Yüksek Tansiyon Hastaları Oruç Tutabilir mi?
-
Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) ve Oruç İlişkisi
-
Kimler Oruç Tutabilir
-
Kimler Risk Altındadır?
-
Oruç Tutarken Tansiyon İlacı Kullanımı Nasıl Olmalı?
-
Tansiyon Hastaları İçin Ramazan Beslenme Rehberi
-
Oruç Tutarken Tansiyon Hastalarının Dikkat Etmesi Gereken Belirtiler
-
Tansiyon Hastaları Orucu Ne Zaman Bozmalı?
Yüksek tansiyon (hipertansiyon), damar duvarına uygulanan kan basıncının normal değerlerin üzerine çıkmasıyla karakterize kronik bir hastalıktır. Dünya genelinde yetişkin nüfusun önemli bir kısmını etkileyen hipertansiyon, düzenli takip ve ilaç tedavisiyle kontrol altında tutulabilir.
Ramazan ayında oruç tutmak isteyen hipertansiyon hastaları için en önemli konu, uzun süreli açlık ve susuzluğun kan basıncı üzerindeki etkileridir. Oruç, bazı hastalarda tansiyonu dengeleyebilirken, bazı kişilerde ise kan basıncında ani yükselme veya düşmelere yol açabilir. Bu nedenle her hasta, oruç tutma kararı öncesinde kardiyoloji doktoruna danışmalı ve bireysel risk durumu değerlendirilmelidir.
Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) ve Oruç İlişkisi
Yüksek tansiyon, yani hipertansiyon; kan basıncının sürekli olarak normal değerlerin üzerinde seyretmesiyle karakterize kronik bir hastalıktır. Ramazan ayında oruç tutmak, uzun süreli açlık ve susuzluk nedeniyle vücut sıvı dengesi, metabolizma ve kan basıncı üzerinde belirgin etkiler yaratabilir. Bu nedenle hipertansiyon hastalarının oruç tutmadan önce mutlaka nefroloji doktoru kontrolünden geçmeleri gerekir.
Oruç Tutmak Tansiyonu Nasıl Etkiler?
Oruç süresince uzun saatler boyunca sıvı alınmaması, özellikle sıcak havalarda vücudun susuz kalmasına neden olabilir. Bu durum, kan hacmini azaltarak tansiyon düşüklüğüne yol açabileceği gibi, bazı bireylerde tansiyonun yükselmesine de neden olabilir. Tuz tüketimi ve tansiyon arasında kritik bir bağlantı vardır. Özellikle tuz tüketimi azaldığında bazı tansiyon ilaçlarının etkisi artabilir; tam tersi durumda ise iftar ve sahurda aşırı tuzlu veya yağlı besinler tüketmek tansiyonun kontrolsüz yükselmesine neden olabilir.
Bu nedenle, oruç süresince düzenli ilaç kullanımını aksatmamak, sıvı dengesini korumak ve doktor önerisine göre ilaç saatlerini sahur–iftar arasına göre düzenlemek büyük önem taşır.

Kimler Oruç Tutabilir, Kimler Risk Altındadır?
Yüksek tansiyon ve oruç, hastalığın evresine ve eşlik eden diğer sağlık sorunlarına göre değişiklik gösterir. Bu süreçte hastalar temel olarak iki gruba ayrılır:
Kimler Oruç Tutabilir?
Hipertansiyon hastaları oruç tutabilir mi? Tansiyonu kontrol altında olan ve ek komplikasyonu bulunmayan bireyler, doktor onayı ile oruç tutabilirler. Bu grup genellikle şu özelliklere sahiptir:
- Kontrollü Hipertansiyon: Kan basıncı değerleri, kullanılan ilaçlarla düzenli olarak 140/90 mmHg seviyesinin altında seyreden hastalar.
- Organ Hasarı Olmayanlar: Tansiyona bağlı olarak böbrek, kalp veya göz gibi organlarında kalıcı hasar oluşmamış kişiler.
- İlaç Uyumu Sağlayanlar: İlaç saatleri iftar ve sahur vakitlerine göre (doktor kontrolünde) güvenle düzenlenebilen hastalar.
Kimler Risk Altındadır?
Bazı hasta grupları için oruç tutmak, hayati riskler barındırabilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda "riskli" kategorisinde yer alınır:
- Dirençli Hipertansiyon: Üç veya daha fazla ilaç kullanılmasına rağmen tansiyonu düşürülemeyen hastalar.
- Yeni Yaşanmış Sağlık Sorunları: Son 6 ay içerisinde kalp krizi, inme (felç) veya kalp yetmezliği atağı geçirmiş olanlar.
- Eşlik Eden Hastalıklar: İleri derece şeker hastalığı (diyabet) veya kronik böbrek yetmezliği olanlar; çünkü açlık ve susuzluk bu organlar üzerindeki baskıyı artırır.
- Yaşlı Hastalar: Vücudun su-tuz dengesinin daha hassas olduğu ve tansiyon dalgalanmalarının inme riskini tetikleyebileceği ileri yaştaki bireyler.
Kontrol Altındaki Tansiyon Hastaları
Kan basıncı ilaçlarla dengede olan, düzenli kontrollerini yaptıran ve doktoru tarafından oruç tutmasında sakınca görülmeyen hastalar genellikle oruç tutabilir. Bu kişilerin dikkat etmesi gereken noktalar:
- İlaç saatlerini doktor önerisiyle iftar ve sahura göre ayarlamak
- Sahurda yeterli sıvı almak ve aşırı tuzdan kaçınmak
- İftar sonrası ağır yemeklerden ve fazla kafeinli içeceklerden uzak durmak
- Gün içinde aşırı fiziksel aktiviteden kaçınmak
Bu önlemler, oruç süresince tansiyon dengesinin korunmasına yardımcı olur.
Oruç Tutması Riskli Olan Tansiyon Hastaları
Bazı hipertansiyon hastaları için oruç tutmak ciddi sağlık riskleri taşıyabilir. Özellikle:
- Tansiyonu sık sık ani yükselen veya düşen hastalar,
- Birden fazla antihipertansif ilaç kullananlar,
- Kalp yetmezliği, böbrek hastalığı veya diyabet gibi ek hastalıkları olanlar,
- Yaşlı bireyler ve sıcak iklimde yaşayanlar,
için oruç tutmak uygun olmayabilir. Bu gruptaki hastalar, doktorlarının onayı olmadan oruç tutmamalıdır.
Oruç Tutarken Tansiyon İlacı Kullanımı Nasıl Olmalı?
Hipertansiyon hastaları için düzenli ilaç kullanımı, kan basıncını dengede tutmanın en temel unsurlarından biridir. Ramazan ayında oruç tutulduğu süre boyunca ilaç kullanım saatleri değişeceğinden, tansiyon kontrolünde aksama yaşanmaması için planlama yapılması gerekir.
Tansiyon ilacı ve oruç ilişkisi hastanın sağlığı açısında doktor kontrolünde ele alınmalıdır. Oruç tutan hipertansiyon hastalarının ilaçlarını gelişi güzel saatlerde değil, mutlaka doktor tavsiyesine göre iftar ve sahur arasında kullanmaları önerilir.
İlaç Saatlerinin İftar ve Sahura Göre Düzenlenmesi
Oruç süresince ilaç alımı gündüz saatlerinde yapılamadığı için, ilaçların kullanım zamanı genellikle iftar ve sahur olmak üzere iki döneme kaydırılır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktalar:
- Günde tek doz tansiyon ilacı kullanan hastalar için ilaç, genellikle iftarda alınır.
- Günde iki doz ilaç kullanılıyorsa, biri iftarda, diğeri sahurda alınabilir.
- Diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar, gün içinde sık idrara çıkmaya neden olabileceğinden sahurda alınmamalı, tercihen iftarda kullanılmalıdır.
- İlaçların dozu veya türü, oruç dönemine göre kesinlikle hastanın kendi inisiyatifiyle değil, doktorun yönlendirmesiyle ayarlanmalıdır.
Her hastanın tansiyon düzeyi, ilaç türü ve eşlik eden hastalıkları farklı olduğundan, ilaç kullanım planı kişiye özel olmalıdır.
Doktor Onayı Olmadan İlaç Değişikliği Yapmanın Riskleri
Oruç döneminde bazı hastalar, ilaçlarını “aç karnına alınmaz” düşüncesiyle kendi kendine bırakma, doz atlama veya saat değiştirme eğiliminde olabilir. Bu durum tansiyonun kontrolsüz şekilde yükselmesine, ani baş dönmesi, çarpıntı, hatta kalp krizi veya inme riskinin artmasına neden olabilir.
Bu nedenle:
- İlaç dozu, formu veya kullanım sıklığı ancak doktor kararıyla değiştirilebilir.
- Kişinin oruç tutmak istemesi durumunda, ramazan öncesi kontrol randevusu planlanmalı ve ilaç düzenlemesi bu dönemde yapılmalıdır.
- Kalp hastaları oruç tutabilir mi? sorusu da aynı ölçüde de önem taşımaktadır. Doktorun önerdiği tedaviye uymamak, özellikle ileri yaşta veya böbrek/kalp hastalığı olan bireylerde ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Tansiyon Hastaları İçin Ramazan Beslenme Rehberi
Tansiyon hastaları için beslenme, oruç süresince kan basıncını dengede tutmanın en önemli anahtarıdır
Sahurda Tansiyonu Dengeleyen Besinler
Sahur öğünü, gün boyu vücudun ihtiyaç duyacağı enerjiyi sağlarken tansiyonu tetiklemeyecek içeriklerden oluşmalıdır. Tansiyon hastaları için sahur önerileri şunlardır:
- Düşük Sodyumlu Gıdalar: Sahurda zeytin, peynir gibi yüksek tuz içeren besinler yerine tuzsuz lor peyniri veya suda bekletilerek tuzu alınmış ürünler tercih edilmelidir.
- Kaliteli Protein Kaynakları: Yumurta ve az yağlı süt ürünleri hem tok tutar hem de kan basıncının stabil kalmasına destek sağlar.
- Tam Tahıllar: Tam buğday ekmeği veya yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, enerjiyi yavaş salarak tansiyon dalgalanmalarını önler.
- Potasyum Kaynakları: Potasyum sodyumun etkisini dengelediği için muz veya kayısı gibi meyveler (porsiyon kontrolüyle) sahurda tüketilebilir.
İftarda Tansiyon Yükselmesini Önlemek İçin İpuçları
İftar sofrasında yapılan ani ve ağır beslenme, "hipertansif atak" riskini en çok artıran unsurdur. Tansiyon hastaları için iftar beslenmesi şöyle olmalıdır:
- Kademeli Geçiş: Oruç bir bardak su veya bir adet hurma ile açıldıktan sonra mutlaka 10-15 dakika ara verilerek ana yemeğe geçilmelidir.
- Az Tuzlu Yemekler: Yemekler pişirilirken tuz yerine baharatlar (kekik, nane, limon) ile tatlandırılmalı, hazır bulyonlardan kaçınılmalıdır.
- Pişirme Yöntemleri: Kızartmalar ve ağır soslu yemekler yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemleri kullanılmalıdır.
- Porsiyon Kontrolü: Tek seferde büyük bir öğün tüketmek yerine, iftar ile sahur arasına küçük ara öğünler serpiştirilmelidir.
Sıvı Tüketimi ve Tansiyon Dengesi
Yetersiz sıvı alımı kanın yoğunlaşmasına ve tansiyon dengesizliğine neden olabilir:
- Düzenli Su Tüketimi: İftar ve sahur arasında en az 2-2.5 litre su içilmelidir.
- Maden Suyu Kısıtlaması: Yüksek sodyum içerikli maden suları tansiyonu yükseltebileceği için tüketimi sınırlı tutulmalı veya düşük sodyumlu olanlar seçilmelidir.
- Kafein Kontrolü: Çay ve kahve idrar söktürücü özelliğiyle vücudun su kaybetmesine neden olduğundan, bu içeceklerin tüketimi minimumda tutulmalıdır.
Oruç Tutarken Tansiyon Hastalarının Dikkat Etmesi Gereken Belirtiler
Oruç süresince uzun saatler boyunca aç ve susuz kalmak, özellikle sıcak havalarda veya yoğun fiziksel aktivite sırasında kan basıncında ani değişimlere neden olabilir. Bu değişimler bazen hafif belirtilerle, bazen de acil müdahale gerektiren tablolarla kendini gösterebilir. Tansiyon hastalarının, oruç döneminde vücutlarında meydana gelen küçük değişiklikleri bile dikkatle izlemesi ve tehlike sinyallerini erken fark etmesi önemlidir. Oruç tutarken tansiyon yükselmesi acil bir duruma işaret ediyor olabilir.
Tansiyon Yükselmesi (Hipertansif Atak) Belirtileri
Oruç tutarken özellikle iftar sonrası hızlı ve tuzlu yemek tüketimi, sıvı kaybı ya da ilaç dozunun atlanması tansiyonun aniden yükselmesine (hipertansif atak) yol açabilir. Hipertansif atak, ciddi komplikasyon riski taşıdığından belirtiler fark edildiğinde derhal tıbbi yardım alınmalıdır.
Hipertansiyon belirtileri şunlardır:
- Şiddetli ve zonklayıcı baş ağrısı
- Baş dönmesi veya denge kaybı
- Bulanık görme veya çift görme
- Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı
- Burun kanaması
- Boyun ve ense bölgesinde gerginlik hissi
- Ani sinirlilik, huzursuzluk veya kafa karışıklığı
Bu belirtiler ortaya çıktığında oruç bozulmalı, kişi dinlenmeli ve mümkünse tansiyon ölçülmelidir. Ölçümde yüksek değer saptanırsa veya belirtiler şiddetliyse acil servise başvurulmalıdır.
Tansiyon Düşmesi ve Baş Dönmesi
Uzun süreli açlık, yeterince sıvı alınmaması veya ilaçların etkisinin artması, oruç süresince tansiyon düşüklüğü (hipotansiyon) yaşanmasına neden olabilir. Tansiyonun düşmesi genellikle daha sinsi seyreder, ancak özellikle yaşlı hastalarda bayılma, düşme ve yaralanma riski oluşturabilir.
Tansiyon düşüklüğünün tipik belirtileri şunlardır:
- Baş dönmesi veya sersemlik hissi
- Göz kararması, bulanık görme
- Soğuk terleme, halsizlik, yorgunluk
- Kalp atımında yavaşlama veya çarpıntı
- Bayılma hissi veya ani düşme
Bu tür belirtiler hissedildiğinde kişi hemen oturmalı veya uzanmalı, sıvı takviyesi yapılmalı ve gerekirse oruç sonlandırılmalıdır. Tansiyonun sık sık düşmesi durumunda ise mutlaka doktor kontrolü gereklidir; ilaç dozunda veya saatinde düzenleme yapılması gerekebilir.

Tansiyon Hastaları Orucu Ne Zaman Bozmalı?
Tansiyon hastaları için oruç tutmak her ne kadar doktor kontrolünde mümkün olsa da, vücudun verdiği bazı "alarm" sinyalleri hayati risk teşkil edebilir. Aşağıdaki durumlar gözlemlendiğinde, sağlığınızı korumak adına orucun sonlandırılması ve tıbbi destek alınması gerekebilir:
Tansiyon hastalarının oruç ibadetine ara vermesini gerektiren kritik durumlar şunlardır:
- Kontrolsüz Tansiyon Yüksekliği: Evde yapılan ölçümlerde büyük tansiyonun 180 mmHg, küçük tansiyonun ise 110 mmHg (halk arasında 18’e 11) ve üzerine çıkması durumu bir tansiyon krizi belirtileri arasında yer alır.
- Şiddetli Baş Ağrısı ve Ense Sertliği: Özellikle ense kökünden başlayıp yukarı doğru yayılan, (baş ağrısı neden olur) zonklayıcı tarzdaki şiddetli baş ağrıları ani tansiyon yükselmesinin en önemli belirtisidir.
- Göğüs Ağrısı ve Sıkışma: Göğüs bölgesinde baskı, yanma veya sol kola yayılan bir ağrı hissedilmesi durumunda kalp krizi riski nedeniyle oruç hemen sonlandırılmalıdır.
- Nörolojik Belirtiler: Ani gelişen bulanık görme, çift görme, konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı veya vücudun bir tarafında uyuşma/güç kaybı inme belirtisi olabilir.
- Şiddetli Baş Dönmesi ve Bayılma Hissi: Kan basıncının aşırı düşmesi (hipotansiyon) sonucu beyne giden kan akışının azalması hayati tehlike yaratabilir.
- Durdurulamayan Burun Kanaması: Tansiyonun damar çeperine yaptığı yüksek basıncın fiziksel bir dışavurumu olarak görülen burun kanamaları ciddi bir uyarıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Oruç süresince uzun süre aç ve susuz kalmak, vücut sıvı dengesini etkiler.
- Sıvı kaybı ve tuz alımının azalması, bazı kişilerde tansiyon düşüklüğüne neden olabilir.
- İftarda aşırı yemek yemek veya tuzlu gıdalar tüketmek ise tansiyonun yükselmesine yol açabilir.
Yani orucun etkisi kişiden kişiye değişir; dengeyi korumak için beslenme ve diyet listesi ile ilaç saatlerinin dikkatle ayarlanması gerekir.
Oruçlu olunan saatlerde ilaç alımı yapılamadığı için, tansiyon ilaçları genellikle iftar ve sahur arasında düzenlenir.
- Günde tek doz ilaç kullananlar genellikle iftarda,
- Günde iki doz kullananlar ise iftar ve sahurda ilaç alır.
İlaç saatlerinin değiştirilmesi doktor onayıyla yapılmalıdır; hastaların kendi inisiyatifiyle doz atlaması ya da saat kaydırması ciddi risk oluşturabilir.
Uzun süren açlığın ardından hızlı yemek yemek, aşırı tuz tüketmek ve yeterli su içmemek iftar sonrası tansiyonun yükselmesine neden olur.
Bu durumu önlemek için:
- Yemek yavaş ve küçük porsiyonlarla yenmeli,
- Tuz ve kafein tüketimi sınırlandırılmalı,
- Bol sıvı alınmalıdır.
Aşağıdaki belirtiler oruç sırasında kan basıncında ciddi değişikliklerin göstergesi olabilir:
- Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi
- Göğüs ağrısı, çarpıntı
- Bulanık görme
- Bayılma hissi veya halsizlik
Bu belirtiler ortaya çıkarsa oruç hemen bozulmalı ve tıbbi yardım alınmalıdır.
Kesinlikle hayır. Tansiyon ilaçlarını bırakmak veya doz atlamak ani hipertansif krizlere, inme veya kalp krizi gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. Oruç tutulacaksa, ilaç saatleri doktor kontrolünde yeniden düzenlenmeli ve tedavi kesilmemelidir.
* Web sitemizdeki içerikler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. Sayfa içeriğinde Liv Hospital'da tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir.