Panik Atak Belirtileri Nelerdir? Panik Atak Neden Olur, Nasıl Geçer?
- Panik Atak Nedir?
- Panik Atak Neden Olur?
- Panik Atağı Hangi Durumlar Tetikler?
- Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
- Gece Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
- Çocuklarda Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
- Panik Atak Türleri Nelerdir?
- Panik Atak Kaç Yaşında Başlar?
- Panik Atak Ne Kadar Sürer?
- Panik Atak Anında Ne Yapılmalıdır?
- Panik Atağın Hayat Kalitesine Etkileri Nelerdir?
- Panik Atak ile Birlikte Görülen Psikolojik Sorunlar Nelerdir?
- Panik Atak Tanısı Nasıl Konulur?
- Panik Atak İçin Hangi Doktora Gidilir?
- Panik Atak Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
- Panik Atak Nasıl Geçer?
Panik atak vücudun, normal durumlara ani, yoğun korku ve güçlü fiziksel tepkiler ile karşılık vermesi durumudur. Panik atak geçiren kişi çok terleyebilir, nefes almakta güçlük çekebilir ve kalbinin normalden daha hızlı attığını hissedebilir. Panik atak sırasında kişide kalp krizine benzer belirtiler ortaya çıkabilir. Fiziksel olarak bir hasar bırakmasa da panik atak, uzun vadeli stres unsuru olabilir ve stres kaynaklı sorunların ortaya çıkmasına yol açabilir. Panik atakların tetikleyicileri kesin ve net değildir. Bu nedenle panik atak öncesinde panik atağı önlemek mümkün değildir.

Panik Atak Nedir?
Panik atak, kişinin ani ve yoğun bir korku ile rahatsızlık hissettiği bir kaygı bozukluğu tipidir. Çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi, uyuşma, terleme, göğüs ağrısı ya da göğüs rahatsızlığı ile seyredebilir. Bazı panik ataklar, kafa karışıklığı ya da kontrolü kaybetme hissini içerebilirler. Tipik olarak bir atak, semptomlar başladıktan sonra 10 içinde zirveye ulaşır ve yaklaşık 30 dakika sürer. Ancak bu süre her zaman bu kadar net görülmez. Bazı panik atak vakalarında saniyeler sürerken, bazı vakalarda bu süre saatlere kadar değişiklik gösterebilir. Panik atak, geçiren kişiyi aşırı derecede korkutsa ve rahatsızlığa neden olsa da panik atakların kendisi fiziksel olarak tehlikeli değildir.
Panik ataklar, panik bozukluğunun sonucudur. Ancak, bazı diğer durumlarla birlikte de görülebilirler. Bu durumlar:
- Anksiyete bozukluğu,
- Duygudurum bozuklukları,
- Fobiler ve bu fobilere maruziyet,
- Psikotik bozukluklar,
- Mazoşizm,
- Madde kullanım bozuklukları,
- Travma ve stresle ilişkili bozukluklar ve
- Bazı tıbbi durumlar.
Panik ataklar kendi başlarına hastanın sağlığı için bir tehdit oluşturmasa da sık yaşanan ataklar yaşam kalitesinin düşmesine ve diğer sorunlara yol açabilir. Bu nedenle hastalar psikiyatri uzmanları tarafından incelenir ve tedavi edilirler.
Panik Atak Neden Olur?
Beyin ve sinir sistemi, kişinin korku ve kaygıyı nasıl algıladığı ve ele aldığı konusunda önemli rol oynar. Beyninizin korku ve diğer duyguları işleyen kısmı olan amigdala, bu işlev bozukluğunu oluşturan koşulların temelinde yer alıyor olabilir. Ayrıca, GABA (gama-aminobütirik asit), kortizol ve serotonin gibi beyni etkileyen kimyasalların dengesizliği sonucu panik atakların oluşması da teorilerden biri.
Nedenleri net bilinmese bile kişilerin panik atak geçirme olasılığını arttıran faktörler vardır. Bu faktörlere sahip olmak demek kesin olarak bir kişinin de panik ataklardan muzdarip olacağı anlamına gelmez. Ancak bu faktörler kişinin bu rahatsızlığı geçirme ihtimalini artırır:
- Ailede panik bozukluğu öyküsü olması: Tüm kaygı bozuklukları borderline gibi, kaygı bozukluğu olan kişilerin ailelerinde de görülebilir. Bir kişinin birinci derece akrabalarından biri panik bozukluğuna sahip ise kişinin de panik bozukluğu olma ihtimali yüksektir.
- Diğer ruhsal sorunların varlığı: Anksiyete bozuklukları, depresyon veya diğer zihinsel sağlık sorunları olan kişiler panik atak geçirmeye daha yatkındır.
- Olumsuz çocukluk deneyimleri: Bu deneyimler, 1 ila 17 yaş arasında meydana gelir. Bunlar yalnızca olumsuz deneyimler değildir, travmatik olayları da içerir. Olumsuz çocukluk deneyimleri panik atakların ortaya çıkmasına yol açabilir.
Panik atakların ortaya çıkışında kesin ve net bir tetikleyici yoktur. Ancak fobisi olan kişiler, fobilerinin tetiklenmesi ile panik atak geçirebilirler. Örneğin, tripanofobiden (yoğun iğne korkusu) muzdarip olan biri, tıbbi test için kan vermesi gerektiğinde panik atak geçirebilir. Bazı insanlar için, panik atak geçirme korkusu bile bir panik atağı tetikleyebilir.

Panik Atağı Hangi Durumlar Tetikler?
Panik atak tek bir nedenden dolayı yaşanmaz. Çoğu zaman biyolojik yatkınlık, stres ve bazı çevresel etkenlerin birleşimiyle kendini belli eder. Bir kişiyi tetikleyen durum, başka bir kişiyi hiç etkilemeyebilir. O yüzden panik atağın altında bulunan nedenler bir sağlık profesyoneli tarafından ele alınmalıdır.
- Yoğun stres
- Büyük yaşam değişiklikleri
- Travmatik olaylar
- Sağlıkla ilgili endişeler
- Kafein ve diğer uyarıcılar
- Alkol ve madde kullanımı
- Uyku eksikliği
- Kan şekeri düşüklüğü
- Kapalı veya kalabalık ortamlar
- Geçmişte panik yaşanan yerler
- Yoğun stres: İş baskısı, sınavlar, maddi sorunlar veya uzun süreli stres.
- Büyük yaşam değişiklikleri: Taşınma, evlilik, boşanma, yeni işe başlama veya emeklilik.
- Travmatik olaylar: Kaza, doğal afet, şiddet, sevilen birinin kaybı veya ciddi bir hastalık.
- Sağlıkla ilgili endişeler: Kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi normal bedensel belirtileri ciddi bir hastalığın işareti olarak yorumlamak.
- Kafein ve diğer uyarıcılar: Fazla kahve, enerji içeceği veya bazı ilaçlar çarpıntıyı artırarak atağı tetikleyebilir.
- Alkol ve madde kullanımı veya bırakılması: Özellikle alkol, bazı uyuşturucular ve bunların yoksunluğu.
- Uyku eksikliği: Yetersiz veya düzensiz uyku, kaygıyı artırabilir.
- Kan şekeri düşüklüğü: Uzun süre aç kalmak bazı kişilerde belirtileri tetikleyebilir.
- Kapalı veya kalabalık ortamlar: Asansör, toplu taşıma, alışveriş merkezleri gibi yerler, özellikle daha önce bu ortamlarda panik atak yaşayan kişilerde tetikleyici olabilir.
- Geçmişte panik yaşanan yerler: Beyin, önceki atağın yaşandığı ortamı "tehlikeli" olarak öğrenebilir ve benzer durumlarda tekrar alarm verebilir.
Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Panik atak krizi belirtileri hastanın atak geçirip geçirmediğini anlamak için oldukça önemlidir. Panik atak sırasında hasta, yoğun zihinsel ve fiziksel belirtiler yaşar. Bu nedenle panik atak fiziksel belirtileri yanı sıra zihinsel belirtilerini de bilmek tanı koymayı kolaylaştırır. Panik atakların hastalar için en yorucu özelliklerinden biri, çok hızlı ve belirgin bir sebep olmadan ortaya çıkabilmeleridir. Bu nedenle panik atak belirtilerini bilmek bu durumla başa çıkmayı daha kolay hale getirebilir. Panik atak belirtileri genel olarak:
- Normalden çok daha hızlı kalp atışı,
- Bayılma korkusu,
- Terleme,
- Mide bulantısı,
- Göğüs ağrısı,
- Nefes darlığı,
- Titreme,
- Ateş basması,
- Boğulma hissi,
- Baş dönmesi,
- Uyuşma hissi veya iğnelenme hissi,
- Ağız kuruluğu,
- Tuvalete gitme ihtiyacı,
- Kulak çınlaması,
- Yoğun korku veya dehşet hissi,
- Ölüm korkusu,
- Mide çalkalanması,
- Parmaklarda karıncalanma,
- Vücuttan kopmuşluk hissi şeklinde sıralanabilir.
Panik Atağın Fiziksel Belirtileri
Panik atak anında vücudun sempatik sinir sistemi aniden devreye girer. Sistem 'savaş ya da kaç' tepkisini tetikler. Fiziksel reaksiyonlar gerçek bir tehlike varmışçasına somut ve yoğundur.
- Kalp Çarpıntısı ve Hızlı Nabız: Kalbin göğüsten çıkacakmış gibi veya düzensiz atması.
- Nefes Darlığı ve Boğulma Hissi: Havanın yetmediği hissi, hızlı ve sığ nefes alma (hiperventilasyon).
- Göğüste Ağrı veya Sıkışma: Göğüs bölgesinde baskı ve huzursuzluk hissi.
- Titreme ve İçsel Sarsıntı: Ellerde, bacaklarda veya tüm vücutta belirgin titremeler.
- Terleme veya Üşüme ve Ateş Basması: Ani soğuk ter dökme ya da vücudu basan sıcaklık dalgaları.
- Baş Dönmesi ve Sersemlik: Ayakta durmakta zorlanma, bayılacakmış gibi olma hissi.
- Uyuşma ve Karıncalanma: Özellikle el, ayak ve yüz bölgesinde iğnelenme duyusu (parestezi).
- Mide Bulantısı ve Karın Ağrısı: Sindirim sisteminin yavaşlamasıyla oluşan kramp veya bulantı.
- Ağız Kuruluğu ve Yutkunma Güçlüğü: Boğazda yumru hissi (globus hissi).
Fiziksel belirtiler epilepsi gibi hastalıklarla karıştırılabileceğinden atak anında soğukkanlı davranmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak önemlidir.
Panik Atağın Ruhsal Belirtileri
Fiziksel semptomların yarattığı belirsizlik ve yoğun korku, zihinde doğrudan kontrol kaybına işaret eden düşünce kalıplarını başlatır.
- Ölüm Korkusu: Fiziksel belirtilerin (özellikle göğüs ağrısı ve çarpıntı) kalp krizi veya ölümcül bir krizle sonuçlanacağına dair güçlü inanç.
- Kontrolü Kaybetme veya Çıldırma Korkusu: Zihinsel hakimiyeti tamamen yitireceğine, çıldıracağına veya rezil olacağı bir davranışta bulunacağına dair yoğun kaygı.
- Gerçekdışılık: Çevrenin yapay, sisten ibaret, rüyadaymış gibi veya bir film sahnesiymiş gibi algılanması.
- Kendine Yabancılaşma: Kişinin kendi bedenine, ellerine, sesine veya zihnine dışarıdan bakan bir yabancı gibi hissetmesi.
- Kötü Bir Şey Olacak Hissi: Nedeni belirli olmayan, felaket odaklı ezici bir tehlike ve beklenti anksiyetesi.
Panik atakları, genellikle 5 ile 20 dakika arasında sürer. Ancak her vakada bu durum farklıdır. Bazı atakların bir saate kadar sürdüğü bile olur. Hastaların panik ataklarının sayısı, durumunun şiddetine bağlıdır. Bazı insanlar ayda bir ya da iki atak geçirirken bazıları için bu sayı haftada birden fazladır.
Panik ataklar oldukça korkutucu olsalar da, fiziksel olarak tehlikeli değildir. Bir panik atak geride bir zarar bırakmaz ancak uzun vadeli ve sık yaşanan ataklar hastanın bilişsel durumunu zora sokabilir. Ataklar arasındaki anksiyete ve stres uzun vadeli olduğu zaman hastanın vücudunda olumsuz etkiler oluşturabilir. Ancak yalnızca bir panik atak sonrasında hastanın hastaneye kaldırılması pek olası değildir.
Sıralanan belirtilerin çoğu, başka durumların veya sorunların belirtileri de olabilir. Bu nedenle bu belirtiler görüldüğünde hasta, her zaman panik atak geçiriyor demek doğru olmaz. Örneğin, hastanın kan basıncı çok düştüyse kalp hızı artabilir. Panik atak rahatsızlığının kesin tanısı için bir uzman hekim ile görüşmek gerekir.

Gece Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Kişinin derin uykudayken hiçbir belirgin tetikleyici olmadan aniden yoğun bir korku, dehşet veya kaygı hissiyle uyanması durumuna gece panik atağı (noktürnal panik atak), adı verilmektedir. Genellikle uykunun ilk saatlerinde gerçekleşir ve gündüz yaşanan panik ataklarla benzer fiziksel ve ruhsal belirtilere sahiptir.
Korku Hissiyle Uyanmak
Kişi uykusundan bir anda sanki büyük bir tehlike altındaymışçasına yoğun bir panik, çaresizlik ve ölüm korkusuyla uyanır. Bu uyanış genellikle kabus görme sonucu değil, vücudun otonom sinir sisteminin aniden devreye girmesiyle olur.
Şiddetli Çarpıntı
Uyanır uyanmaz kalbin çok hızlı, güçlü veya düzensiz çarptığı hissedilir. Göğüste baskı, darlık veya ağrı hissedilebilir. Bu durum kişide uykusunda kalp krizi geçirdiği düşüncesini uyandırabilir.
Nefes Darlığı
Uykudan nefessiz kalarak veya boğuluyormuş gibi uyanmak en tipik gece panik atak belirtilerindendir. Kişi derin nefes almakta zorlanır, havasız kaldığını hisseder.
Terleme ve Soğuk Dökme
Vücudu aniden kaplayan sıcaklık basması ya da tam aksine buz gibi soğuk terleme durumudur. Yatak ve pijama ıslanacak kadar yoğun terleme görülebilir.
Titreme ve Kas Gerginliği
Vücutta, özellikle bacaklarda ve ellerde kontrol edilemeyen titremeler meydana gelir. Kaslar aşırı gergindir ve kişi yatakta sarsıldığını hissedebilir.
Baş Dönmesi ve Sersemlik
Uykudan uyanmanın yarattığı sersemlikle birleşen baş dönmesi, dengesizlik veya bayılacakmış hissi yaşanabilir.
Uyuşma ve Karıncalanma
Ellerde, ayaklarda, kollarda veya yüzde iğnelenme ve uyuşukluk hissedilebilir.
Oryantasyon Bozukluğu
Uyanıldığı anda odanın, çevrenin veya kişinin kendisinin gerçek dışı gelmesi durumudur. Kişi nerede olduğunu veya ne yaşandığını anlamlandırmakta birkaç dakika zorlanabilir.
Yeniden Uyumaktan Korkma
Atak yatıştıktan sonra bile kişinin 'yine aynısı olursa' korkusuyla tekrar uykuya dalamaması ve uykuya karşı yoğun bir kaygı geliştirmesidir.
Çocuklarda Panik Atak Belirtileri Nelerdir?
Çocuklarda panik atak, ani başlayan yoğun korku veya kaygı nöbetleri şeklinde görülebilir. Küçük çocuklar yaşadıklarını yetişkinler gibi ifade edemeyebilir; bu nedenle belirtiler hem fiziksel hem de davranışsal olarak ortaya çıkabilir.
Çocuklarda Panik Atak Belirtileri
- Ani ve yoğun korku veya endişe
- Kalp çarpıntısı
- Hızlı nefes alıp verme veya nefes alamıyormuş gibi hissetme
- Göğüs ağrısı veya sıkışma hissi
- Terleme
- Titreme
- Baş dönmesi veya sersemlik
- Mide bulantısı, karın ağrısı
- Ellerde veya ayaklarda uyuşma, karıncalanma
- "Öleceğim", "Bana bir şey olacak" gibi yoğun korkular
- Ağlama, ebeveyne sıkıca sarılma veya yardım isteme
- Bulunduğu ortamdan kaçma isteği
Çocuklarda Davranışsal Belirtiler
Panik atak yaşayan çocuklarda şu davranışlar da görülebilir.
- Okula gitmek istememe
- Yalnız kalmaktan korkma
- Kalabalık veya kapalı ortamlardan kaçınma
- Sürekli güvence isteme
- Uykuya dalmakta zorlanma veya gece sık uyanma
- Sinirlilik ve huzursuzluk
Panik Atak Türleri Nelerdir?
Halk arasında panik ataklar, yaşanma şekline ve ortaya çıktığı zamana göre birkaç başlık altında toplanır. Hastalığın kolayca anlaşılması ve tedavisi için bu değerlendirme önemlidir.
Durduk Yere Gelen Ataklar (Hiç Yoktan Çıkan)
- Belirgin hiçbir sebep yokken, aniden basar.
- Evde sakince otururken, televizyon izlerken ya da arkadaşlarınızla sohbet ederken bir anda kalbiniz güm güm çarpmaya başlar.
- En çok korkutan türüdür çünkü "Yine ne zaman yakalayacak?" endişesi yaratır.
Belli Bir Durumda Gelen Ataklar (Nokta Atışı)
- Sizi korkutan veya geren bir durumla karşılaşınca tetiklenir.
- Kalabalık bir otobüse bindiğinizde, asansörde kaldığınızda, kapalı bir alana girdiğinizde ya da topluluk önünde konuşmanız gerektiğinde anında baş gösterir. Ne zaman geleceğini az çok tahmin edebilirsiniz.
Uykudan Uyandıran Ataklar (Gece Baskını)
- Tam mışıl mışıl uyurken, gece yarısı sanki çok büyük bir tehlike varmış gibi çarpıntı, nefes darlığı ve dehşet hissiyle uyanırsınız.
- Kötü bir rüya ya da kabus gördüğünüz için değil, vücudunuz siz uykudayken kendi kendine alarm verdiği için yaşanır.
Panik Atak Kaç Yaşında Başlar?
İlk atağın ortaya çıkması genellikle geç ergenlik dönemi ile genç yetişkinlik (18-25 yaş) arasında gerçekleşir. Panik atak her yaşta görülebilse de en yaygın dönem bu aralıktır.
- En Yaygın Dönem (18 - 25 Yaş): Hayatın bu dönemi (okul bitirme, iş hayatına başlama, evden ayrılma gibi) yoğun değişim ve stres içerdiğinden ilk panik atakların en sık görüldüğü yaş aralığıdır.
- 30'lu ve 40'lı Yaşlar: İş, aile ve geçim sorumluluklarının arttığı bu dönemde de panik atak başlangıcı sıkça yaşanır.
- Çocuklarda: Çocukluk çağında oldukça nadirdir. Çocuklar genellikle kaygılarını karın ağrısı veya 'kötü bir şey olacak' korkusu gibi farklı şekillerde dışa vururlar.
- 50 Yaş Üstü: Yaşlılık döneminde panik atağın ilk kez ortaya çıkması pek beklenen bir durum değildir. Doktorlar öncelikle tıbbi nedenleri (kalp, tiroit veya ilaç yan etkileri) inceler.
Panik Atak Ne Kadar Sürer?
Panik ataklar genellikle birkaç dakika içinde en yoğun seviyesine ulaşır ve çoğunlukla 10 ila 20 dakika içinde belirgin şekilde azalır. Bazı kişilerde belirtiler daha uzun sürebilir veya atak sonrasında yorgunluk, huzursuzluk ve yeniden panik yaşama korkusu devam edebilir. Panik atağın süresi kişiden kişiye değişebilir. Özellikle ilk kez yaşayan kişilerde belirtiler daha uzun sürüyormuş gibi algılanabilir.
Panik Atak Anında Ne Yapılmalıdır?
Panik atak anında amaç, kontrolden çıktığını düşünen bedeni ve zihni yeniden "şu ana" ve güvende olduğuna ikna etmektir. Bir atak başladığında adım adım şunlar yapılmalıdır:
- Atak Öldürmez: Yaşadığınız yoğun hisler (çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi) vücudunuzun yanlış alarm vermesidir. Kalp krizi geçirmiyorsunuz ve çıldırmıyorsunuz.
- Geçeceğini Bilin: Panik ataklar genellikle 10-15 dakika içinde zirve yapar ve ardından kendiliğinden yatışır. Kendinize "Bu sadece geçici bir dalga ve birazdan bitecek" deyin.
- Hızlı ve yüzeysel nefes almak baş dönmesini ve uyuşmayı artırır.
- (4-7-8 veya Kutucuk Nefesi): Burnunuzdan 4 saniye boyunca yavaşça nefes alın, 4 saniye tutun ve ağzınızdan 6-8 saniye içinde sanki bir mumu üflüyormuş gibi yavaşça verin. Nefes veriş sürenizin alıştan uzun olmasına odaklanın.
- (5-4-3-2-1 Metodu) Vücudunuzdaki hislere odaklanmak paniği artırır. Zihninizi dış dünyaya yöneltmek için çevrenizde:
- 5 tane görebildiğiniz nesneyi sayın.
- 4 tane dokunabildiğiniz şeyi hissedin (örneğin: masanın dokusu, kot pantolonunuz).
- 3 tane duyduğunuz sesi fark edin.
- 2 tane koklayabildiğiniz şeyi bulun.
- 1 tane tadabileceğiniz bir şey odaklayın.
- (Topraklanma): Oturuyorsanız ayak tabanlarınızı yere tam basın ve zeminin sertliğini hissedin.
- Elinize soğuk bir su şişesi alın ya da yüzünüze soğuk su çarpın. Soğuk uyarısı, şok etkisiyle beynin alarm sistemini kapatmaya yardımcı olur.
- Bulunduğunuz ortamdan hızla kaçmak, beyninize "Orası gerçekten tehlikeliydi" mesajı verir. Güvenli bir şekilde oturup atağın geçmesini bulunduğunuz yerde beklemek uzun vadede paniği yener.
Panik Atağın Hayat Kalitesine Etkileri Nelerdir?
Panik ataklar, kişinin günlük yaşamını ve genel hayat kalitesini çeşitli şekillerde etkileyebilir. Tekrarlayan ataklar, yeniden panik yaşama korkusuna, sosyal ortamlardan veya kalabalık yerlerden kaçınmaya, işe ya da okula devam etmekte zorlanmaya ve günlük aktivitelerin kısıtlanmasına neden olabilir.
Kişi zamanla yalnız kalmaktan, seyahat etmekten veya evden uzaklaşmaktan çekinebilir. Ayrıca sürekli kaygı ve stres, uyku düzenini, dikkat ve konsantrasyonu ve kişilerarası ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle panik atakların yaşam kalitesi üzerindeki etkileri yalnızca atak sırasında yaşanan belirtilerle sınırlı kalmayıp kişinin günlük yaşamını ve sosyal işlevselliğini de etkileyebilir.
Panik Atak ile Birlikte Görülen Psikolojik Sorunlar Nelerdir?
Panik anının getirdiği yoğun çaresizlik ve sürekli 'ya tekrar olursa' korkusu zamanla başka psikolojik sorunların da gelişmesine zemin hazırlayabilir. Panik atak ile görülen psikolojik rahatsızlıklar sorunu daha kompleks hale getirebilir.
- Agorafobi: Panik atağın en sık yol açtığı durumdur. Kişi, 'atağım tutarsa durduramayacağım, kaçamayacağım veya yardım alamayacağım' korkusuyla kalabalık yerlerden, toplu taşımadan, AVM'lerden veya yalnız kalmaktan kaçınmaya başlar. İleri seviyelerde kişi evden hiç çıkamayabilir.
- Yaygın Kaygı Bozukluğu ve Diğer Anksiyete Türleri: Sadece atak anında değil, günün geneline yayılan sürekli bir "kötü bir şey olacak" endişesi ve evham hali eşlik eder. Sosyal fobi (topluluk önünde rezil olma korkusu) ve sağlık anksiyetesi (en ufak bir vücut belirtisini ölümcül hastalık sanma) de sıkça panik atağa eşlik eder.
- Depresyon: Sürekli korku içinde yaşamak, sosyal hayattan ve hobilerden geri kalmak bir süre sonra kişiyi tükenmişliğe sürükler. 'Neden ben?', 'Eski halime dönemeyeceğim' gibi çaresizlik ve umutsuzluk hisleri majör depresyonu tetikler. Panik bozukluğu olan kişilerin yaklaşık yarısında hayatlarının bir döneminde depresyon da görülür.
- Madde ve Alkol Kullanım Bozuklukları: Bazı bireyler panik atağın yarattığı o yoğun bedensel gerilimi, korkuyu ve zihinsel karmaşayı yatıştırmak için bir 'kendi kendini tedavi etme' yöntemi olarak alkol veya yatıştırıcı maddelere başvurabilir.
- Obsesif Kompulsif Bozukluk: Bedensel hisleri sürekli kontrol etme takıntısı veya sağlığını korumak adına geliştirilen katı ritüeller OKB tablosu oluşturabilir.
Panik Atak Tanısı Nasıl Konulur?
Her tanıda olduğu gibi ilk olarak uzman hekim, hastanın belirtilerini ve tıbbi geçmişini öğrenir. Kalp hastalıkları, tiroid hastalığı ve solunum (nefes alma) sorunları, panik atak benzeri belirtilere yol açabilirler. Bu belirtilerin panik atak dışındaki hastalıklara yol açıp açmadığını anlamak için hekim, bazı testler isteyebilir. Altta yatan fiziksel bir neden olmadığı kesinleştiğinde uzman hekim, belirtilere ve risk faktörlerine göre teşhis koyabilir.
Panik atak belirtileri testi olmadığı için psikiyatrist, literatürde belirlenmiş kriterlere dayanarak panik bozukluğunu teşhis eder. Ayrıca uzman hekim tekrarlayan, beklenmedik panik atakların yanı sıra aşağıda sıralanan semptomların bir ay veya daha uzun süredir var olması durumunda da panik atak tanısı koyabilir:
- Panik atak geçirmek hakkında sürekli olarak endişelenme,
- Panik atağı tetikleyebileceğini düşündüğü durumlardan kaçınma ve
- Tetikleyici durumlardan kaçınmak için davranışlarını değiştirme.
Anksiyete ve panik atak belirtileri kimi zaman birlikte seyredebilir. Aynı şekilde panik atak depresyon belirtileri de birlikte görülebilir. Böyle durumlarda psikiyatrist, yalnızca panik atak tanısı için değil aynı anda depresyon ve kaygı bozukluğu için de araştırma yapar.
Panik Atak İçin Hangi Doktora Gidilir?
Panik atak şikâyetleri için öncelikle psikiyatri uzmanına başvurulabilir. Psikiyatrist, yaşanan belirtilerin panik atak veya panik bozuklukla ilişkili olup olmadığını değerlendirerek uygun tedavi planını oluşturur. Gerekli durumlarda psikolog desteği de tedavi sürecine eklenebilir. Çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya baş dönmesi gibi belirtilerin başka fiziksel nedenlerden kaynaklanabileceği durumlarda ise doktor tarafından gerekli tıbbi değerlendirmeler yapılabilir.
Panik Atak Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Panik atak belirtileri ve sebepleri konusunda bilgi sahibi olmak tedaviye giden yolu açar. Psikiyatrist panik atak tanısını koyduktan sonra durumu değerlendirerek psikoterapi, çeşitli ilaçlar veya her ikisinin bir kombinasyonu ile tedavi seçeneklerini hastaya sunar. Bu seçeneklerin her biri panik atak ve panik bozukluğunun tedavisinde oldukça etkilidir. Psikiyatrist ve hastanın ortak kararı ile başlayan tedavinin süresi net değildir. Genellikle hastanın durumunun ciddiyetine ve tedaviye ne kadar uyum sağladığına göre tedavinin süresi değişiklik gösterir.
Panik Atak Nasıl Geçer?
Panik atakların sık sık tekrarladığı dönemlerde uygulanabilecek etkili yöntemler atak anında sakin kalmanızı sağlayabileceği gibi muhtemel ataklarında önüne geçecektir.
Kafein ve Uyarıcı Sınırlaması
Kafein, nikotin ve taurin gibi maddeler merkezi sinir sistemini uyararak kalp atış hızını yükseltir, kan basıncını artırır ve solunumu hızlandırır. Panik bozukluğu olan kişilerde bu doğal fiziksel değişimler zihin tarafından "yeni bir atak başlıyor" şeklinde yanlış yorumlanabilir. Uyarıcı kullanımını sınırlandırmak, vücudun bazal uyarılmışlık düzeyini düşürerek yanlış alarmların önüne geçer.
Düzenli Kardiyo Egzersizi
Haftada birkaç gün yapılan orta şiddetteki kardiyo egzersizleri (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet vb.), vücutta biriken stres hormonlarının metabolize edilmesini sağlar. Ayrıca egzersiz sırasında doğal olarak yükselen kalp atışı ve terleme gibi duyumlar, kişinin bu fiziksel hislere karşı duyarsızlaşmasına ve bu hislerden korkmamayı öğrenmesine yardımcı olur.
Bilişsel Davranışçı Terapi
Panik atağın temelinde, zararsız bedensel duyumların felaketleştirilerek yorumlanması yatar. BDT, bu olumsuz düşünce kalıplarını tespit etmeyi, sorgulamayı ve daha gerçekçi düşüncelerle değiştirmeyi hedefler. Kişiye atak anındaki zihinsel döngüyü nasıl kıracağını öğreten en etkili psikoterapi yöntemidir.
Psikiyatrik Değerlendirme
Panik atakların sıklığı ve şiddeti kişinin günlük yaşam kalitesini, iş veya sosyal hayatını belirgin şekilde kısıtlıyorsa bir psikiyatrist değerlendirmesi gerekir. Tedavide sıklıkla beynin nörokimyasal dengesini düzenleyen SSRI/SNRI grubu antidepresanlar veya kısa süreli rahatlama sağlayan anksiyolitikler kullanılır. İlaçlar, sinir sistemindeki aşırı hassasiyeti yatıştırarak terapisel sürece zemin hazırlar.
Uzman Rehberliğinde Maruz Bırakma
Korkulan durumlardan kaçınmak panik bozukluğu besleyen en büyük faktördür. Terapist rehberliğinde uygulanan maruz bırakma tedavisinde kişi, panik hissettiren bedensel duyumlara veya kaçındığı ortamlara güvenli bir ortamda, kademeli olarak maruz bırakılır. Böylece beyin, bu hislerin tehlikeli olmadığını deneyimleyerek öğrenir.
Terapist eşliğinde, atağı tetikleyen fiziksel duyumlara kademeli olarak alışma çalışmaları yapılarak korku döngüsü kırılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Uykuda panik atak belirtileri görülmez. Ataklar, bilincin açık olması ile gerçekleşir. Ancak gece görülen kabuslar uyanan kişinin panik ataklarını tetikleyebilir.
Panik atak geçirdiğinizi düşünüyorsanız ilk olarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak diğer acil durumlardan muzdarip olmadığınızı netleştirmeniz iyi olacaktır. Panik atağın pek çok semptomu kalp krizi gibi acil durumları andırır. Bu nedenle önce en yakın sağlık kuruluşuna başvurmayı ve sonrasında psikiyatri servisinden randevu almayı düşünebilirsiniz.
Panik atak, genellikle aniden başlayan ve kısa sürede yoğunlaşan, güçlü korku veya kaygı nöbetidir. Anksiyete ise çoğunlukla belirli bir durum veya düşünceyle ilişkili olarak daha uzun süre devam eden kaygı ve endişe halidir.
Panik atak sırasında ani korku veya yoğun kaygının yanı sıra çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, göğüs rahatsızlığı, baş dönmesi ve kontrolü kaybetme veya ölme korkusu gibi belirtiler görülebilir. Ancak benzer belirtiler bazı fiziksel hastalıklarda da ortaya çıkabileceğinden, özellikle ilk kez yaşanıyorsa tıbbi değerlendirme önemlidir.
Öncelikle sakin kalmak, kişinin yanında olmak ve onu yargılamadan dinlemek önemlidir. “Geçecek, yanındayım” gibi sakin ve güven verici ifadeler kullanılabilir. Kişiyi zorla konuşturmamak veya yaşadığı korkuyu küçümsememek gerekir.
Panik atak sırasında kalp çarpıntısı ve kalp atışında hızlanma görülebilir; ancak panik atakların kendisi genellikle kalpte kalıcı hasara neden olmaz. Bununla birlikte, göğüs ağrısı veya ciddi nefes darlığı gibi belirtiler özellikle ilk kez ortaya çıkıyorsa başka tıbbi nedenlerin dışlanması gerekir.
Panik atakların kendisi genellikle ölümcül değildir. Ancak belirtiler kalp krizi veya başka acil sağlık sorunlarıyla benzerlik gösterebilir. Özellikle yeni başlayan, şiddetli veya alışılmadık belirtilerde tıbbi yardım alınmalıdır.
Panik ataklar tekrarlayabilir ve kişi yeni bir atak geçirme korkusu nedeniyle bazı durumlardan kaçınmaya başlayabilir. Atakların tekrarlaması ve sürekli endişe yaşanması panik bozukluk gibi bir durumun gelişmesiyle ilişkili olabilir. Uygun tedaviyle belirtiler kontrol altına alınabilir.
Tek başına yaşanan bir panik atak, mutlaka bir ruhsal hastalık olduğu anlamına gelmez. Ancak tekrarlayan ve kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyen panik ataklar, panik bozukluk gibi bir ruhsal sağlık sorununun belirtisi olabilir. Bu durumda psikiyatri uzmanından değerlendirme ve destek alınması faydalıdır.