kramplar
Laktaz enziminin yetersizliği nedeniyle sindirilemeyen laktoz, ince bağırsaktan kalın bağırsağa geçer. Burada bakteriler tarafından fermente edilmesi, gaz ve asit oluşumuna yol açar. Oluşan gaz, bağırsaklarda gerilmeye ve baskıya neden olarak şiddetli karın ağrısı ile krampları tetikler. Bu ağrı ve krampların şiddeti, tüketilen laktoz miktarına bağlı olarak hafif veya keskin olabilir.
Şişkinlik ve Gaz
İnce bağırsakta sindirilemeyen laktoz, kalın bağırsağa ulaştığında buradaki bakteriler tarafından fermente edilir. Bu fermantasyon süreci sonucunda gaz açığa çıkar. Kalın bağırsakta biriken bu gaz, karında gerginliğe ve rahatsız edici bir şişkinliğe yol açar. Bu durum, laktoz intoleransının en sık görülen ve rahatsız edici belirtilerinden biridir.
İshal
Laktaz enzimi yetersizliği nedeniyle sindirilemeyen laktoz, kalın bağırsağa ulaştığında ozmotik bir etki yaratır. Bu etki, bağırsak boşluğuna su çekilmesine neden olarak dışkının sıvılaşmasına ve ishale yol açar. Genellikle gaz, şişkinlik ve karın krampları gibi diğer belirtilerle birlikte görülen bu durum, süt veya süt ürünleri tüketildikten kısa bir süre sonra ortaya çıkar. İshal durumunda dehidrasyon riskine karşı bol sıvı tüketmek ve genel olarak ishale ne iyi gelir konusunda bilgi sahibi olmak önemlidir.
Mide Bulantısı ve Diğer Belirtiler
Laktoz intoleransının temel belirtileri sindirim sisteminde yoğunlaşsa da bazı kişilerde mide bulantısı gibi daha nadir şikayetler de görülebilir. Bu hisse bazen baş ağrısı ve genel bir yorgunluk hali de eşlik edebilir. Genellikle sindirilemeyen laktozun bağırsaklarda yarattığı yoğun rahatsızlığa vücudun verdiği ikincil bir tepki olarak kabul edilen bu belirtiler, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu tür atipik şikayetler yaşandığında, laktoz intoleransı nasıl önlenir? sorusunun cevabı merak edilerek altta yatan nedenin laktoz intoleransı olup olmadığını anlamak için bir uzmana danışmak önemlidir.

Laktoz İntoleransı Tanısı Nasıl Konulur?
Laktoz intoleransı tanısı, öncelikle kişinin yaşadığı belirtilerin dikkatle değerlendirilmesiyle başlar. Kesin tanı için ise doktorlar genellikle bir laktoz intoleransı testi yapılmasını önerir. Bu testler arasında en yaygın olanları hidrojen nefes testi, laktoz tolerans testi ve daha nadiren genetik testlerdir. Doğru bir laktoz intoleransı tanısı koymak, kişinin beslenme alışkanlıklarını düzenleyerek yaşam kalitesini önemli ölçüde artırmasına yardımcı olur.
Laktoz Tolerans Testi, Hidrojen Nefes Testi ve Diğer Testler
Laktoz intoleransını teşhis etmek için vücudun laktozu sindirme yeteneğini ölçen farklı testler uygulanır. Bu yöntemler, belirtilerin kaynağını netleştirmede kritik rol oynar.
- Hidrojen Nefes Testi: En yaygın yöntem olan hidrojen nefes testi, güvenilir bir laktoz intoleransı testi olarak kabul edilir. Kişiye laktozlu bir sıvı içirildikten sonra belirli aralıklarla nefesindeki hidrojen gazı ölçülür. Sindirilemeyen laktoz, kalın bağırsakta bakteriler tarafından fermente edildiğinde hidrojen gazı açığa çıkar ve bu gaz nefes yoluyla atılır. Nefeste yüksek hidrojen seviyesi, laktoz intoleransını doğrular.
- Laktoz Tolerans Testi: Bu laktoz intoleransı testi sırasında ise laktozlu sıvı tüketiminin ardından kan şekeri seviyeleri takip edilir. Normalde sindirilen laktoz, kan şekerini yükseltir. Eğer kan şekerinde beklenen artış olmazsa bu durum, laktozun sindirilemediğini gösterir.
- Dışkı Asidite Testi: Dışkı asidite testi, genellikle bebek ve çocuklarda uygulanır. Bu test, sindirilemeyen laktozun bağırsaklarda oluşturduğu asit miktarını dışkı örneğinde ölçer. Düşük pH seviyesi, laktoz sindirim sorununa işaret eder.
- Genetik Testler: Genetik testler, laktaz enzimi üretimiyle ilgili genleri analiz ederek kişinin birincil laktoz intoleransına yatkınlığını belirler. Bu test, yaşam boyu sürecek bir intolerans riskini öngörmeye yardımcı olur ve gelecekteki beslenme planlaması için önemli veriler sunar.
Laktoz İntoleransı Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Laktoz intoleransının kesin bir tedavisi olmasa da belirtileri yönetmek için etkili yöntemler bulunur. Bu durumun laktoz intoleransı tedavisi, temel olarak diyet düzenlemeleri ve sindirime yardımcı takviyeler üzerine kuruludur. İlk adım, laktoz içeren gıdaları kişinin tolerans seviyesine göre beslenmeden çıkarmak veya azaltmaktır.
Ayrıca laktaz enzimi takviyeleri, laktozlu gıdalarla birlikte alındığında sindirime yardımcı olarak şişkinlik ve gaz gibi şikayetleri önleyebilir. Kişiye özel bir laktoz intoleransı tedavisi planı oluşturmak ve besin eksikliklerini önlemek için bir sağlık uzmanına danışmak en doğru yaklaşımdır.
Diyet Değişiklikleri ve Laktozsuz Ürünler
Laktoz intoleransı yönetiminin temeli, diyet değişikliklerine dayanır. Belirtileri kontrol altına almak için öncelikle laktoz intoleransı olanlar ne yememeli sorusunun cevabını bilmek gerekir: Süt, yoğurt ve peynir gibi laktoz içeren gıdaların tüketimi kişisel tolerans düzeyine göre sınırlandırılmalıdır.
Neyse ki günümüzde piyasada kolayca bulunabilen laktozsuz süt, yoğurt ve peynir gibi birçok alternatif mevcuttur. Bu ürünler, üretim aşamasında laktozun alınması veya sindirilebilir forma dönüştürülmesiyle elde edilir. Böylece bireyler, sindirim sorunları yaşamadan süt ürünlerinin besinsel faydalarından yararlanmaya devam edebilir. Bu diyet düzenlemesi, gaz ve şişkinlik gibi rahatsız edici belirtileri büyük ölçüde azaltarak yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır.
Laktaz Enzim ve Diğer Takviyeler
Laktoz intoleransı yönetiminde laktaz enzim takviyeleri önemli bir rol oynar. Bu takviyeler, laktoz içeren gıdalar tüketilmeden hemen önce alınarak vücudun laktozu sindirmesine yardımcı olan laktaz enzimini dışarıdan sağlar. Böylece sindirim sistemine giren laktoz molekülleri parçalanır ve intolerans semptomları önlenir veya hafifletilir. Bu ürünler, halk arasında genellikle laktoz intoleransı ilaçları olarak da bilinir ve laktozlu ürünleri daha rahat tüketmek isteyenler için pratik bir çözüm sunar.
Laktoz intoleransı olan bireyler, süt ürünlerinden kaçınma eğiliminde oldukları için kalsiyum ve D vitamini eksikliği riski taşıyabilirler. Bu durumun önüne geçmek amacıyla doktor önerisiyle kalsiyum ve D vitamini takviyeleri kullanmak faydalı olabilir. Özellikle gelişme çağındaki çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları, bu vitaminlerin yeterli alımının kemik gelişimi için kritik olduğunu vurgular. Ayrıca probiyotikler de sindirim sisteminin dengesini destekleyerek laktoz intoleransının neden olabileceği bazı sindirim rahatsızlıklarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Bağırsak florasını güçlendirerek genel sindirim sağlığına katkıda bulunurlar.

Bebeklerde Laktoz İntoleransı
Gerçek laktoz intoleransı bebeklerde nadir görülen bir durumdur ve bebeklerdeki sindirim sorunları genellikle farklı nedenlere dayanır. Şiddetli karın ağrısı, gaz veya köpüklü laktoz intoleransı bebek kakası gibi belirtiler fark edildiğinde mutlaka bir çocuk doktoruna başvurmak gerekir. Unutulmamalıdır ki anne sütünün ve emzirmenin anne ve bebek sağlığına etkileri çok değerlidir ve bu belirtiler genellikle anne sütünden kaynaklanmaz. Tanı konulması halinde, özellikle riskli bebek izlemi gerektiren durumlarda, laktoz intoleransı bebeklerde doktor kontrolünde özel beslenme planlarıyla yönetilmelidir.
Yetişkinlerde Laktoz İntoleransı
Laktoz intoleransı yetişkinlerde sıkça görülen bir sindirim sorunudur ve laktaz enziminin yetersiz üretilmesiyle ortaya çıkar. Bu durum, süt ve süt ürünlerindeki laktozun sindirilememesine neden olur. Sindirilmeyen laktoz, kalın bağırsakta fermente olarak gaz, şişkinlik ve karın ağrısı gibi belirtileri tetikler.
Laktoz intoleransı yetişkinlerde belirtileri yönetmek için yaşam tarzı ve diyet değişiklikleri esastır. Laktozlu gıdaları tamamen kesmek yerine, kişisel tolerans eşiğini belirleyerek diyet düzenlenebilir. Laktozsuz ürünler veya laktaz enzimi takviyeleri de bu süreçte yardımcı olur. Beslenme düzeninde yapılacak değişiklikler sırasında olası besin eksikliklerini önlemek ve kişiye özel bir plan oluşturmak için bir beslenme ve diyetetik uzmanından destek almak önemlidir.
Laktoz İntoleransı ve Süt Alerjisi Arasındaki Fark
Süt ürünleri tükettikten sonra yaşanan rahatsızlıklar sıklıkla birbirine karıştırılır. Ancak laktoz intoleransı ve süt alerjisi, vücudun süte verdiği tepki mekanizması açısından temel farklılıklar gösterir. Laktoz intoleransı, süt şekeri olan laktozu parçalayan laktaz enziminin yetersizliğinden kaynaklanan bir sindirim sorunudur. Belirtileri genellikle karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishal gibi sindirim sistemi şikayetleriyle sınırlıdır ve tüketimden birkaç saat sonra ortaya çıkar.
Süt alerjisi ise bağışıklık sisteminin süt proteinlerini zararlı bir madde olarak algılamasıyla tetiklenen bir reaksiyondur. Bu tepki, bağışıklık sistemi kaynaklı olduğu için potansiyel olarak daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Süt alerjisinin belirtileri arasında ciltte kurdeşen, kaşıntı, solunum güçlüğü, kusma ve hatta anafilaksi gibi yaşamı tehdit eden durumlar yer alabilir. Bu gibi durumlar, bağışıklık sisteminin bir yiyeceğe aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkan alerjik hastalıklar kategorisine girer. Belirtiler genellikle süt ürünü tüketiminden dakikalar sonra başlar. Bu nedenle doğru teşhis için laktoz intoleransı ve süt alerjisi arasındaki ayrımı bilmek kritik önem taşır. Özetle biri sindirim sistemi sorunu iken diğeri bağışıklık sisteminin bir tepkisidir.
Laktoz İntoleransı Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Peki, laktoz intoleransı tedavi edilmezse ne olur? Bu durum, sürekli tekrarlayan karın ağrısı, gaz, şişkinlik ve ishal gibi kronik sindirim sorunlarına yol açar. Bu belirtiler kişinin günlük konforunu olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürür. Ayrıca süt ve süt ürünlerinden kaçınma eğilimi, uzun vadede kalsiyum ile D vitamini gibi önemli besinlerin eksikliğine neden olabilir. Bu beslenme yetersizliği, kemik sağlığını riske atarak osteoporoz gibi daha ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir.
Laktoz İntoleransını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
Laktoz intoleransını tamamen ortadan kaldırmak yerine belirtileri yönetmeye odaklanmak gerekir. Yaşam kalitesini artırmak için pratik önlemler alınabilir:
- Diyetinizi Yönetin: Laktoz içeren süt, peynir ve dondurma gibi ürünleri kişisel tolerans seviyenize göre azaltın. Az miktarda tüketerek vücudunuzun tepkisini gözlemleyebilir ve sınırınızı belirleyebilirsiniz.
- Laktozsuz Ürünler Tercih Edin: Marketlerde kolayca bulabileceğiniz laktozsuz süt, yoğurt ve peynir gibi alternatifler, sindirim sorunu yaşamadan bu besinlerden faydalanmanızı sağlar.
- Laktaz Enzimi Takviyesi Kullanın: Süt ürünleri tüketmeden hemen önce alacağınız laktaz enzimi içeren takviyeler, laktozun vücutta kolayca parçalanmasına yardımcı olarak belirtileri engeller.
- Fermente Ürünlere Yönelin: Yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri, içerdikleri yararlı bakteriler sayesinde daha az laktoz barındırır ve sindirimi genellikle daha kolaydır.
Hangi Gıdalarda Laktoz Bulunur?
Laktoz, doğal olarak süt ve süt ürünlerinde bulunur. İnek, keçi ve koyun sütü ile bu sütlerden üretilen yoğurt, peynir, tereyağı, krema ve dondurma gibi gıdalar yüksek oranda laktoz içerir. Taze peynirler daha fazla laktoz içerirken olgunlaştırılmış sert peynirlerde bu oran genellikle daha düşüktür.
Laktoz, süt ürünlerinin yanı sıra birçok işlenmiş gıdada da gizli olarak bulunabilir. Bisküvi, kek, çikolata, hazır çorba, salata sosu ve işlenmiş et ürünleri gibi paketli gıdalar, süt tozu veya peynir altı suyu tozu gibi bileşenler içerebilir. Hatta bazı ilaçların dolgu maddelerinde dahi laktoza rastlanabilir. Bu nedenle laktoz intoleransı olanlar ne yememeli sorusunun yanıtı, sadece süt ürünleriyle sınırlı değildir. Gıda etiketlerini dikkatle okumak, istenmeyen belirtilerden kaçınmak için en etkili yöntemdir.
Liv Hospital'da Laktoz İntoleransı Tanı ve Tedavisi
Liv Hospital Gastroenteroloji Bölümü, laktoz intoleransı şüphesiyle başvuran hastalara modern tanı ve tedavi hizmetleri sunar. Uzman hekimlerimiz, kesin tanı için hidrojen nefes testi gibi ileri teknolojiye sahip yöntemler uygular. Tanı sonrasında her hastanın bireysel tolerans düzeyi ve yaşam tarzı dikkate alınarak kişiye özel beslenme programları oluşturulur. Bu bütüncül yaklaşımla hastaların semptomları etkin bir şekilde yönetilerek yaşam kalitelerinin artırılması hedeflenir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evet, en yaygın türü olan birincil laktoz intoleransı genetiktir. Bu durum, genetik yatkınlığa bağlı olarak yaşla birlikte laktaz enzimi üretiminin azalmasıyla ortaya çıkar. Ailede laktoz intoleransı öyküsü bulunması riski artırır. Bağırsak hastalıkları gibi nedenlerle sonradan gelişen ikincil laktoz intoleransı ise genetik kökenli değildir.
Genetik kökenli birincil laktoz intoleransı kalıcıdır ve tamamen geçmez. Ancak Crohn hastalığı veya bağırsak enfeksiyonları gibi nedenlerle oluşan ikincil laktoz intoleransı, altta yatan sağlık sorunu tedavi edildiğinde düzelebilir. Bağırsak sağlığı normale döndüğünde laktaz üretimi de yeniden başlayabilir.
Hayır, laktozsuz sütün besin değeri normal süt ile aynıdır. Kalsiyum, protein ve vitaminler gibi tüm besin ögelerini içerir. Tek fark, üretim aşamasında eklenen laktaz enzimi sayesinde laktozun parçalanmış olmasıdır. Bu nedenle laktoz intoleransı olmayan bir kişi için ek bir faydası yoktur; ancak intoleransı olanlar için sindirimi kolaylaştıran sağlıklı bir alternatiftir.
Peki bebeklerde laktoz intoleransı nasıl anlaşılır? Bebeklerdeki belirtiler genellikle beslenme sonrası ortaya çıkar ve aşırı gaz, karın ağrısı, sulu veya köpüklü ishal, sürekli huzursuzluk ve kilo alamama gibi durumları içerir. Doğuştan laktoz intoleransı çok nadir olmakla birlikte, geçici bir bağırsak enfeksiyonu sonrası ikincil intolerans daha sık görülebilir. Bu gibi belirtiler fark edildiğinde kesin tanı için mutlaka bir çocuk doktoruna danışılmalıdır.
Sert ve uzun süre olgunlaştırılmış peynirler, üretim sürecinde laktozun büyük bir kısmını kaybettiği için genellikle iyi tolere edilir. Parmesan, eski kaşar, gravyer ve çedar bu peynirlere örnek olarak verilebilir. Buna karşın lor, ricotta gibi taze ve yumuşak peynirler daha fazla laktoz içerdiği için dikkatli tüketilmelidir. Ayrıca piyasada bulunan “laktozsuz” etiketli peynirler de güvenli bir seçenektir.
* Web sitemizdeki içerikler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sayfa içeriğinde Liv Hospital'da tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir.